Reflü Belirtileri Nelerdir ?

Reflü Nedir?

Reflu Nedir
Reflü nedir

Mide içeriklerinin mideden yemek borusuna geri akması olayına reflü denilmektedir. “Geri akım” anlamına da gelen reflü aslında herkesin yaşadığı normal bir durumdur. Yemek yedikten sonra sindirim sırasında mide basıncı arttığından bu basınçtan dolayı bir miktar sıvı mideden yemek borusuna geçebilmektedir; ancak sağlam bir yemek borusu mideden gelen bu sıvının boğaza kadar sürüklenmesini dalga hareketiyle engeller ve bu sıvıyı mideye geri gönderir. Bu dalga hareketine peristaltik hareket denir.

Peristaltik hareket, yemek borusunda ve bağırsaklarda bulunmaktadır. Düzenli kasılıp gevşeyen yemek borusu ve bağırsaklar, besinlerin kolay bir şekilde ilerlemesini sağlamaktadır.
Midedeki sıvıların yemek borusuna geri kaçma olayının çok uzun süre ve sık sık yaşanması gastro özofageal reflü hastalığını tanımlamaktadır. Bu hastalığın oluşmasının başlıca 4 sebebi vardır:
  1. Mideye doğru açılan kapakçık mekanizmasının bozulması (Alkol, aşırı yağlı gıdalar, asitli içecekler ve obezite bu duruma sebep olan en yaygın unsurlardır.)
  2. Mide fıtığı
  3. Yemek borusunun peristaltik dalga hareketi mekanizmasında bir bozukluk olması ve mideden basınç sebebiyle çıkan sıvıyı yemek borusunun tekrar mideye gönderememesi
  4. Sindirimi hemen gerçekleştirip besinlerin mideyi terk etmesini engelleyen bazı sorunların mevcut olması (örneğin; mide kanseri veya mide ülseri).

Reflü Belirtileri Nelerdir?

Reflü Belirtileri Nelerdir
Reflü belirtileri nelerdir

Reflü belirtileri; bulguların şekline göre “tipik” ve “atipik”  belirtiler olmak üzere iki bölümde incelenmektedir. Tipik bulgular yaygındır; her insanın hayatında en az bir kez yaşadığı mide sıkıntılarıdır. Midede ve göğüste ekşime, yanma; ağza mideden sindirilmemiş gıda artıklarının, acı veya ekşi sıvıların gelmesi tipik reflü bulgularıdır.

Atipik reflü bulgularında ise yanma ya da ekşime gibi durumlar söz konusu değildir. Oluşan belirtiler ise başka hastalıklar ile karıştırılmaktadır. Atipik reflüde mide içerikleri yemek borusunu aşıp ses tellerine, hatta ağzın içine kadar ulaşabilmektedir. Yemek borusunun üst kısmındaki bölgeler mide özsuyuna karşı oldukça hassastır. Reflünün bu bölgelerde oluşturduğu tahribatlar neticesinde üst solunum yolu enfeksiyonu ya da göğüs hastalıkları semptomları oluşmaya başlamaktadır. Reflüye işaret eden bazı atipik belirtiler şunlardır:
  • Kronik sinüzit ve kronik larenjit (gırtlak iltihaplanması) ve bu iltihaplanmalar sonucu oluşan ağız kokusu
  • Ses tellerinde mide asidinden dolayı tahribat ve nodül oluşması sonucu ses kısıklığı
  • Kuru öksürük (bir süre sonra alerjik astıma yol açmaktadır)
  • Dişlerde çürüme ve diş eti hastalıkları
  • Çarpıntı ve baskı hissi (kalp hastalığı ile karıştırılmaktadır.)

Reflü Hastalığında Hangi Bölüme Başvurulur?

Reflü Hastalığında Nasıl Tanı Konur
Reflü hastalığında nasıl tanı konur

Reflü belirtileri görüldüğünde kişiler hemen Dâhiliye Bölümüne başvurmalıdır. Reflü tanısı dâhiliyenin Gastroenteroloji Bölümünde konmaktadır. Reflü hastalığında tanı konabilmesi için öncelikle hastanın yaşadığı rahatsızlıkların doktor tarafından ayrıntısıyla dinlenilmesi gerekmektedir. Bu şikâyetleri iyi kavramak tanıyı koymada hızlandırıcı olacaktır. Bunun dışında mideyi, yemek borusunu ve onikiparmak bağırsağını baştan sona inceleme imkânı sunan Gastroskopi muayenesi yapılır.

Bu muayenede ince fiberoptik (nemli ve basınçlı ortamlara dayanıklı olan ışıklandırmalı görüntüleme sistemi) bir alet kullanılır. Ağızdan içeriye doğru girdirilen bu alet onikiparmak bağırsağına kadar ulaşır. Gastroskopi muayenesi ile şunlar tespit edilmektedir:
  • Mide kapağında yapısal bozukluğun derecesi (mide fıtığının kaç santim olduğu)
  • Midede şikayetler ile alakası olmayan başka sıkıntıların varlığı
  • Yemek borusunda mide suyundan kaynaklı bir tahribat olup olmadığı; varsa ne derece olduğu
Hastanın doktora aktardığı mide şikâyetleri reflüyü işaret etse de, bazı durumlarda Gastroskopi muayene sonuçları bu ön tanıyı doğrulayacak nitelikte çıkmaz ve bulgular şikâyetlerle örtüşmez. Böyle durumlarda “pH metri” ve sonrasında “manometri” muayeneleri yapılır.
pH metri muayenesinde, yemek borusuna ne kadar asit kaçtığını kayıt altına alan 1-2 santimlik küçük bir cihaz kullanılır ve bu cihaz yemek borusuna yapıştırılır. 24-48 saatlik bir süreçten sonra bu kayıtlara bakılarak değerlendirme yapılabilir. Hastalar için oldukça rahat bir test olduğundan son zamanlarda sıkça kullanılan bir muayene yöntemi olmuştur.
Reflu NedirManometri muayenesinde ise, yemek borusundaki yemekleri mideye aktaran peristaltik hareket sisteminin doğru çalışıp çalışmadığı test edilmektedir. Bu testte de ölçüm ve kayıt yapan küçük bir tüp, yemek borusunun üzerine yapıştırılır. Önce kuru yutkunmalar, sonrasında da su içerek yutkunmalar sağlanır ve yemek borusundaki kasılmaların gücü ve seviyesi ölçülür.
Ayrıca mide kapakçığındaki dinlenme ve kasılma sırasındaki basınçları ölçmek de bu şekilde mümkün olmaktadır. Test sonucunu değerlendirmek pH metri muayenesi kadar uzun sürmemekte, Sadece 10 dakikada test tamamlanmaktadır

Reflü Hastalığında Tedavi Nasıldır?

Reflü Hastalığında Tedavi Nasıldır
Reflü hastalığında tedavi nasıldır

Günümüz şartlarında reflü hastalığını çok az bir riskle tedavi etmek mümkün hale gelmiştir. Reflü hastalığında, hastalığın neyden kaynaklandığına ve tahribatın ne derece olduğuna göre değişebilen tedavi yöntemleri vardır. Hastanın hikâyesi dinlendikten ve gerekli tüm tetkikler yapıldıktan sonra doktor bu sonuçları değerlendirip; kişinin yaşına, bünyesine ve psikolojisine göre bir tedavi süreci belirlemektedir. Bu tedavi yöntemlerinden bazıları şunlardır:

İlaç Tedavisi: Reflü hastalığında kullanılan 3 ilaç grubu vardır:
  1. Kullanıldığı süreçte midenin asit salgısını azaltan “proton pompası inhibitörü”
  2. Yemek borusu ile midenin hareketini hızlandırarak midenin bir an önce boşaltılmasını sağlayan prokinetik ilaçlar.
  3. Yemek borusundan daha yukarıya kaçan mide asidinin tahrip edici etkisinden korumaya yönelik kullanılan şuruplar
Bu ilaç grupları; genellikle şikâyetleri çok yoğun yaşamayan, sorunları erken dönemde fark edilen reflü hastaları için etkili olmaktadır.
Endoskopik Tedavi: Endoskopik tedavi genellikle 18 yaşın altındakilere uygulanmamaktadır. Ayrıca büyük çaptaki mide fıtıklarında ve yemek borusu tahribata uğrayıp hücresel değişim geçirmeye başlamış olanlarda da bu yöntem tavsiye edilmemektedir. Bu kısıtlama gerektiren faktörlere sahip kişiler tedavinin dışında tutulduğu takdirde, endoskopik tedavi başarılı sonuçlar verebilmektedir. Bu tedavide kameralı ve ışıklı endoskopik aygıtlar ağızdan girdirilerek sorunlu bölgeye ulaştırılır ve o bölgeye ameliyatsız bir şekilde usulüne göre müdahale edilir.
Reflu NedirLaparoskopik Cerrahi: Bilindik ameliyat yöntemlerinden daha konforludur. Güvenli ve tecrübeli bir merkezde yapılan laparoskopik cerrahide başarı oranı %90’ın üzerindedir. Sorunlu bölgeye ulaşmak için büyük kesiler yapmaya gerek kalmaz. Karın bölgesi sadece bir kaç yerden delinerek, o deliklerden vücudun içerisine yerleştirilen metal çubuklarla ve iç kısmı görüntüleyen kameralarla cerrahi müdahale yapılmaktadır. Mide fıtığı tedavisinde etkili ve temiz bir yöntemdir. Bu tedavi yöntemine uygun görülen hastalar şunlardır:
  • Mide fıtığından kaynaklı olan, kronikleşmiş reflü hastalığı yaşayanlar
  • İlaçlar fayda sağladığı halde bıraktığında yine eski şikâyetlerini yaşamaya devam edenler
  • İlaçlardan hiç bir şekilde fayda sağlayamamış olanlar
  • 18 yaşın altındaki genç hastalar
  • Yemek borusu harabiyeti (hücresel değişim) olanlar
Reflüden ameliyat olan hastalar, herhangi bir komplikasyon (beklenmedik etki) gerçekleşmediği takdirde sadece bir gece sonra taburcu edilebilmektedir. Kişinin günlük yaşantısını fazlasıyla etkileyecek kısıtlamalar da getirilmemektedir. Sadece ameliyattan sonraki 1 haftalık süreç yemek borusunun güçlenme dönemi olduğundan, katı gıdalardan uzak durulması gerekmektedir. Katı gıdalar püre haline getirilerek yenmeli; sıvı ve asitsiz gıdalar daha çok tüketilmelidir. Yaralar çok küçük olduğundan ve su geçirmez hale geldiğinden duş yapma konusunda hiç bir sıkıntı çıkarmayacaktır. Doktorun belirttiği periyotlarda kontrollere gidilmeli ve tamamen doktorun talimatlarına uyulmalıdır.

Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 5 ( 3 votes)
Etiketler

İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.