Sedef hastalığına iyi gelen bitkiler

Sedef hastalığına iyi gelen bitkiler

Sedef hastalığı bitkisel tedavi

Sedef hastalığı geçmişten bu yana araştırılmış, tıbbi tedavi yöntemlerinin yanı sıra sedef hastalığına bitkisel çözüm aranmış ve senelerce bu yöntemler kullanılmıştır. Sedef hastalığı bitkisel tedavi yöntemleri kapsamında kullanılan bazı bitkiler şu şekilde sıralanabilir:
Keten tohumu yağı : Bu yağ haricen kullanımda deri yüzeyini yumuşatır ve acıyı dindirir. (Emoliyan merhem) Omega-3 yağ asitleri açısından zengindir. Lapa şeklinde hazırlanmış olan keten tohumu yağ ve su ile karıştırılıp iltihaplı, kuru ya da kaşıntılı deriye uygulanır. Keten tohumu lapası 1 bardak su ve iki tatlı kaşığı keten tohumu ile hazırlanır. Bunun ikisi bir araya getirilerek 1 saat boyunca beklenir. Böylelikle lapa hazır hale gelir.
Avakado yağı : Deriye haricen uygulanabilen bu yağ kaşıntı ve ağrı gibi sedef hastalığı semptomlarını hafifletici özelliktedir. “Sedef kaşıntısına ne iyi gelir” diye soranlar için avakado yağı rahatlıkla önerilebilir.
Aloe veraSarısabır otu olarak da bilinen bu bitkinin saydam renkteki jeli vitamin ve mineraller açısından çok zengindir. Antibakteriyel özellikte enzimler de bulunmaktadır. Polisakkaritler ve saponinler de mevcuttur. Ayrıca bu jel nemlendirme, hücreleri yenileme ve cilt esnekliğini (elastikliği) arttırma özelliğindedir. Bu bağlamda kozmetik dünyasında da Aloe vera jel çok yaygın kullanılır. Bu jel günde 3 defa sorunlu ya da sorunsuz bölgeye topikal olarak uygulanmalıdır.
Mahonia aquifoliumOregon grape olarak da anılan bu bitkinin %10’luk özütünü içeren kremlerin sedef semptomlarını giderdiği bilinir.
Boraj yağıHodan yağı olarak da bilinen bu ürün bilim dünyasında Borago officinalis ismiyle anılan bitkinin tohumundan elde edilir. GLA (Gamma linolenik asit) açısından zengindir. GLA doymamış bir yağ asididir. (Omega-6 yağ asitlerinden birisidir.) Siyah frenk üzümü yağı ve Çuha çiçeği yağı da GLA açısından zengindir ve sedef hastalığı semptomlarını iyileştirmede etkilidir. Aynı zamanda iltihap gidericidir.
Silybum marianumMeryemana dikeni ismiyle de anılan bu bitkiden “silimarin bileşiği” elde edilir. Bu bileşik karaciğer fonksiyonlarını destekler, iltihabı baskılayarak hücre çoğalmasının önüne geçer. Karaciğer fonksiyonlarının bozulması ile karaciğerin “detoks mekanizması” çalışmaz hale gelir. Alkol de karaciğer fonksiyonlarını baskılayan bir maddedir. Bu yüzden sedef semptomlarının kötüleşmesine sebep olur. Meryemana dikeni bitkisi ile karaciğerin normal fonksiyonlarına geri döndürülmesi amaçlanır. Silimarin bileşiğinden elde edilen ilaçların günde 3 defa 70 ile 210 mg arasında alınması tavsiye edilir.
Hydrastis canadensis : Bu bitkinin köküyle hazırlanmış çay, sedef tedavisinde çok fayda sağlar. Güçlü bir mikrop kırıcı (antimikrobiyal) özelliği vardır. Bu bitkinin özünde bulunan “berberin” alkaloitleri, bakterilerin vücuttaki fonksiyonlarını inhibe eder. A vitamini de vücutta aynı etkiyi göstermektedir.
2-4 gram Hydrastis canadensis kökü ile demlenmiş çay her gün içilmelidir. %8-12 alkaloit içeren H.canadensis özütünden günde 250 ile 500 gram arası doz alınabilir. Bu bitki köklerinin özütü cilde de uygulanabilir. Sedef ile birlikte, kaşıntı ve egzama gibi sorunları da gidericidir. Pamuk üzerine dökülerek kapalı gözün üzerinde bekletildiğinde de konjunktivit gibi göz hastalıklarına da alternatif bir çözüm sunar. (Konjunktivit: Gözün “konjonktiva” tabakasının iltihaplanması durumudur. Bu tabaka gözün beyaz kısmını kaplayan soğan zarı inceliğinde bir tabakadır. Gözü nemlendiren ve koruyan maddelerin salgılanmasından sorumludur.)
Arctium lapa : Halk arasında Dulavratotu ismiyle anılan bu bitki hem cilt hastalıklarında, hem eklem iltihabında hem de obezitede iyileştirici özelliktedir. Hem ağız yolu ile alınabilir hem de cilde uygulanabilir. Bu bitkinin kökü %34 inülin, %19 yağ ve %11 protein içeriğine sahiptir. 2 tatlı kaşığı ince ince doğranmış Dulavratotu kökü 300 ml suda 20 dakika kaynatılır ve sonrasında 45-50 dakika boyunca demlenmesi beklenir. Bu çay günde 3 kez 1 çay fincanı kadar içilir.
Oenothera biennis : Işıldak otu ya da eşekotu da denilen bu bitkiden elde edilen yağın yaraları, çürükleri, ezik ve iltihapları iyileştirici özellikte olduğu bilinir. Yağ içerisinde GLA (gamma linolenik asit) bulunur. Cilde uygulanabildiği gibi, ağızdan günde yarım tatlı kaşığı kadar alınabilir.
Candella asiatica : Diğer adı Gotu kola olan bu bitkinin iltihap giderici ve iyileşmeyi hızlandırıcı etkisi vardır. Özütü triterpenoit yapısında bileşiklerle doludur. (Örneğin asiatik asit, madekasik asit gibi) Bu bitkinin özütünü içeren kremler sedefli cilt bölgesine uygulanabilir. Dahilen de (ağızdan) bağ dokusu ve deri hastalıklarını tedavi etmede kullanılmaktadır. Saparna kökü ile birlikte kullanıldığında Romatoid artrit, sedef, egzama ve psöriyatik artrit tedavisinde oldukça etkili sonuçlar verir.

Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 5 ( 9 votes)
Etiketler

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Kapalı