Göz kanlanması neden olur ?

Göz kanlanması nedir ?

Kişinin sosyal hayatını olumsuz etkileyen ve “Gözüme kalıcı hasar verir mi? Kör mü olacağım?” gibi endişe verici soruların zihni meşgul etmesine yol açan göz kanlanmasından bahsetmeden önce, gözün fiziksel yapısına dair kısa bir bilgilendirme yapmakta fayda olacaktır.
Dış dünyayı görmemizi sağlayan, vücudumuzun en hassas ve narin organlarının başını çeken gözün üzerini kaplayan şeffaf dokuya konjunktiva adı verilir. Bu şeffaf dokunun altında kanın birikmesi durumu “göz kanlanması” olarak adlandırılır. Tıp dilinde bu rahatsızlığın diğer ismi subkonjonktival hemorajidir. Sklera bölgesinin üzerini örten konjunktiva dokusu, aynı zamanda her iki göz kapağının içine yerleşir. Gözün nemli kalmasını sağlayarak koruyan bir tür sıvıyı üreten bezler de konjunktivada yer alır.
Göz kanlanması dediğimiz hadise de bazen bu bölgedeki minik kan damarlarının yırtılması sonucu meydana gelir. Küçük bir miktarda kan dahi gözün oldukça geniş bir alanına yayılabilir. Konjunktiva her iki gözün sadece beyaz kısmını koruduğu için gözün merkezi, yani kornea bu kandan olumsuz etkilenmez. Kornea da görüşü sağladığı için konjunktiva bölgesinde meydana gelen kanamalar görmeye herhangi bir etki yapmaz. Yani göz kanlanması kişiyi kör etmez, görüşünü bulanıklaştırmaz.
Dolayısıyla göz kanlanmasının göz için çok da tehlikeli bir durum oluşturduğu söylenemez. Genellikle tedavi gerektirmeyen, 1-2 hafta içinde kendiliğinden tedavi olan bu rahatsızlık alışılanın aksine çok uzun sürdüğünde doktor müdahalesi gerekebilir. “Göz kanlanması kaç gün sürer?” sorusunun cevabını da bu şekilde verebiliriz

Göz kanlanması neden olur ?

Modern tıp henüz subkonjunktival hemoraji, yani göz kanlanması sebebini tam olarak çözebilmiş değil. Ancak hastanelere başvuran hastaların göz kanlanması nedenlerine bakıldığında karşımıza çoğunlukla aşağıdaki sebepler çıkıyor.
  • Kaza sebebiyle meydana gelen yaralanma ve travmalar
  • Cerrahi müdahale
  • Göz yorgunluğu
  • Öksürük
  • Çok şiddetli hapşırma
  • Ağır yük kaldırma
  • Gözü ovalama
  • Yüksek tansiyon
  • Kanama bozuklukları
  • Aspirin (Bufferin) ve bazı steroid kaynaklı ilaçlar
  • Göz enfeksiyonları
  • Yüksek ateşin eşlik ettiği grip ve malaria gibi enfeksiyon hastalıkları
  • Diyabet ve sistemik lupus eritematozus gibi belli rahatsızlıklar
  • Parazitler
  • C vitamini eksikliği
Göz neden kanlanır?” sorusunun uzun cevabına ek olarak yeni doğan bebeklerde doğum esnasında göz kanlanması rahatsızlığının gelişebileceğini de not düşmekte fayda var.


Göz kanlanmasının belirtileri

Bu hastalık genellikle gözlerden birinde kızarıklığın oluşması şeklinde etkisini gösterir. Etkilenen göz kişide tahriş olmuş gibi rahatsız edici bir his uyandırır. Bunun haricinde ise genelde başka bir belirti gözlenmez. Kişi görüşünde herhangi bir farklılık hissetmez, gözü ağrımaz veya akıntı meydana gelmez. Öyle ki gözün beyaz kısmının sadece bir kısmında kızarıklık kan toplanması şeklinde etkisini gösterir, geri kalan bölgeleri halen daha beyaz olabilir.
Eğer kafatası bölgesine darbe aldıktan sonra gözünüzde kanlanma meydana gelmişse ivedi bir şekilde doktora muayene olmanız gerekir. Gözde toplanan kan sanılanın aksine konjunktiva bölgesindeki kılcal damarların yırtılmasından değil, beyninizden kaynaklı olabilir.

Kimler göz kanlanması riski taşır?

Göz kanlanması her yaştan herhangi bir insandan meydana gelebilecek, ortak bir rahatsızlıktır. Yine de tüm cinsiyet ve ırklarla aynı oranda etkisini gösterebilen bu hastalığın en büyük risk faktörü “yaş” olarak tanımlanabilir. Yani yaş ilerledikçe gözün kanlanma ihtimali biraz daha artar. Eğer hasta damarları incelten bir ilaç kullanıyorsa veya kanama bozukluğu varsa göz kanlanma riski aynı şekilde yükselecektir.

Göz kanlanması nasıl teşhis edilir ?

Bunun için yapılması gereken ilk iş, hastanelerin göz kliniklerinden randevu almak olmalıdır. Muayene esnasında doktorunuza sıradışı herhangi bir olay yaşadıysanız (Anormal kaşıntı, kanama veya göze yabancı bir nesnenin çarpması gibi) bundan bahsetmeniz faydalı olacaktır.
Eğer kanlanma gözün konjunktiva bölgesinin altında meydana gelmişse herhangi bir teste tabi tutulmanıza gerek kalmayacaktır. Doktorunuz gözü muayene edecek ve tansiyonunuzu ölçecektir. Bazı nadir vakalarda hastadan kan testi yaptırması, muhtemel kanama bozukluklarını teşhis etmek için istenebiliyor. Ancak bunun için hastanın göz kanlanması şikayetinin önceden birkaç kez daha tekrarlanması şartı aranıyor.


Göz kanlanması tedavi

Evet, gelelim “Göz kanlanması nasıl geçer?” sorusuna. Daha önce de bahsedildiği üzere göz kanlanması tedavisi çoğu zaman herhangi bir müdahaleye ihtiyaç duyulmaksızın, kendiliğinden gerçekleşir. 7 ila 14 günlük süre zarfında gözdeki kanlanma yavaş yavaş şeffaflaşır, en sonunda ise hiçbir şekilde fark edilemez hale gelir.
Bazen ise doktorunuz iyileşme sürecini hızlandırmak için nemlendirici özelliğe sahip göz kanlanması için damla reçete edebilir. Hasta kanlanan gözünün tahriş olduğunu hissettiği anlarda, günde birkaç keç bu reçeteleri kullanarak gözü nemlendirebilir. Aspirin ve Warfarin gibi kanı sulandıran bazı ilaçların kullanımından kaçınıldığı takdirde iyileşme süreci daha da hızlanabilir.
Tüm bu çabalara rağmen göz kanlanması tedaviye yanıt vermezse, hastalığın sebebinin yüksek tansiyona bağlı komplikasyonlar olduğu anlaşılır. Bu noktada tansiyonu düşürücü veya kanama bozukluklarını giderici bir takım ilaçlar hastaya reçete edilebilir.

Göz kanlanmasına ne iyi gelir ?

Yapılacak en iyi şey beklemek, gözü elleyip tahriş etmemek ve istirahat etmektir. Rahatsızlığın uysal ve kısa sürede kendiliğinden geçen bir yapıda olması nedeniyle evde uygulayabileceğiniz herhangi bir tedavi yöntemi yoktur. Bu sebeple “Göz kanlanmasına patates iyi gelir mi?” diye merak etmek de manasız olacaktır.

Göz kanlanması nasıl önlenir ?

Çoğu zaman kaza ve travmalara bağlı olarak geliştiği için göz kanlanmasını engelleyebilmenin belli bir yolu ve yöntemi yok. Yine de kan sulandırıcı ilaçları daha az, kontrollü bir şekilde kullanmak riski azaltabilir.
Keza gözlerinizi ovuşturmaktan da kaçınmanız tavsiye edilir. Eğer gözünüzün içinde herhangi bir yabancı cismin bulunduğundan şüpheleniyorsanız, parmaklarınızı kullanmak yerine gözün kendi sıvısını kullanarak bahsi geçen nesneyi dışarı atmasına müsaade edin. Gözünüze minik parçacıkların kaçma ihtimalini önlemek için de talaş ve odunlarla uğraşırken koruyucu eldiven kullanabilirsiniz.


Göz kanlanması ciddi bir hastalığın habercisi olabilir mi ?

Evet, nadir de olsa bazı vakalarda göz kanlanmasına başka bazı belirtilerin de eşlik etmesine rastlanılabiliyor. Çok daha ciddi bir hastalığın habercisi olan bu durum fark edildiğinde acilen ilk yardım alınmalıdır. Hastalar göz kanlanmasına ek olarak aşağıdaki belirtileri yaşadıklarında hemen 112’yi arayarak veya yanlarında bulunan birisinden yardım alarak acilen doktora başvurmalıdır.
  • Normalde daire şeklinde olan göz bebeğinin şeklinin değişmesi
  • Bir veya her iki gözde körlük
  • Gözde şiddetli ağrı
  • Görüşün aniden değişmesi

Uzun vadede göz kanlanması nasıldır ?

Zaman içinde göz kanlanması kendiliğinden geçmeye meyilli bir rahatsızlıktır. Hastaların çoğu 1-2 haftalık süre zarfında gözün dış görünümünün normale döndüğünü fark eder. Bazen gözün kanlanan bölgesi hacim olarak daha geniş bir bölgeye yayılabilir. Hatta bu bölgenin sarı veya pembe renge dönüşmesi de mümkündür. Ancak endişeye mahal yok, çünkü bu çok normaldir.

Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 4.94 ( 7 votes)
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.