Kemoterapinin Yan Etkileri | Kemoterapi Sonrası | Kemoterapide Beslenme

Kemoterapinin Yan Etkileri

Kemoterapi Nedir ?

kemoterapi nedir
kemoterapi nedir

Kemoterapi; kanser hastalarının çeşitli ilaçlarla tedavi edilmesi işlemidir. Bilindiği üzere kanser günümüzde gitgide yaygınlaşan bir hastalık haline gelmiştir ve daha iyi bir tedavi için bu konuda araştırmalar son hızla sürmektedir. Neredeyse her gün yeni kanser vakaları kayıtlara geçtiğinden dolayı çok geniş bir araştırma imkânı vardır.

Kemoterapi ilaçları arasında hormonlar ve immünoterapi ilaçları da yer alır. İmmünoterapi ilaçları, vücudun kendi savunma mekanizmasını arttırmak için kullanılan ilaçlardır. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi ile vücutta bulunan kanser hücreleri bertaraf edilir. Ayrıca kemoterapi tedavisi süreçlerinin rahat atlatılabilmesi ve bulantı, kusma gibi yan etkilerin giderilebilmesi için de kanser hastalarına özel bazı semptomatik (belirtileri giderici) ilaçlar verilir.
Kemoterapi ilaçları sitositatik ilaçlardır. Sitositatik “hücre durdurucu” anlamına gelir. Bu ilaçların verilmesindeki amaç, oluşmaya başlayan kanser hücrelerini durdurmak ya da yeni oluşumları engellemektir. Doktor hastanın durumuna göre bu ilaçların etki alanını seçer. Metastaz yapmaya (yayılmaya) eğilimi olan kanser dokuları için tüm vücutta etkin olacak kemoterapi ilaçları verilir. Ancak böyle bir durum söz konusu değilse sadece hedef dokuya yönelik olan ilaçlar yazılır ve belirlenen seanslarda bu ilaçlar kullanılır.
Kemoterapi ilaçları beyin bariyerlerini genellikle aşmaz; ancak beyin tümörü tedavisinde kullanılan ilaçlarda bu durum söz konusudur

Kemoterapi Nasıl Uygulanır ?

kemoterapi nasıl uygulanır
kemoterapi nasıl uygulanır
Kemoterapi ilaçları hap şeklinde ya da damar yolu ile uygulanabileceği gibi, cerrahi müdahale gerçekleştirerek doğrudan organın kendisine uygulanabilir. Kemoterapi  seansları hastanın genel sağlık durumuna ve hastalığın seyrine göre çeşitli aralıklarda uygulanabilir. Bazı kanser tedavileri tek seansla sonlandırılabilirken bazılarında ise seanslar haftada bir ya da 2-3-4 haftaya bir tekrarlanabilir. Kemoterapi kaç seans uygulanır ya da kemoterapi tedavisi ne kadar sürer; bunu ancak hastanın durumuna göre doktor belirler.
Bu kemoterapi ilaçları çoğunlukla serumlarla verilir. (Çok az bir kısmında şekerli serum kullanılabileceği gibi; çoğunlukla “tuzlu su” anlamına da gelen “serum fizyolojik”  bu tedavide kullanılmaktadır.) Kullanılan serumun süreleri de yine hastanın ve hastalığın durumuna göre belirlenir. 10 dakika süren serum uygulamaları olabildiği gibi, 5 saat sürebilenler de vardır.
Pek çok kişinin de bildiği üzere kemoterapi seanslarından sonra hasta çok ciddi yan etkiler yaşar. Bulantı ve kusma durumları kemoterapinin yan etkilerinin başında gelir. Bu yan etkilerin önlenebilmesi için kemoterapi öncesinde ya da kemoterapi sırasında ek tedaviler uygulanır. Böylelikle tedavi sürecinde mümkün mertebe hastanın hayat kalitesi etkilenmemiş olur. Bulantı ya da kusma yaşatmayan kemoterapi süreci, tedavinin doğru uygulandığının göstergesidir denilebilir.

Kemoterapinin Yan Etkileri

kemoterapinin yan etkileri
kemoterapinin yan etkileri
Kemoterapi uygulamasında asıl amaç kanserli hücrelerin çoğalmasını baskılamaktır. Ancak maalesef bu ilaçlar kanserli hücreleri olduğu kadar normal hücreleri de baskılar. Bu da ister istemez vücut fonksiyonlarının doğru bir şekilde çalışamamasına sebep olur. Kemoterapi en çok kan ve damar sistemini etkiler. Uygulama boyunca zamanla damarlarda büzüşme meydana gelir. Bu büzüşme de kan basıncını arttırır ve bu basınç ise damarların uzun vadede hasar görmesine zemin hazırlar. Bunun önüne geçmenin tek yolu kemoterapi süresince bol bol su tüketmektir. Ancak bu şekilde vücut toksik (zehirli) etkilerden arındırılır ve kemoterapinin yan etkileri mümkün olduğunca hafifletilir.
Her kemoterapi ilacının vücuda başka yan etkileri olabilir. Örneğin bazı ilaçlar sindirim sistemine, bazıları karaciğere, bazıları ise kalbe; yani dolaşım sistemine olumsuz etki eder.
Kemoterapi ilaçları ile normal hücrelerin de baskılanması durumunda hücreler çalışamaz hale gelir. Ya da yetersiz çalışır. Bilindiği üzere insan vücudunun her zerresi hücrelerden oluşur. Tüm yaşamsal fonksiyonları üstlenir. Alınan besinleri kullanma, enerjiye dönüşmesini sağlama, vücuttaki atıkları uzaklaştırma gibi pek çok görev hücrelerle sağlanır. Bu aksiyon sağlanamadığı takdirde vücut sistemleri doğru şekilde çalışamaz. Sindirim sistemi iyi çalışamadığı için bulantı ve kusma oluşur. Bu bulantılar yemek yiyememeye yani iştahsızlığa yol açar.
Besinsiz kalan vücut halsizlik sorunu ile karşı karşıya kalır ve kan değerleri son hızla düşer. Vücutta protein eksikliği oluşmaya başlar ve bu da özellikle saçların dökülmesi ile kendisini gösterir. Ancak bütün bu yan etkiler iyi önlemler ile bertaraf edilebilir ya da en azından şiddeti azaltılabilir. Tedavi süresince kemoterapinin toksik etkilerini vücuttan uzaklaştıracak bir takım takviyeler ya da uygulamalar yapılır.
Kemoterapi yan etkileri konusunda insanların merak ettiği diğer bir mesele ise kemoterapi ile birlikte dökülen saçların tekrardan çıkıp çıkmayacağı olur. Kemoterapinin saçlar üzerindeki etkisi sadece kemoterapi süresince aktif halde olur. Kiminin saçları tamamen dökülebilir ya da biraz dökülebilir. Bu tamamen kişinin bünyesine ve kullandığı ilaçların etkisine göre değişiklik gösterecektir. Kemoterapi sonrası saçların eskisinden daha gür, daha kıvırcık ve daha koyu renkte çıktığı gözlenmiştir.

Kemoterapi İlaçları

kemoterapi ilaçları nelerdir
kemoterapi ilaçları nelerdir
Sağlık sektöründe oldukça fazla sayıda ve farklı özelliklerde kemoterapi ilaçları vardır. Bu ilaçlar farklı kimyalardadır ve farklı şekillerde etki edebilir. Yan etkileri de birbirinden farklıdır. Kemoterapi yan etkilerinin vücutta ne şiddette yankı bulacağı tamamen kişinin bünyesine bağlıdır. Bazı bünyeler bu ilaçları kolaylıkla tolere edebilirken bazılarının ise bünyeleri adeta çöküşe uğrayabilir. Bu sebeple her hastaya uygulanacak ilaç çeşidi ve kürler birbirinden farklı olacaktır. Dolayısıyla kemoterapi tedavisi ne kadar sürer sorusunun net bir yanıtı olmayacaktır.
Doktor hangi kemoterapi ilaçlarının kullanılacağına ve kaç kür kullanılacağına hastanın bünyesine, kanserli dokunun durumuna ve hastanın genel sağlık durumuna göre karar verir. İlaçlar kullanılmaya başlandığında bünyenin bu ilaçlara nasıl bir tepki verdiği, kanserli dokunun bu kemoterapi tedavisinden ne derece fayda gördüğü takip altına alınır. Eğer ilacın zararı yararından daha büyük ise doktor bu durumda ilacı ve uygulama biçimini değiştirebilir. Kullanılan mevcut ilaçlara başka ilaçlar eklenmesi de mümkündür.
Kemoterapi ilaçları oldukça ciddi ilaçlardır. Damara, deri altına, akciğer zarı ya da karın zarına enjekte edilebilir. Oral yol ile (hap şeklinde) alınan kemoterapi ilaçları da geliştirilmiştir. Ancak bu ilaçlar şakaya gelmez ilaçlardır. Yan etkileri ölüme kadar götürebilir. Bu yüzden doktorun kullanılacak ilacı iyi tahlil etmesi ve seanslar süresince hastayı sıkı bir takip altına alması hayati önem taşır.

Kemoterapi Sonrası Bakım

kemoterapi sonrası bakım
kemoterapi sonrası bakım
Kemoterapi gören hastalar bu tedavi sürecinde ciddi bir şekilde yıpranırlar ve bu yıpranmaları mümkün olan en iyi şekilde telafi etmek gerekir. Kemoterapiden sonra genel sağlığın normal hale gelmesini hızlandırmak için özel bazı bakımlar uygulanmalıdır.

Bol Su Tüketimi :

Kemoterapinin toksik (zehirleyici) etkisini bir an evvel vücuttan uzaklaştırmak ve kemoterapi sebebiyle gelişen ishalin vücutta oluşturduğu su kaybını telafi etmek için en önemli ilk adım su tüketimini arttırmak olacaktır. Hastanın ne kadar su tüketeceği konusunda doktorun talimatlarına uymakta fayda vardır. Eğer doktor su tüketimi konusunda herhangi bir kısıtlama getirmemişse hastalar 2 ya da 2,5 litre günlük su tüketebilirler. Terlemenin çok olduğu mevsimlerde bu miktar arttırılabilir.

Beslenme :

Kemoterapi sonrası beslenme en az kemoterapi tedavisi kadar hayati önem taşır. Kemoterapi gören hastalar ne yemeli ne yememeli bunu iyi bilmek, bu konuyu doktorla iyi istişare etmek gerekir.
Az ve sık yemek kemoterapi sonrası beslenmede genellikle tercih edilen yeme biçimidir. Günlük öğün sayısı 6’dır ve bu öğünler hafif ve az miktarda olmalıdır. Sıcak yemekler kemoterapi alan hastalar için hiç uygun değildir. Genellikle bulantı yapar. Bu yüzden yiyecekler soğutularak verilmelidir. Kemoterapi alan hasta ne yemeli ve nasıl yemeli kısaca şu şekilde listelenebilir:
  • Sulu ve yumuşak gıdalar (Sindirim sisteminin işlevi tam randımanlı olmadığından dolayı mideyi yormayacak şekilde davranılmalıdır. Yoğurt, ayran, çorba, pişmiş sebzeler kemoterapi yiyecekleri olarak düşünülebilir. )
  • Yağsız ve baharatsız gıdalar (Baharat ve yağ yanma, bulantı ve kusma yapabilir.)
  • Şekersiz gıdalar (Tatlı tüketimi bulantı yapabilir. Ayrıca kanser hücreleri şekeri çok sever, bu yüzden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.)
Mevsiminde tüketim çok önemlidir. Mevsim dışı sebzelerde kullanılan hormonlar kemoterapi ile dengesi bozulmuş ve savunmasız hale gelmiş vücut sisteminin daha da zarara uğramasına sebep olabilir. Sebzeler kesinlikle iyi yıkanmalı ve mikroplardan arındırılmalıdır. İçerisinde katkı maddeleri olan ambalajlı gıdalar tüketilmemelidir.

Saç Bakımı :

Kemoterapi ile birlikte saçlar dökülmeye başlar ve kemoterapi tedavisi bittikten yaklaşık 8 hafta sonra saçlar yeniden çıkmaya başlar. Çıkan bu saçlar oldukça hassas olur. Bu yüzden mümkün olduğunca toka benzeri şeyler kullanılmamalıdır. Ayrıca şampuan uygulaması da sınırlandırılmalıdır. Aksi takdirde zaten hassas olan saçlar, içerisinde kimyasal barındıran şampuanlar ile çok hızlı bir şekilde yıpranır. Bebek şampuanları daha doğal ve hassas olduğundan kemoterapi sonrası saç bakımı konusunda tercih sebebidir.

Ağız Bakımı :

Kemoterapi ağız içi dokusunu da hassaslaştırır. Bu yüzden sert fırçalar değil yumuşak fırçalar kullanılmalı; o da kanama yapıyorsa gargara ile ağız bakımı tamamlanmalıdır. Takma diş kullananlar dişlerini çıkararak temizleyebilir. Gece yatarken de bu dişler mutlaka çıkarılmalıdır.

El ve Vücut Bakımı :

Kemoterapi sonrası hastalar enfeksiyona açık hale geldiğinden dolayı temizliklerine oldukça dikkat etmelidir. Eller sık sık yıkanmalı, vücut temizliği belirli aralıklarla yapılmalıdır. Dışarıda manikür pedikür uygulamalarından uzun bir süre uzak durulmalıdır. Bu tip uygulamalarda enfeksiyon kapma riski çok yüksektir.

Kemoterapi Alan Hastaların Yanındaki İnsanlara Zararı Var mıdır ?

kemoterapi alan hastaların yanındaki insanlara zararı var mıdır
kemoterapi alan hastaların yanındaki insanlara zararı var mıdır

Gerek hastanın yakınları olsun gerekse kemoterapi ilaçlarını hazırlayan ve uygulayan sağlık çalışanları olsun kemoterapi ilaçlarının negatif etkilerine maruz kalabilmektedir. Kemoterapi ilaçlarının büyük çoğunluğu sitotoksik etkidedir. Yani hücreleri zehirler ve öldürür. Nihayetinde bu durum sadece kemoterapi alan hastaları değil, bu ilaçları hazırlayanları, depolayanları ya da bu ilacın atık maddelerini imha edenleri ciddi bir risk altına sokar. Kemoterapi alan hastanın yanındaki insana zararı dokunabilir. Olası zararlardan bazıları şunlardır.

  • Hücrelerin genetiklerinde bozulmalara; yani kansere sebep olabilir,
  • Saç dökülmesi yaşanabilir,
  • Hormonal dengeyi bozarak adet düzensizliğine sebep olabilir,
  • Organları zehirleyebilir,
  • İnfertilite; yani kısırlığa yol açabilir (Yumurta ve sperm işlevini olumsuz etkileyebilir),
  • Cilt sorunları oluşturabilir,
  • Gözlerde ve epitel dokuda (İç organları ve ağız içini kuşatan yumuşak ve salgılı dokuda) tahriş oluşturabilir,
  • Erken doğum ya da düşük yaşanmasına sebep olabilir.

Kemoterapi Alan Hasta Yakınları Nelere Dikkat Etmeli ?

kemoterapi alan hasta yakınları nelere dikkat etmeli
kemoterapi alan hasta yakınları nelere dikkat etmeli

Antineoplastik ilaçlar kemoterapide yaygın olarak kullanılan ilaç gruplarıdır ve yukarıda bahsi geçen negatif etkilerin yaşanmasına sebep olur. Hastalar bu ilaçları aldıktan sonra 48 saat ile 5 gün arasında etkilerini bedenlerinde yaşarlar. Dışkı, ter ya da tükürükte ilaçların etkisi devam eder. Sağlık personelleri ve tedavinin evde sürdürülmesini tercih eden hasta yakınlarının kesinlikle bu konuda eğitilmesi gerekir.

Hasta yakınları ya da hastane personelleri hastanın kıyafetlerini ve çarşafını alırken mutlaka eldiven ve önlük kullanmalıdır. Hastanın beden temizliği ve kişisel bakımları konusunda koruyucu önlemler alınmalı ve ilaçlarla temastan kaçınılmalıdır. İlaç atıklarının imhasının nasıl yapılacağı, ilaçların nasıl hazırlanıp, nasıl depolanacağı konusunda eğitim şarttır. Bu şekilde mağduriyet yaşama ihtimali en aza indirilir.

Kemoterapi bittikten sonra etkisi ne kadar sürer :

Kemoterapi tedavisi bittikten sonra etkisinin ne kadar süreceği kişinin bünyesine, kemoterapinin çeşidine ve kullanım süresine bağlıdır. Bulantı, kusma gibi kemoterapi ile başlayan belirtiler genellikle kemoterapinin sonlandırılması ile son bulur. Ancak çok sonradan gelişen yan etkiler de vardır. Kısırlık, erken menopoz, kemik problemleri, organlarda gelişen problemler bunlardan bazılarıdır. Kişinin kemoterapiye verdiği yanıt çok önemlidir. Eğer yanıt pek olumlu değilse, yıpranmış bünye ile birlikte vücut sisteminde gelişecek olan yan etkiler genel sağlığın çok daha kötüleşmesine sebep olacaktır.

Kemoterapi Alan Hasta Grip Olursa Ne Yapmalı ?

kemoterapi alan hasta grip olursa ne yapmalı
kemoterapi alan hasta grip olursa ne yapmalı

Daha önce de belirtildiği üzere kemoterapi ilaçları kanserli hücrelere olduğu gibi, normal hücrelere de ciddi zararlar verir. Bu durum, vücudun daha fazla toksine maruz kalmasına ve protein, vitamin, mineral kayıplarının yaşanmasına sebep olur; kan değerleri düşer. Bütün bunlar bağışıklık sisteminde olumsuz yankı bulur. Haliyle vücut her türlü enfeksiyona açık hale gelir. Enfeksiyona yakalanıldığı takdirde de onunla savaşabilmek hiç kolay olmaz. Kemoterapi alan hastaların grip konusunda yapabileceği en doğru şey mümkünse bulaşmasına asla izin vermemektir. Bu yüzden bu hastaların solunum yollarının üzerini örtecek bir maske ile dolaşmasında büyük fayda vardır.

Kemoterapi tedavisi gören hastalar riskli grupta olduklarından dolayı kesinlikle grip aşısına yönlendirilmektedir. Bu aşılar grip mevsimine yaklaşırken yapılmalıdır. Grip aşısının bu hastalar üzerinde hafif bir ağrı ve ateş dışında herhangi bir yan etkisi olmayacaktır. Bu küçük yan etkiler de geçicidir.
Eğer tüm önlemlere rağmen kişi kemoterapi sürecinde gribe yakalanmışsa bu durumda hasta doktorun yazdığı anti-viral ilaçlardan yararlanabilir. Kesinlikle doktorun talimatının dışına çıkılmamalıdır. Rastgele seçilmiş başka kimyalardaki anti-viral ilaçlar beklenmedik komplikasyonların çıkmasına sebep olabilir. Bazı durumlarda grip süreci atlatılana kadar doktor kemoterapi tedavisine ara verebilir. Bu tamamen doktorun hasta üzerindeki izlenimine ve eldeki verilere bağlı olarak karar verilebilecek bir tedavi sürecidir. Bu yüzden her ne olursa olsun doktorun talimatına uyulmalı; ancak ilaçlar konusunda herhangi bir şikâyet yaşandığı takdirde de bu durum doktorla hemen paylaşılmalıdır.
Sağlıklı beslenmek bu hasta grupları için fazlasıyla önem taşır. Bu süreçte doktorlar çok hafif de olsa antibiyotik yazmayacaktır. Bu yüzden iyi bir beslenme ile bu açık kapatılmaya çalışılır. Doktorların bu tip durumlar için hazırladığı beslenme listeleri mevcuttur ve muhtemelen bunu hastaya önerecektir. Hastalar beslenme talimatlarına da harfiyen uymalıdır.

Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 5 ( 8 votes)

İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgini çekebilir

Close