Hiperaktivite Nedir ? Hiperaktivite Belirtileri Nelerdir? Hiperaktivite Tedavisi

Hiperaktivite Nedir ? Hiperaktivite Belirtileri

Hiperaktivite Nedir ?

Hiperaktivite Nedir
Hiperaktivite Nedir

Hiperaktivite bozukluğu,  çocukluk döneminde en sık karşılaşılan davranış bozukluklarından biridir. Bu bozukluk ilk kez 1902 yılında, George Still tarafından “konsantre olamayan, öğrenme güçlüğü çeken, cinsel dürtülerini kontrol edemeyen, aşırı hareketli çocuklarda ahlaki kontrol yetersizliği” olarak tanımlanmıştır. Hiperaktivite ile dikkat bozukluğu eşdeğer tutulur; ancak dikkat bozukluğu sadece hiperaktivitenin belirtilerinden birisidir.

Hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar dikkatini uzun süre bir yere odaklayamazlar ve davranışlarını kontrol etmekte güçlük çekerler. Günümüzde her 30 çocuktan biri hiperaktiftir. Hiperaktiviteyi çok hareketlilik” olarak tanımlamak yanlış olur. Çok hareketlilik, bozukluğun yaygın görülen belirtilerinden sadece bir tanesidir. Çoğu hiperaktif çocuk saatlerce bilgisayar başında hareketsiz oturabilir.
Bu bozukluk hem kızlarda hem de erkeklerde görülen bir rahatsızlık olmasına rağmen, erkek çocuklarda daha sık görülür. Kız çocuklarında daha çok “dikkatsizlik” ve “zihinsel güçlükler” ön plana çıkarken, erkek çocuklarda ise “dürtüsellik” ve “saldırganlık” belirtileri daha yaygın görünür.

Hiperaktivite Belirtileri Nelerdir?

Hiperaktivite Belirtileri Nelerdir
Hiperaktivite Belirtileri Nelerdir
Hiperaktif çocuk, sınıf ortamında uzun süre sakin duramaz, kendini kontrol edemez, dikkatsizlik, unutkanlık gibi belirtiler gösterir. Evde aileleriyle, okulda arkadaşlarıyla ilişkilerinde sorunlar yaşar. Okulda performansları düşüktür. Ödev yapamazlar. Sıra beklemekte zorlanır, düşünmeden hareket ederler. Bu yüzden arkadaşları ile zorluklar yaşarlar. Üstelendikleri görevleri unuturlar, başladıkları işleri yarım bırakırlar. Eşyalarını sıklıkla kaybederler. Dikkatleri çabuk dağılır.
Hiperaktivitenin bozukluğun belirtilerine göre belirlenen üç tipi vardır:
  • Dikkat Eksikliğinin Baskın Olduğu Tip: Dikkat eksikliğinin baskın olduğu çocukta, son altı ay boyunca dikkat eksikliği belirtileri görünürken hiperaktivite belirtileri görünmez. Bu çocuklar dikkat dağınıklığı yaşarlar, aşırı hareketlilikleri yoktur. Düşüncesizce, basit hatalar yaparlar. Dersi dinlemekte güçlük çekerler. Kendisiyle konuşurken dinlemiyor veya anlamıyor gibi görünürler. Hayal kurmaya yatkındırlar. Dikkatsizliğin baskın olduğu çocuklar, evde kurallara uyamaz, bir işe dalarak görevlerini, yemek yemeyi, hatta uyumayı unutabilirler.
  • Aşırı Hareketliliğin Baskın Olduğu Tip: Aşırı hareketliliğin ve dürtüselliğin en az altı ay boyunca baskın olduğu tiptir. Okulda sırasında oturamaz, sık sık ayağa kalkıp dolaşmak ister. Ödevlerini tamamlayamaz, çok hareketlidir, sürekli koşar, atlar, tırmanır. Sürekli huzursuzdur.
  • Karma Tip: Hiperaktivite bozukluğunda en fazla görülen tiptir. Karma tipte altı ay boyunca hiperaktivite ve dikkat eksikliği belirtileri bir arada görülür. Bu tipte çocuk, yaşına uygun olmayan davranışlar sergiler. Birebir ilişkilerde başarılıyken grup ilişkilerinde başarısızdır. Bu çocuklar sınıf ortamında genellikle dışlanarak yalnız bırakılırlar. Ev ortamında uyumlu olabilirken sadece okul ortamında sorun yaşıyor olabilirler.

Hiperaktivite Tanısı Nasıl Konur?

Hiperaktivite Tanısı Nasıl Konur
Hiperaktivite Tanısı Nasıl Konur
Hiperaktivite genellikle yedi yaşından önce başlar. Bozukluğun tanısı için tam sonuç veren bir yöntem yoktur. Belirtileri genellikle günümüzde her çocukta görüldüğü için tanısı zordur. Hiperaktivitenin kesin tanısı için çocukta tüm belirtilerin en az üçte ikisinin 6 ay boyunca görülmesi gerekir. Doğru ve kesin tanı için çocuğun ebeveynlerinden, dadısından ya da öğretmeninden ayrıntılı bilgi alınmalı, çocuk en az altı ay boyunca gözlemlenmelidir. Bu bozukluk okul ortamında kolay fark edildiği için tanısı genellikle çocuğun okula başlamasından sonra konur.
Çocukta hiperaktivitenin belirtilerini fark eden öğretmeni, ailesine başvurarak durumu paylaşır ve hem çocuğu hem de ebeveynleri çocuk psikiyatrisine yönlendirilir. Hekim, bozukluğun fiziksel bir hastalıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için öncelikle çocuğu muayene eder, laboratuvar testleri yapar. Bu aşamadan sonra çocuğun davranışları gözlem altına alınarak hekim tarafından hiperaktivite tanısı konur.

Hiperaktivite Nedenleri Nelerdir?

Hiperaktivite Nedenleri Nelerdir
Hiperaktivite Nedenleri Nelerdir
Hiperaktivite 4 ana sebebe bağlıdır:
  • Nöropsikolojik sebepler (Nöropsikoloji; psikolojik durumların beyinin yapısında ve fonksiyonlarında oluşturduğu değişimleri anlamayı hedefleyen bir psikoloji dalıdır.)
  • Genetik sebepler (Anne ve babadan aktarılan kalıtsal özellikler)
  • Kullanılan ilaçların yaratmış olduğu sebepler (Yan etkiler)
  • Travmaya bağlı sebepler (Psikolojik ya da fiziksel travma)
Geçmişte hiperaktivite bozukluğunun beyin ve sinir hücrelerinde meydana gelen hasarlardan dolayı oluştuğu düşünülmüştür; ancak bu durumu tanımlamak için bir hasardan söz etmek doğru olmayacaktır. Son zamanlarda yapılan beyin görüntüleme çalışmaları, hiperaktif kişilerin beyinlerinde yapısal ve işlevsel anormalliklerin olduğunu ortaya koymuştur. Bu anormallikler genellikle beynin ön kısmında (frontal lob) tespit edilmiştir. Hiperaktivitesi olan çocuk ve yetişkinlerde beynin ön kısmında elektriksel akım ve kan akışı diğer insanlara oranla daha azdır. Aynı zamanda bu kişilerde toplam beyin hacmi, diğer insanlara göre daha küçüktür.
Hiperaktivite bozukluğu fiziksel bir sorundan kaynaklanıyor olsa bile elimizde bunu kanıtlayabilecek bulgular pek mevcut değildir. Gelecekte beyin hücrelerinin iletişim yapısı gözlenebilir duruma geldiğinde belki de bozukluğun gerçek nedenini bulmak mümkün olacaktır. Uzmanlar günümüzde bu bozukluğun dopamin eksikliğinden kaynaklandığını düşünerek bu alanda bilimsel çalışmalar yapmaktadır.

Geçmişte hiperaktivitenin ailevi sorunlardan veya yetişme ortamından kaynaklandığı da düşünülmüştür. Ancak aile yaşantısının ve çocuğun büyüdüğü çevrenin bu nöropsikolojik hastalığın oluşumu üzerinde hiçbir etkisi yoktur. Hiperaktivite günümüzde genetik bir rahatsızlık olarak görülmektedir. Bu bozukluğa sahip olan çocukların birinci dereceden akrabalarında hiperaktivitenin görülme oranı %25’tir.Hiperaktivitenin en önemli nedenleri gebelik ve doğum sonrası meydana gelen problemlerdir. Gebelikte alkol, sigara, ilaç ve madde kullanımı; yetersiz beslenme, demir eksikliği, zor doğum, erken doğum, annede sinir sistemi iltihabı oluşması gibi etkenler, çocuklarda hiperaktivite riskini önemli ölçüde arttırmaktadır. Çocuğun ani yaşadığı ölüm ve ayrılık gibi travmalar da bu bozukluğu tetikleyen en önemli unsurlardan biridir.


Hiperaktivite Tedavisi Nasıldır?

Hiperaktivite Tedavisi Nasıldır
Hiperaktivite Tedavisi Nasıldır
Hiperaktivite kapsamlı tedavi gerektiren bir rahatsızlıktır. Çocuğun ve ailesinin bozuklukla ilgili bilgilendirilmesi tedavinin en önemli aşamasıdır. Çocuğa ve ailesine bozukluğun belirtileri anlatılmakta; tedavisi hakkında kapsamlı bilgi verilmektedir. Tedaviye ek olarak çocuk ve ailesine aile terapisi uygulanabilir. Hiperaktivite tedavisinde ailenin çocuğa destek olması çok önemlidir.
Hiperaktivite tedavisi, ilaçlar ve psikoterapi ile yapılır. İlaçlarla çocuğun yaşadığı dürtüsel bozukluklar ve kaygı durumu kontrol altına alınmaya çalışılırken psikoterapi yöntemiyle çocuğun kendini ifade etmesine imkân tanınır. Çocuğa tıbbi ilaçların yanında kan testleri sonuçlarına uygun vitamin takviyeleri verilir. Ayrıca nefes egzersizleri ve gevşeme çalışmaları gibi tedaviye destek olan alternatif teknikler kullanılır.
Hiperaktiviteye çoğu zaman depresyonanksiyetealkol veya madde kullanımı gibi problemler de eşlik eder. Bu çocuklar, davranış biçimlerini nasıl değiştireceklerini öğrenmeye ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden hiperaktivite tedavisinde çocuğun davranışlarını kontrol altına almasına yardımcı olacak ilaç ve psikoterapi desteği verilmelidir.

Hiperaktivite İlaçları Nelerdir?

Hiperaktivite İlaçları Nelerdir
Hiperaktivite İlaçları Nelerdir
Hiperaktivite tedavisinde iki ana ilaç grubu kullanılır. Bunlar stimulanlar olarak adlandırılan uyarıcı ilaçlar ile depresyon tedavisi için kullanılan antidepresan ilaçlarıdır. Uyarıcı niteliği taşıyan stimülanlar, hiperaktivitesi olan çocuklarda sakinleştirici etkiye sahiptir. Bu ilaçlar aşırı hareketliliği ve dürtüselliği azaltır, odaklanmayı, öğrenmeyi ve çalışmayı kolaylaştırır.  Hiperaktivite tedavisinde çocuğun kaygı ve depresyonunu azaltmak için İmipramin (Tofranil), Desipramin (Norpramin) ve Buproprion (Wellbutrin) gibi antidepresan ilaçları kullanılır.
Stimülan grubu ilaçlar, günümüzde tüm dünyada hiperaktivitenin tedavisinde kullanılan en etkili ilaçlardır. Bunlar; metilfenidat (ritalin), dekstroamfetamin (Dexedrine), Pemolin (Cylert), Metilfenidat dekstroamfetamin kombinasyonu (Adderall )’dur. Stimülan grubu ilaçlarda en fazla bilimsel çalışma metilfenidat (ritalin) üzerine yapıldığı için en fazla bu ilaç kullanılmaktadır. Eğer metilfenidat yeterince etkili olmazsa, daha uzun etki süresine sahip olan dekstroamfetamin kullanılır. Bu ilaçlarda kullanılan maddeler aynıdır, ancak vücutta salınım şekilleri farklıdır. Uzun süre salınan ilaçlar, çocuklarda okula gitmeden önce günde bir kez alınır.
Stimülan ilaçlara yanıt vermeyen ve hiperaktiviteye ek olarak başka psikolojik sorunları olan çocuklarda farklı ilaçlar kullanılır. Bunların en yaygın olanları Atomoksetin,  Venlafaksin, Bupropion, Modafinil’dir.

Hiperaktivite Hastalığında Kullanılan İlaçlar Bağımlılık Yapar mı?

Hiperaktivite Hastalığında Kullanılan İlaçlar Bağımlılık Yapar mı
Hiperaktivite Hastalığında Kullanılan İlaçlar Bağımlılık Yapar mı
Stimülan grubu ilaçları dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda bağımlılık yaratmaz. Aksine, ilaç tedavisi almayan çocuklarda ergenlik döneminde madde kullanımı riski çok yüksektir. Ayrıca ilaç tedavisi almayan çocuklarda depresyon, anksiyete, sosyal ve zihinsel işlevlerde bozukluk sık görülür.
Tedavide kullanılan ilaçların bazı yan etkileri vardır. En çok görülen yan etkiler; iştahın azalması, kaygı, sinirlilik ve uyku problemleridir. Bazı çocuklarda mide ve baş ağrıları görülür. İlaçların yan etkileri genellikle hafiftir ve zamanla kaybolur. İştah azlığı belirtisi uzun sürerse mutlaka hekimle görüşüp ilaç değişikliği yapılmalıdır.
Uykuya dalamama gibi problemler yaşanırsa doktor genellikle ilacın dozunu düşürür. İlacı sabah saatlerinde almak da uyku probleminin giderilmesine yardımcı olur. Uyku probleminin devam etmesi halinde, hiperaktivite bozukluğu ilacına ek olarak bir antidepresan veya sakinleştirici ilaç verilir. İlaçların yan etkileri olarak bazı çocuklarda tikler görülebilir. Ani ve tekrarlayan ses veya hareketlerden oluşan bu tikler, ilacın dozunun azaltılmasıyla genellikle kaybolur.

Yetişkinlerde Hiperaktivite Bozukluğu Nasıldır?

Yetişkinlerde Hiperaktivite Bozukluğu Nasıldır
Yetişkinlerde Hiperaktivite Bozukluğu Nasıldır
Bazı çocuklarda hiperaktivite bozukluğu yetişkinlik döneminde de devam eder. Aslında hiperaktivitesi olan birçok yetişkin bu bozukluğa sahip olduğunun farkında değildir. Hiperaktivite bozukluğu olan bir yetişkin sabah erken kalkmak, işe gitmek için hazırlanmak, işe zamanında gitmek, iş yerinde verimli bir şekilde çalışmak gibi günlük görevlerini yerine getirmekte zorlanır.
Hiperaktivitesi olan yetişkinler işte ve sosyal hayatta başarısızdırlar. Çocuklarda görülen huzursuzluk yetişkinlerde de görülür. Aynı anda birçok işi yapmaya çalışırlar, ancak tamamlayamazlar. Birçok yetişkin hiperaktivite tanısı aldığında sorunlarının neden kaynaklandığını anlayarak rahatlar. Tanı ve tedavi, bu sorunlarıyla daha iyi başa çıkmalarına yardımcı olur.
Yetişkinler çocuklarda olduğu gibi ilaç, psikoterapi ve alternatif yöntemlerle tedavi edilirler. Tedavide uyarıcı ilaçların yanında antidepresanlar da kullanılır. Son yıllarda yapılan çalışmaların sonuçlarına göre Bupropion (Wellbutrin) ilacının, yetişkinlerde hiperaktivite tedavisinde en faydalı antidepresan olduğu kanıtlanmıştır.

Özgül Öğrenme Güçlüğü Nedir?

Özgül Öğrenme Güçlüğü Nedir
Özgül Öğrenme Güçlüğü Nedir
Hiperaktivite bozukluğuna sıklıkla birden fazla bozukluk eşlik eder. Bunlardan en yaygın olanı özgül öğrenme güçlüğüdür. Hiperaktivite bozukluğu ile bir arada sıkça görülen özgül öğrenme güçlüğü; çocuğun zihinsel işlevlerinin yaşının ve eğitim düzeyinin altında olmasıdır. Çocuk beklenenin altında bir performans gösterir. Bu bozukluğun nedeni tam olarak bilinemese de sinir sisteminin dengesiz çalışmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu bozukluk bir zekâ geriliği değil, aksine çocuğun zihninin normalden farklı çalışmasından meydana gelen bir bozukluktur.
Özgül öğrenme güçlüğü çeken çocuklar, okuyup yazmada, zaman kavramlarını anlamada, kendilerini ifade etmede güçlük çekerler.  Okuyup yazarken harflerin yerlerini karıştırabilir, harfleri ve sayıları sanki aynadan görüyormuş gibi ters yazabilirler.

Hiperaktif Çocukları Olan Ailelere Tavsiyeler

Hiperaktif Çocukları Olan Ailelere Tavsiyeler
Hiperaktif Çocukları Olan Ailelere Tavsiyeler
Hiperaktivite bozukluğu olan ailenin diğer üyeleri için hayat çok zor bir hale gelebilir. Aileler uygulayacakları basit ipuçlarıyla çocuğun gelişimine destek olarak aile içindeki stresi azaltabilirler:
  • Çocuğunuz için evde ve okulda uygulayacağı bir program belirleyin.
  • Kurallar konusunda açık ve net olun, gerektiğinde yapması gerekenleri güler yüzle hatırlatın.
  • Çocuğunuzla her gün en az bir saat sohbet ortamı yaratın.
  • Çocuğunuza her seferinde sadece bir görev verin.
  • Verdiğiniz görevleri kendisine tekrarlatın ve söylediklerinizi anladığından emin olun.

Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 5 ( 6 votes)
Etiketler

İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgini çekebilir

Close