Böbrek üstü bezi | Böbrek üstü bezi kanseri | Böbrek üstü bezi hastalıkları

Böbrek üstü bezi

Böbrek üstü bezi Nedir ?

Böbrek üstü bezi Nedir
Böbrek üstü bezi Nedir

Adrenalin bezi olarak da bilinen böbrek üstü bezi, isimlerinden de anlaşılacağı üzere sağlıklı her insanın iki böbreği üzerinde bulunan küçük bez yapılardır. İnsan vücudunda hormon olarak da bilinen çeşitli kimyasalları üretip kan akışına karıştıran iki adet böbrek üstü bez vardır. Bu hormonlar insan vücudunun birçok organını etkileyebilir.

Böbrek üstü bezler nerededir ?

Her bir böbreğin üzerinde böbrek üstü bez bulunur, toplamda ise vücutta iki adet böbrek üstü beze vardır. Her bir böbrek üstü bez -yetişkin insanlarda- ortalama 4-5 gram ağırlığındadır. Böbrek üstü bezler gebeliğin altıncı haftasından itibaren bebeklerde oluşmaya başlar

Böbrek üstü bezi görevi nedir ?

Böbrek üstü bezi görevi nedir
Böbrek üstü bezi görevi nedir
Adrenalin bezleri iki ayrı parçadan meydana gelir. Bezin dış katmanına adrenal korteks, iç yüzeyine ise adrenal medula adı verilir. Böbrek üstü bezleri, “kimyasal ileticiler” olarak da özetleyebileceğimiz bir görevi üstlenen farklı hormonlar üretir. Bu hormonlar damarlar yoluyla vücudun farklı organlarına ulaşıp dokuların doğru ve olması gerektiği gibi çalışmasına yardımcı olur. Tüm adrenokortikal hormonlar kolesterolden imal edilen steroid bileşenlerdir.
Böbrek üstü bezi hormonları nelerdir ?” diye soracak olanlar için böbrek üstü bezlerde üretilen hormonları ise üç başlıkta toplayabilmek mümkün.
Mineralokortikoidler: Bu hormonların en önemlisi aldosterondur. Bu hormon vücuttaki tuz ve suyun dengesini kontrol altına alır, böylece kan basıncını, yani tansiyonu dengeler. Aldosteron hormonu salgılanmadığı zaman böbrek aşırı miktarda tuz (sodyum) kaybeder, bunun sonucunda da dehidrasyon denilen aşırı su kaybı ve düşük tansiyon gibi sorunlar baş gösterir.
Glukokortizoidler: En bilineni kortizol hormonudur. Bu hormon vücudun hastalıklara verdiği tepkiyi güçlendirir ve metabolizmayı dengede tutar. Ayrıca kortizol hormonunun bir görevi de vücudun depoladığı fazla yağ ve kası eriterek glukoz üretimini başlatmaktır. Keza kortizolun bir diğer önemli işlevi iltihabı gidermesidir.
Adrenal androjenler: Erkek cinsiyetinin ana hormonları arasında dehidroepiandrosteron (DHEA) ve testesteron yer alır. Her ne kadar etkisi çok fazla olmasa da bu hormonların çocuklarda erkek cinsel organının erken gelişiminde bir rol üstlendiği biliniyor. Keza ergenlik döneminde kadın vücudunun tüylenmesinden de bu hormonlar sorumludur.
Ön hipofiz bezi tarafından üretilen adrenokortikotropik hormon (ACTH) ise öncelikle böbrek üstü bezlerin salgıladığı glukokortizoidleri ve adrenal androjenlerin üretimini etkiler.
Son olarak adrenal medula ise katekolaminlerin üretiminden sorumludur. Katekolamin hormonları arasında adrenalin (epinefrin), noradrenalin (norepinefrin) ve küçük miktarda dopamin de bulunur.
Epinefrin: Daha çok diğer ismi adrenalin ile bilinen efinefrin, kalp atışının yanı sıra kas ve beyne giden kan akışını da hızlandırarak vücudun strese tepki vermesini sağlar. Karaciğerdeki glikojeni glukoza çevirerek de şeker dengesini ayarlar.
Norepinefrin: Noradrenalin olarak da bilinen bu hormon, epinefrin (adrenalin) ile birlikte çalışarak strese tepki verme noktasında devreye girer. Ancak vazokonstrüksiyon olarak da bilinen kan damarlarının daralmasına, bunun neticesinde de yüksek tansiyonun ortaya çıkmasına sebep olur.

Böbrek üstü bezi hastalıkları nelerdir ?

Böbrek üstü bezi hastalıkları nelerdir
Böbrek üstü bezi hastalıkları nelerdir
Primer hiperaldosteronizm olarak da bilinen aldosteron hormonunun fazla üretilmesi, en yaygın görülen böbrek üstü bezi hastalıklarının başında yer alır. Bu hastalık neticesinde kişilerde yüksek tansiyon görülebilir. Üstelik bu rahatsızlık kan basıncını kontrol altına almak için kullanılan tabletlere karşı da direnç gösterir. Yüksek tansiyon da kişilerde baş ağrısına ve görüş bozukluklarına yol açabilir.
Yapılan bazı araştırmalarda hiperaldosteronizm rahatsızlığının yüksek tansiyonu olan tüm insanların yüzde 5’ine kadar olan kısmında görülebileceği ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca tedaviye dirençli hipertansiyon hastalarının bu rahatsızlığa yakalanma riski daha fazladır.
Bazı nadir vakalarda böbrek üstü bezler ya çok aktif çalışır, ya da çok az çalışır. Glukokortikoid bağlantılı bu durum sonucu ortaya çıkan ana iki rahatsızlık ise Cushing sendromu ve Addison hastalığıdır.
Cushing sendromu böbrek üstü bezlerin çok fazla çalışması sonucu aşırı miktarda kortizol hormonu salgılamasıyla ortaya çıkar. Klinik bulgularda bu sendromun yol açtığı yan etkiler arasında derinin buruşması ve incelmesi, obezite, diyabet, psikolojik dengesizlikler, yüksek tansiyon, kas zayıflığı, kemik erimesi, yüzde aşırı tüylenme ve kadınlarda adet düzensizliği gözlemlenmiştir. Hatta çocuklarda yetersiz büyümeye de sebep olabilir. Ayrıca Cushing sendromundaz muzdarip hastaların açık yaralarının daha geç iyileştiği, enfeksiyonlara karşı daha duyarlı hale geldiği de biliniyor.
Addison hastalığı, diğer adıyla böbrek üstü bezi yetmezliği, isminden de anlaşılacağı üzere böbrek üstü bezlerinin yeteri kadar çalışmayıp vücudun ihtiyaç duyduğu hormonları salgılamaması sonucu ortaya çıkar. Böbrek üstü bezi yetmezliği akut veya kronik olarak gözlemlenebilir. Rahatsızlığın belirtileri arasında düşük tansiyon, yorgunluk, kilo kaybı, aşırı zayıflık (anoreksi), mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, tuz tüketme isteği ve düşük kan şekeri yer alır. Deri ve mukus membran tabakalarında pigment şeklinde nokta oluşumları gözlemlenebilir. Özellikle akut böbrek üstü yetmezliği tıbbi bir acil durum olduğu için hastaya ivedilikle teşhis konulmalı, kısa sürede tedavi altına alınması sağlanmalıdır. Dolaşım yetmezliğini tetikleyen bu rahatsızlığın en önemli belirtileri arasında karın ağrısı ve düşük kan şekeri yer alır.
Androjen hormonunun fazla üretilmesi ise nadiren görülür, ancak vücudun aşırı tüylenmesine ve kadınlarda adet düzensizliğine yol açtığı biliniyor.
Böbrek üstü bezi tümörleri ise çoğunlukla iyi huyludur, hormonların aşırı veya çok az üretilmesi noktasında ise herhangi bir etkileri yoktur. Zaten bu tümörlerin çoğu başka hastalıklardan dolayı taramaya girildiğinde tesadüf eseri ortaya çıkıyor. Böbrek üstü bezindeki tümör çok büyükse veya fazla hormon üretilmesine yol açıyorsa böbrek üstü bezi ameliyatı ile alınması gerekebilir. “Böbrek üstü bezi ameliyatı kaç saat sürer?” diye soracak olan meraklı hastaların ise endişelenmesine hiç gerek yok, çünkü ameliyat en fazla 1-2 saat içinde sona erer. Ancak bu tümörün büyüklüğüne veya operasyonun zorluğuna göre değişiklik gösterebilir.

Böbrek üstü bezi kanseri nedir ?

Böbrek üstü bezi kanseri nedir
Böbrek üstü bezi kanseri nedir
Böbrek üstü bezi kanseri genellikle bezlerin üst tabakasında yer alan ve adrenal korteks olarak da bilinen tabakada ortaya çıkan bir tümör neticesinde oluşur. Bu tümör iyi huylu veya kötü huylu olabilir. İyi huylu tümöre halk arasında böbrek üstü bezi kitle de denir. Böbrek üstü bezlerde oluşan kanserli tümörü adrenal kortikal tümör denir. Kanser olmayan iyi huylu tümöre ise adenom adı verilir. “Böbrek üstü bezi tümörü nedir?” veya “Böbrek üstü bezi kisti nedir?” şeklindeki soruların cevabını da böylece vermiş olduk.
Peki, böbrek üstü bezi tümörü neden olur? Böbrek üstü bezi kanserine yol açan tümörler, vücudun başka organlarında oluşan kanserin böbreğe sıçramasıyla da ortaya çıkabilir. Göğüs, mide, deri ve lemfoma gibi kanser türlerinin böbrek üstü bezlere sıçrama riski yüksektir.
Böbrek üstü bezi kanseri öldürür mü?” sorusuna cevap olarak “Evet, öldürme riski yüksektir. Ancak erken teşhis ve doğru tedavi ile kötü huylu tümörü ortadan kaldırabilmek de mümkündür” şeklinde cevap verilebilir.
Böbrek üstü bezi kanseri belirtileri her iki cinsiyete göre farklılık gösterebilir. Kanser belirtileri ise genellikle androjen, östrojen, kortizol ve aldosteron gibi hormonların böbrek üstü bezler tarafından aşırı miktarda salgılanmasıyla ortaya çıkar. Ergenlik döneminde insan vücudu ciddi bir değişim gösterdiği için bu yaş aralığındaki çocuklarda böbrek üstü bezi kanserini teşhis etmek çok daha kolaydır. Rahatsızlığın en yaygın belirtileri ise şunlardır:
  • Pubik, koltuk altı ve yüz bölgesinda aşırı tüylenme
  • Penisin veya klitorisin büyümesi
  • Erkek çocuklarında göğüs büyümesi
  • Kız çocuklarından ergenliğe erken giriş
Böbrek üstü bezi kanserine yakalanan hastaların yarısı, tümör iyice büyüyüp başka organları olumsuz etkileyecek hale gelene kadar bu rahatsızlığın farkında olmayabiliyor. Böbrek üstü bezi kanseri evreleri ise yetişkinlerde farklı şekilde gözlemlenebilir. Yetişkinler için belirtiler ise şu şekildedir:
  • Yüksek tansiyon
  • Yüksek kan şekeri
  • Aşırı kilo alımı
  • Düzensiz adet görme
  • Depresyon
  • Sık sık idrara çıkma
  • Vücudun kolayca morarması
  • Kaslara kramp girmesi

Böbrek üstü bezi kanseri neden olur ?

Böbrek üstü bezi kanseri neden olur
Böbrek üstü bezi kanseri neden olur
Şu aşamada bilim adamları böbrek üstü bezi kanserine neyin yol açtığını tam manasıyla keşfedebilmiş değiller. Ancak Amerikan Kanser Vakfı’nın yayınladığı rapora göre böbrek üstü bezi kanserlerinin yüzde 15’lik bir kısmı genetik bozukluklardan kaynaklı meydana geliyor. Ayrıca bazı diğer rahatsızlıklar da böbrek üstü bezi kanserinin gelişim sürecini tetikleyebilir.
Bunlar şöyle sıralanabilir:
Beckwith-Wiedemann sendromu: Vücuttaki organların aşırı derecede büyümesine yol açan bu sendrom, genelde çocukların dillerinin büyüyerek ağızlarına sığmamasına sebep olur. Bu hastaların böbrek üstü bezi kanserinin yanı sıra karaciğer ve böbrek kanserine yakalanma riski de fazladır.
Li-Fraumeni sendromu: Genetik olarak aileden geçen bu sendrom da birçok kanser türünün meydana gelme riskini artıran faktörler arasında yer alıyor.
Adenomatöz polip: Daha çok bağırsakları etkileyen ve kolon kanserine yol açabilen bu rahatsızlık, vücutta aşırı miktarda polip oluşumuyla etkisini gösterir. Böbrek üstü bezi kanserine yakalanma riskini de arttırır.
Tüm bunların yanı sıra sigara içmenin de böbrek üstü bezi kanserini tetikleyebileceği düşünülüyor, ancak bu iddia bilimsel olarak ispatlanabilmiş değil.

Böbrek üstü bezi kanseri nasıl teşhis edilir ?

Fiziksel muayene ve hastalık geçmişinin sorgulanmasının ardından doktorlar hastadan kan ve idrar numunesi alıp testlere başlayabilir. Bunun yanı sıra böbrek üstü bezi anjiyografisi, MR, CT, PET ve ultrason taraması ile birlikte hastanın böbrek üstü bezinden alınan parçaya biyopsi işlemi uygulanabilir. Kanseri teşhis etmenin en etkili yöntemleri bu şekilde sıralanabilir.

Böbrek üstü bezi kanseri nasıl tedavi edilir ?

Böbrek üstü bezi kanseri tedavisi
Böbrek üstü bezi kanseri tedavisi
Erken teşhis hemen her hastalıkta olduğu gibi böbrek üstü bezi kanserinin tedavisinde de önemli rol oynar. Doktorlar 3 farklı yöntemle böbrek üstü bezi kanserini tedavi edebilir.

Cerrahi müdahale

Hastaya adrenalektomi adı verilen prosedür uygulanır. Ameliyat ortamında böbrek üstü bezi alınır. Eğer kanser vücudun başka organlarına sıçramışsa cerrah, bezin etrafındaki kanserli doku ve lenf nodlarını da alabilir.

Radyasyon terapisi

Yüksek enerjili X ışınları yoluyla uygulanan radyasyon terapisi, kanserli hücreleri öldürerek yeni kanserli hücrelerin oluşumunu da engeller.

Kemoterapi

Kanserin hangi evresinde olduğuna göre değişmekle birlikte, hastalara önerilen en yaygın tedavi yöntemlerinden biri de kemoterapidir. Tedavi ile hastaya verilen ilaçlar, kanserli hücrelerin büyümesini engeller. Bu ilaçlar ağız yoluyla alınabileceği gibi şırınga ile damar veya kaslara enjekte de edilebilir.
Ayrıca doktorlar kemoterapinin yanında başka tedavi yöntemlerini de önerebilir.

Böbrek üstü bezi rahatsızlıklarına hangi bölüm bakar ?

Yukarıda yer alan rahatsızlıkların her birinin farklı ortaya çıkış hikayeleri ve tedavi yöntemleri vardır. Görüldüğü üzere böbrek üstü bezi hastalıkları çeşit çeşit. Hal böyle olunca “Böbrek üstü bezi hastalıkları belirtileri nelerdir?” sorusunun da tek bir yanıtı yok. Böbrek üstü bezi rahatsızlığına sahip olabileceğinden şüphelenen hastaların nefroloji polikliniklerinden randevu alarak doktora görünmeleri tavsiye ediliyor.

Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 5 ( 8 votes)

İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir