Kısırlığa Sebep Olan Ana Faktörler Nelerdir ?

Kısırlığa Sebep Olan Ana Faktörler Nelerdir ?

Kısırlığa Sebep Olan Ana Faktörler Nelerdir ?

Kısırlığa Sebep Olan Ana Faktörler Nelerdir
Kısırlığa Sebep Olan Ana Faktörler Nelerdir

Kısırlık organik ya da psikolojik irili-ufaklı pek çok sebebe bağlı olabilir. Bilindiği üzere döllenebilmek kısa süre içerisinde gelişebilen bir durumdur. Bu zamanı denk getirebilmek ve o denk gelen zamanda hem kimyasal hem de fiziksel olarak her şeyin uygun ve hazır olabilmesi çok önemlidir. Bu yüzden bu rastlantısal durumu en ufak bir faktör bile etkileyebilir.

Genel hatları ile kısırlığa sebep olan ana faktörler şunlardır:

Evlilik Yaşı:

Kadınların hamile kalabilmesi için en elverişli yaşlar 20-26 yaşları arasıdır. Yumurta hücresi fonksiyonları 30. yaş ile birlikte azalmaya başlar ve 35 yaşından sonra bu fonksiyon zayıflığı hız alır. Bu da hamile kalabilme ve sağlıklı bir bebek doğurabilme şansını gitgide azaltır.
Sağlıklı bir kadında yaşlara göre hamile kalma yüzdeleri şunlardır:
  • 18-20 yaş arası %94
  • 20-24 yaş arası %91
  • 25-29 yaş arası %86
  • 30-34 yaş arası %77
  • 35-39 yaş arası %60
  • 44-45 yaş arası %30

Evlilik Süresi:

Evliliğin ilk senesinde hamile kalma ihtimali %75 iken 2. yıla doğru bu ihtimal %85’e çıkar. Evlilik süresinin uzunluğu hamile kalma ihtimalini arttırır; ancak korunmasız ve düzenli bir şekilde cinsel birleşme yaşandığı ve bebek istendiği halde 2 yılın sonunda hâlâ hamile kalınmamışsa kısırlık mevzusundan şüphelenmek gerekir. (Cinsel birleşme haftada 2 ya da 4 kez olmalıdır ve mümkünse yumurtlama günlerine denk getirilmelidir. Daha az ya da daha fazla olması hamile kalma şansını düşürür.)

Cinsellik Tekniği:

Cinsellikte pek çok pozisyon vardır; ancak hamile kalma ihtimalini arttıran en iyi pozisyon misyoner pozisyonu da denilen kadının altta erkeğin de üstte olduğu “yüz yüze” pozisyonudur. Kadın haznesine spermi aldıktan sonra bir süre sırt üstü olan pozisyonunu değiştirmediği takdirde döllenme ihtimali artar. Ancak kadının üstte olduğu ya da dik durduğu pozisyonlarda yer çekiminden dolayı spermin hazneye ulaşıp döllenme ihtimali oldukça düşer.

Cinsel İşlev Bozuklukları:

Kadında ağrılı cinsel ilişki, erkeklerde erekte ya da orgazm olamama durumları altta yatan üreme sistemi sorunlarının habercisi olabilir. Bu da döllenme ihtimalini düşürür.

Hayat Tarzının Kısırlık Üzerindeki Etkisi

Hayat Tarzının Kısırlık Üzerindeki Etkisi
Hayat Tarzının Kısırlık Üzerindeki Etkisi
Kötü alışkanlıklar, beslenme düzensizlikleri, hareketsizlik ve monoton bir yaşam; zamanla psikolojik ve fiziksel sorunların da ortaya çıkmasına sebep olur. Şişmanlık bunlardan en önemlisidir. Şişmanlık, vücudun fizyolojisini ciddi anlamda etkiler; şişmanlık hormonları; hormonlar da şişmanlığı olumsuz anlamda tetikler ve bir paradoks oluşturur. Bununla birlikte psikolojik gerilim ve depresyonun gelişme ihtimali de artar. Döllenme ve dölleme şansının artması için ise fizyolojinin tamamen uygun olması çok önemlidir.
Anoreksiya (İştahsızlık sendromu) belki de şişmanlıktan çok daha ciddi bir tablo oluşturur ve tam bir kısırlık sebebidir. Sadece yumurta veya sperm fonksiyonlarını değil, tüm hayati fonksiyonları durma noktasına getireceğinden dolayı döllenmenin gerçekleşmesi düşünülemez.
Kötü alışkanlıkların organlarda ve sinir sisteminde bıraktığı hasar hesap edildiğinde hem döllenebilme hem de sağlıklı çocuk doğurabilme ihtimalinin düşeceği anlaşılabilir. Bu yüzden anne adaylarının bebek düşünmeden çok önce alkol, sigara ya da diğer uyarıcı maddelerden uzaklaşması şarttır.

Bilgisizliğin ve Psikolojinin Kısırlık Üzerindeki Etkisi

Bilgisizliğin ve Psikolojinin Kısırlık Üzerindeki Etkisi
Bilgisizliğin ve Psikolojinin Kısırlık Üzerindeki Etkisi
Gerek iş hayatında gerek ev ortamında pek çok stres faktörü vardır. Ruhsal baskı oluşturan bu durumları yaşayan kadınların adet düzensizliğini çok sık yaşadığı bilinir. Adet gününü beklemek de bazı kadınlar üzerinde olumsuz etki oluşturarak adetin gecikmesine sebep olabilir. Stres, takıntı, endişe gibi çeşitli psikolojik bozukluklar her nasıl ki kadınların her ay yaşadığı bu düzeni bozuyorsa; şüphesiz ki doğurganlık da bundan olumsuz etkilenecektir.
Cinsel ilişkiye girmek içgüdüsel bir durum olsa bile, hamile kalabilmek için biraz bilgi biraz da teknik gerekir. Döllenme mevzusunda pek çok faktör işin içine girer. Bu faktörlerin hepsini olumluya çevirmek ve hazneyi uygun hale getirmek de biraz anne adaylarına düşer. Yumurtlama fonksiyonlarının hangi zaman aralıklarında daha verimli olduğunu, hangi besinlerle istenilen proteinin ya da enzimlerin elde edileceğini, hangi cinsel ilişki pozisyonlarının gebelik konusunda daha elverişli olduğunu öğrenmek döllenme ihtimalini mutlaka arttıracaktır. Günümüzde sağlık ocağı gibi ilgili kurumlarda kadınları bilgilendirme çalışmaları yapılmaktadır.

Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 5 ( 7 votes)
Etiketler

İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgini çekebilir

Close
Close