Frengi Nedir ?

Frengi Nedir ?

Frengi Nedir
Frengi Nedir

Frengi nedir?” sorusuna cevap verecek olursak, frengi veya diğer bilinen adıysa sifiliz, oral ve anal seks gibi cinsel aktivitelerle yayılan bulaşıcı bir hastalıktır. Nadiren de olsa hastalık iki kişinin uzun süre öpüşmesinden veya yakın beden temasına geçmesiyle bulaşabilir.

Frengi hastalığı nedir ? Treponema pallidum adı verilen bakteri, frengi hastalığına yol açar. Vücutta oluşan açık yaralar sonucu bir kişiden diğerine bulaşan frengi, çoğu zaman bu yaraların fark edilmemesi sonucu teşhis edilemez. Enfekte olan hasta bu rahatsızlığın farkında olmadığı için bilmeden de olsa cinsel partnerine bu hastalığı bulaştırabilir.
Frengi olan hamile kadınlar çocuklarına bu rahatsızlığı taşır. Konjenital sifiliz olarak da bilinen rahatsızlık doğum anormalliklerine ve hatta bebeğin ölümüne bile yol açabilir.
Sifiliz klozetten, kapı kollarından, yüzme havuzlarından, küvetten veya mutfaktaki kap kacak eşyalarından bulaşmaz. Keza frengi hastasının elbisesini giymek de hastalığın bulaşmasına yol açmaz.

Frengi belirtileri

Frengi belirtileri
Frengi belirtileri
Sifiliz toplamda 4 ayrı aşamadan oluşan bir rahatsızlıktır. Hal böyle olunca frengi belirtileri, hastanın hangi aşamada bulunduğuna göre değişiklik gösterebilir. Bazı vakalarda hastalar cinsel yolla bulaşan rahatsızlığa yakalanmış olsa da uzun yıllar boyunca herhangi bir yan etki gözlemlemeyebilir.
Sifilizin aşamalarını birinci, ikinci, üçüncü (latent) ve dördüncü (geç evre) olarak nitelendirebilmek mümkündür. Dolayısıyla “Frengi belirtileri ne zaman ortaya çıkar ?” sorusunun cevabı, hastanın içinde bulunduğu evreye göre değişiklik gösterebilir.

Birinci evre sifiliz

Hastalık bulaştıktan sonra 10 gün ile 3 aylık süre zarfında sifilizin ilk evre belirtileri vücutta ortaya çıkmaya başlar. Kasık bölgesindeki lenf nodlarının şişip büyümeye başladığını fark edebilirsiniz.
Peki frengi yaraları nelerdir ? Genellikle hastalığın ilk belirtileri küçük, acı vermeyen yaralar şeklinde ortaya çıkar. Doktorlar bu yaralara “Frengi çıbanı” der. Çoğu zaman da bakterinin vücuda girdiği bölgede çıban oluşumu gözlemlenir. Bu çıbanlar acı vermez ve rektum veya vajinanın içinde de saklı bulunabilir. Öyle ki frengi çıbanınızın olduğunu bilemeyebilirsiniz bile.
Frengi çıbanı kendi kendine 3 ila 6 hafta içerisinde iyileşecektir. Ancak bu, enfeksiyonun vücudunuzdan tamamen gittiği anlamına gelmez. Yalnızca sifilizin ikinci evresine girildiğine işaret eder.

İkinci evre sifiliz

İlk yaranın gözükmesini takip eden 2 ile 10 hafta içerisinde hastalarda aşağıdaki rahatsızlıklar belirebilir:
  • Ciltte rotaya çıkan küçük, kırmızı veya kahverengi döküntüler
  • Ağız, vajina veya anüs bölgesinde yaralar
  • Yüksek ateş
  • Kilo kaybı
  • Saç dökülmesi
  • Baş ağrısı
  • Aşırı yorgunluk
  • Kas ağrıları
  • Bezlerin şişmesi
Bu evrede acilen tedavi olmazsanız belirtiler kaybolsa dahi mutlaka geri gelecektir, ki bu da 1 yıl kadar sürebilir. Şanslıysanız ve belirtiler tekrar nüksetmezse bile enfeksiyon hala vücudunuzda canlı olarak kalmaya devam edecektir. Sifiliz daha da kötüleşecek ve cinsel partnerinizi de olumsuz etkilemeyi sürdürecektir.

Üçüncü evre sifiliz (Latent)

Bir önceki aşamada tedavi olmadıysanız, hastalık latent, yani gizli aşamaya geçmiş olabilir. Sifiliz rahatsızlığını taşıyan herkes bu evreye girmeyebilir. Eğer bu aşamaya girdiyseniz hastalığın hiçbir belirtisini göstermeden yıllarca hayatınıza devam edebilmeniz mümkündür. Öyle ki bazı vakalarda belirtiler hiçbir zaman tekrar nüksetmez. Ancak enfeksiyon hala daha vücuttan atılmamıştır, yalnızca son evreye doğru ilerliyordur.

Dördüncü evre sifiliz

Bu, hastalığın son ve en şiddetli evresidir. Enfeksiyonun vücuda girmesini takip eden 10 ila 30 yıl içerisinde etkisini gösterebilir. Kalıcı organ hasarı ve ölüm gibi hayati tehlikelere yol açabilen evrede görülen belirtiler şu şekildedir:
  • Beyinle alakalı (nörolojik) problemler
  • Kalp krizi
  • Beyin ve omuriliği saran membran tabakasının enfeksiyon kapıp iltihaplanması
  • Uyuşukluk
  • Sağırlık
  • Görme problemleri ve körlük
  • Ruh halinde değişiklik
  • Bunaklık
  • Kalp kapakçığı rahatsızlığı
  • Anevrizma (Baloncuk)
  • Kan damarlarının iltihaplanması


Bebeklerde frengi belirtileri nelerdir?

Bebeklerde frengi belirtileri
Bebeklerde frengi belirtileri
Cinsel yolla bulaşan hastalığı doğmamış çocuğunuza doğum esnasında bulaştırabilmeniz mümkündür. Doktorlar bu duruma konjenital sifiliz adını verir. Eğer tedavi edilmezse erken doğum veya bebek ölümü riski çok yüksektir.
Frengi hastalığı ile doğan bebekler çoğunlukla hiçbir belirti göstermezler. Bazılarının avuç içlerinde veya ayaklarında kurdeşen veya yara görülebilir. Sonuç olarak ise bebeklerin de bazı organlarında frengi hastalığından kaynaklı hasarlar ortaya çıkabilir.
  • Karaciğerin büyümesi
  • Sarılık
  • Burun akıntısı
  • Bezlerde şişkinlik
  • Kemik anormalileri
  • Beyin (nörolojik) problemler
Bu belirtilerin yanı sıra çocuğunuzda herhangi bir anormal akıntı, döküntü veya yara gözlemlediyseniz bir an önce çocuk doktoruna gitmeniz gerekir.

Frengi ne kadar yaygındır ?

Frengi ne kadar yaygındır
Frengi ne kadar yaygındır
Uzun zaman önce frengi halk sağlığını tehdit eden çok ciddi bir hastalıktı. Uzun vadede ölüme yol açabilen artrit, beyin hasarı ve körlük gibi yan etkilerin oluşumuna sebep olan frengi 1940’lı yılların sonuna doğru etkili bir şekilde tedave edilebilir hale geldi. Bunun sebebi ise bilim adamlarının antibiyotik penisilini keşfetmelerinden kaynaklıdır.
1990’lı yıllardan itibaren ise frenginin görülme oranı bir hayli düşmüştür. 2000’e geldiğimizde ise frengi, 1941’den beri en düşük görülme seviyesine inmiştir. Ancak sonraları 2005 ila 2013 yılları arasında ABD’de rapor edilen frengi vakası 8 bin 724’ten 16 bin 663’e kadar yükselmiştir. Hatta öyle ki 2014 yılında 19 bin 999 kişinin frengi hastalığına yakalandığı rapor edilmiştir.

Frengi nasıl teşhis edilir ?

Frengi teşhis
Frengi teşhis
Cinsel yolla bulaşan bir rahatsızlık olduğu için frengiyi ancak bu hastalığa daha önceden yakalanan birisiyle cinsel ilişkiye girdikten sonra yakalanabilirsiniz. Günümüzde antibiyotikler sayesinde frengi kolaylıkla tedavi edilebiliyor, ancak tedavi yöntemi uygulanmadığı takdirde rahatsızlığın ciddi yan etkilere ve sonuçlara yol açtığı da biliniyor.
Fiziksel muayene, genital bölgelerin kontrol edilmesi, çıban ve yaraların tetkiki gibi işlemlerin ardından doktorunuz frengi teşhisinde bulunabilir. Tabii kesin emin olmak için hastalara kan testi de yapılır. Birkaç gün içinde çıkan sonuçların ardından frengi teşhisi konulabilir.


Sifiliz testi nedir ?

Sifiliz testi
Sifiliz testi
Sifiliz testi toplamda iki aşamadan oluşur: Tanımlama ve doğrulama. Bu iki aşamada da kan, doku ve frengi yaralarından elde edilen sıvı örneklerinden faydalanılır. Kan test ile damarlarda dolaşan ve frenginin sebep olduğu enfeksiyona müdahale etmesi gereken antikorların varlığı ölçümlenir. Sıvı ve doku testlerinde ise T pallidum bakterisi aranır.
Laboratuvar ortamında cinsel yolla bulaşan hastalıklar testi (VDRL) veya rapid plasma reagin (RPR) testi sonucu sifiliz teşhis edilebilir. Sifiliz hastalığına yakalanan kişilerin vücudu bol miktarda antikor üretir, VDRL testinde de bu antikorlar kanda veya omurilik sıvısında aranır.
RPR testinde ise vücuda giren T pallidum bakterisinin yol açtığı hücre hasarı sonucu üretilen antikorlar aranır. Ancak bu antikorlar sifiliz haricinde başka enfeksiyonlar tarafından da üretilebileceği için, hastalarda VDRL ve RPR testinin beraber gerçekleştirilmesi tercih edilir. Test sonucunda T pellidum bakterisinin, yani sifiliz hastalığının varlığı net olarak ortaya çıkarılır.
Sifiliz hastalığını teşhi setmenin bir diğer basit metodu ise karanlık alan mikroskobu yöntemidir. Bu metod ile sifiliz sonucu oluşan yaradan alınan sıvıda T pallidum bakterisi aranır. Ancak her sifiliz hastasının vücudunda açık yaralar oluşmadığı için bu yöntemin kullanım alanı sınırlı olabilir. Öte yandan karanlık alan mikroskobu ile sifiliz teşhis edilememiş olsa da bateri halen daha vücutta varlığını sürdürebilir. Ayrıca testin başarısını etkileyen birçok etken vardır, mikroskopistin uzmanlık derecesi ve enfeksiyonun erken evrede olması gibi.
Sifiliz teşhisinde kullanılan en karmaşık test yöntemi ise floresans antikor testidir. FTA-ABS testi olarak da kısaltılan bu yöntemin başarılı olabilmesi için sifilizin ilk 3-4 haftalık evren evre içinde olması gerekir.
Hastalığın ortaya çıkmasını takip eden 1-2 haftalık süre zarfında kan testiyle sifiliz teşhis edilebilir. Ancak en yüksek isabet için hastalığın 3 aydır vücutta aktif olması gerekir.

Frengi nasıl tedavi edilir?

Frengi tedavi
Frengi tedavi
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ciddi rahatsızlıklardır. Eğer doktorunuz tarafından frengi olduğunuz yönünde teşhis konulduysa, size iyi ve kötü olmak üzere iki haberimiz var.
Öncelikle kötü haberle başlayalım: Eğer uzun yıllar boyunca frengi tedavisi almazsanız, bu hastalık kalp, kan damarları, beyin ve sinir sistemine ciddi hasarlar verebilir. Sifiliz, veya frengi, körlüğe ve felce yol açabilir. HIV (AIDS) hastalığına yakalanma ve başkalarına bulaştırma riskini arttırır. Zaman içerisinde vücudun organlarında oluşan hasar ölüme bile götürebilir. Ve elbette diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklarda olduğu gibi, tedavi olmadığınız takdirde frengi hastalığına partnerinize de bulaştırabilirsiniz.
İyi haber şu ki: Erken evrelerde frengi çok kolay bir şekilde tedavi edilip iyileştirilebilen bir hastalıktır.

Frengi tedavisi ilaçları nelerdir?

Frengi tedavisi ilaçları
Frengi tedavisi ilaçları
Toplam 4 farklı evreden oluştuğunu daha önce de belirttiğimiz frenginin her aşamasında antibiyotik penisilin kullanılır. Eğer bir seneden az bir süredir frengi hastalığına yakalanmışsanız, tek bir penisilin iğnesiyle tedavi olabilmeniz bile mümkündür. Ancak sifiliz bir seneden fazladır vücutta aktifse, bir penisini dozundan daha fazlasını almanız gerekebilir.
Evde kendi imkanlarınızla hazırlayabileceğiniz veya satın alabileceğiniz hiçbir bitkisel ilaç veya takviye sifilizi tedavi edemez. Hastalığın kesin ve tek çaresi antibiyotik kullanmaktan geçer.

Frengi tedavisi ne kadar sürer?

Bu sorunun net bir cevabı yok. Ancak hastalık henüz erken evredeyse birkaç ay içerisinde tedavisi mümkündür. Hastalığın evresine göre tedavi süreci uzayabilir.

Hamileyken frengi tedavisi olabilir miyim ?

Hamileyken frengi tedavisi olabilir miyim
Hamileyken frengi tedavisi olabilir miyim
Evet, özellikle hamileyken frengi tedavisi olmak çok önemlidir. Çünkü hastalığın fetüse veya yeni doğan bebeğe geçme riski çok yüksektir. Yine hamile kadınlara da doktorlar penisilin iğnesi yapar. Eğer penisiline alerjiniz varsa doktorunuz özel bir sürecin ardından anbiyotiği vücuda enjekte etmeyi başaracaktır.
Ancak tüm çabalarınıza rağmen cinsel yolla bulaşan bu rahatsızlığı fetüse veya yeni doğan bebeğinize bulaştırdıysanız, bunun aşağıdaki gibi çok ciddi yan etkileri olabilir:
  • Düşük (Bebek ölü doğar)
  • Doğum kusurları
  • Bebek ölümü
  • Katarakt
  • Sağırlık
  • Nöbet geçirme


Frengi tedavisinin yan etkileri

Frengi tedavisinin yan etkileri
Frengi tedavisinin yan etkileri
Penisilin iğnesi yapıldıktan veya diğer antibiyotikleri aldıktan sonra aşağıdaki yan etkiler gözlemlenebilir:
  • Yüksek ateş
  • Baş ağrısı
  • Kas veya eklem ağrısı
  • Mide bulantısı ve yorgunluk
Ancak bu yan etkiler çok ciddi değildir ve genellikle en fazla 24 saat sürer. Tedavinizi tamamladıktan sonra vücudunuza enjekte edilen antibiyotikler, frengiye yol açan bakteriyi öldürür ve bu hastalığın sebep olduğu yan etkileri giderir. Ancak bu tedavinin frengi yüzünden hasar alan organları iyileştiremeyeceğini de göz önünde bulundurmakta fayda vardır.

Frengi tedavisi sonrası süreç

Frengi tedavisi sonrası süreç
Frengi tedavisi sonrası süreç
Öncelikle hastaların tüm hap ve iğnelerini frengi rahatsızlığı tamamen ortadan yok olana kadar düzenli bir şekilde kullanması gerekir. Hatta belirtiler gözle görülmeyecek kadar giderilmiş olsa da doktorun verdiği tarihe kadar ilaçlar kullanılmalıdır.
Antibiyotiklerin beklendiği gibi frengiyi tedavi edip etmediğini anlayabilmek için doktorunuz kan testi yaptırabilir. Ayrıca bu esnada sizler de cinsel partnerinizden bu hastalığı taşıyıp taşımadığını öğrenmesi için test yaptırmasını isteyebilirsiniz.
Bu esnada doktorunuz “Ne olur, ne olmaz” diyerekten HIV testi yaptırmanızı talep edebilir. Ayrıca hastalığın tamamen iyileştiği kan testleriyle ortaya çıkarılana kadar cinsel ilişkiden kaçınmanız da şart.
Sonrasında tedavi görmüş olmanın bir daha frengi hastalığına yakalanmayacağınız anlamına gelmediğini, her zaman için güvensiz cinsel ilişkiden kaçınıp kondom kullanmak gerektiğini de aklınızdan çıkarmamanız tavsiye edilir.

Frengi tedavi edildikten sonra bir daha bulaşır mı ?

Frengi tedavi edildikten sonra bir daha bulaşır mı
Frengi tedavi edildikten sonra bir daha bulaşır mı
Evet, her ne kadar önceden tedavi almış ve hastalığı vücudunuzdan atmış olsanız da frengi hastalığına yakalanan birisiyle cinsel ilişkiye girdikten sonra yeniden bu rahatsızlığa yakalanabilmeniz mümkündür.
Ayrıca hastalığın en önemli belirtilerinden yaraları görmüyor olsanız dahi frengi olabilirsiniz. Çünkü bu yaralar bedenin içinde gizlenebilir. Bu sebeple frengi olduğundan şüphelendiğiniz biriyle cinsel ilişkiye girdiyseniz, bir an önce doktorunuzdan randevu almanız gerekir.
Teşhis aşamasında doktorunuz frengi testi yapmadan önce diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve cinsel hayatınızla ilgili sorular sorabilir.
Peki kimler sifiliz testi yaptırmalı ? Aşağıdakilerin mutlaka frengi testi yaptırması tavsiye edilir:
  • Eşcinsel ilişki yaşayan erkekler
  • Hamile kadınlar
  • Cinsel hayatı aktif HIV pozitif (AIDS) hastaları
  • HIV’e yakalanmamak için temas öncesi korunma ilacı kullanan kişiler

Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 5( 4 votes)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.