Biyokimya nedir? Biyokimya testi nasıl yapılır ?

Biyokimya nedir?

Biyokimya nedir ?

Biyokimya kısaca “canlı kimyası” anlamına gelir. Bilinen tüm canlıların (insan, hayvan, bitki, böcek, mantar, bakteri vs.) yapısını, bu yapıyı oluşturan maddeleri ve bu canlıların maddelerle ilişkili olan fonksiyonlarını incelemek için vardır. Bir maddenin o canlıdaki yoğunluğunu, normal seviyesini, o seviyenin altına inildiğinde ya da üstüne çıkıldığında bu durumun canlıya nasıl yansıdığını ayrıntılı bir şekilde araştırır. Bu araştırmalar sağlık sektörünün dışında da pek çok sektörün doğmasına sebep olur:
  • İlaç sektörü (Vücutta eksik görülen maddelerin yeri bu ilaçlarla doldurulmaya çalışılır.)
  • İlaçlama sektörü (Zararlı böcekleri uzak tutmaya ya da öldürmeye yönelik olan bu sektör, böceklerin kimyasından yola çıkarak hazırlanır. Hangi maddenin hangi böcek üzerinde toksik/zehir etkisi yapacağı bu biyokimyasal araştırmalar sonucunda ortaya çıkar.)
  • Gıda sektörü (Örneğin gıdaları daha uzun süre saklamaya yardımcı olan koruyucu maddeler üretilirken bu kimyasalların tüketime uygun olmasına dikkat edilir. Bunun sağlanabilmesi için insanların metabolizmasının iyi bilinmesi gerekir. Biyokimya bilim dalı ise bunun için vardır.)
Bu ve bunlar gibi pek çok sektör, doğrudan ya da dolaylı olarak Biyokimya bilim dalından etkilenir.

Biyokimya neyi inceler ?

Canlıya canlılık özelliği sağlayan her maddeyi, bu maddelerin birbirleri ile olan etkileşimlerini, bu etkileşimlerin canlılar üzerinde oluşturduğu fonksiyonel durumları ana hatları ile inceler. Biyokimya’nın genel yapı ve özelliklerini incelediği bazı temel elemanlar şu şekilde sıralanabilir:
  • Aminoasitler (Canlı organizmaların ana öğesini oluşturan maddelerin genel adıdır. Bu maddeler amin ve asit gruplarına sahiptir. Proteinleri oluşturan temel yapıtaşıdır.)
  • Proteinler (Aminoasitlerin bir araya gelmesiyle oluşmuş olan kompleks yapılı doğal bir maddedir.)
  • Enzimler (Vücut içerisindeki fonksiyonları hızlandırıcı etki yapan, tepkimeler oluşturan doğal bir maddedir.)
  • Karbonhidratlar (Canlıya enerji sağlayan organik bileşenlerdir.)
  • Lipidler (Lipid “yağ” anlamına gelir. Suda erimeyen bir maddedir. Vücuda enerji sağlar ve hücrelerde hatırı sayılır bir yer kaplar.)
  • DNA ve RNA (Canlıların kalıtım elemanlarıdır. Genetik kimliğimizin şifresi DNA’da barınır. RNA ise bu DNA üzerindeki şifreyi okumak, tercüme etmek ve bu şifreye uygun protein sentezini başlatmakla görevlidir.)
  • Vitaminler (“Suda çözünenler” ve “yağda çözünenler” olmak üzere 2 ana dala ayrılır. Hepsinin de temel görevi vücuttaki metabolik olayları düzenlemektir. Her türlü biyokimyasal reaksiyonda rolleri vardır.)
  • Hormonlar (Vücuttaki reaksiyonları başlatan elemanlardır. Latincede “endokrin” olarak isimlendirilir.)
Vücut içerisinde bu temel elemanların dışında kalan ve pek çok fonksiyonu üstlenen maddeler de vardır. Biyokimya bütün bu maddeleri ayrıntılarıyla inceler.
Klinik biyokimyada ise:
  • Sağlıklı ve hastalıklı bedenlerdeki biyokimyasal mekanizmaların arasındaki farkın nasıl oluğunu,
  • Hastalıkların ne şekilde önlenebileceğini,
  • Hastalıkların nasıl tanımlanabileceğini,
  • Bu hastalıkların nasıl tedavi edilebileceğini,
  • İdrar, gaita ve kanda biyokimyasal inceleme sonuçlarının tıbbi açıdan nasıl yorumlanabileceğini açıklar.

Biyokimya testi nasıl yapılır ?

Biyokimya testi bütün vücut sıvıları üzerinden yapılır. Bizim üzerinde durduğumuz konu ise kan ile ilgili olup  “klinik biyokimya” yani “hastalık biyokimyası” olmaktadır. Hastanelerdeki kan alma odalarında tüplere alınan kanlar etiketlenerek laboratuarlara ulaştırılır ve sırasıyla şu aşamalardan geçer:
  • Laboratuar tarafından bu numune kabul edilir.
  • Laboratuara gelen bu kan numuneleri santrifüj edilir. (Santrifüj makinesi, kan bulunan tüpleri yüksek hızda döndürerek kan içeriklerini yoğunluklarına göre birbirinden ayırır. Kan santrifüj edildiğinde en üstte kan serumu kalır. Orta tabakada yağ, en altta ise kan pıhtısı birikir.)
  • Santrifüj edilip ayrıştırılan kan tüpleri, istenen biyokimyasal bilgiye göre belirli bölümlere ve oradan da ilgili cihazlara gönderilir ve bu cihazlarla kan taraması yapılır.
Kan alma işleminden önce hasta en az 12 saat aç olmalı ve uykusunu iyi bir şekilde almalıdır. Bunlara uyulmadığı takdirde kan şekeri düzeyleri ya da diğer kan değerleri hatalı ve yanıltıcı sonuç verebilir. Kan numuneleri, hastadan alındıktan hemen sonra laboratuara ulaşmalıdır. Ulaşmadığı her saat, tüpün içerisindeki kanın şeker düzeyi bir miktar daha düşer. Bu da hastanın kan şekeri düzeyinin yanlış değerlendirilmesine sebep olur.

Biyokimya tüpünde nelere bakılır ?

Hastalardan alınan kanlar farklı tüplere dağıtılır ve farklı amaçlar için incelenir. Bu tüplerin kapakları farklı renklerde olur:
  • Kırmızı ve sarı kapaklı tüpler: İkisi de biyokimya testleri için kullanılır. Sarı kapaklı tüpün içerisinde, kanın serumundan daha hızlı ayrılmasını sağlayan bir jel bulunur.
  • Mor kapaklı tüpler: Tam kan sayımı (hemogram) testi için kullanılacak olan kan örneği bu tüpe alınır.
  • Gri kapaklı tüpler: Kan şekeri (glikoz) seviyesini ölçme çalışmaları yapılacak olan kan bu tüpe alınır.
  • Mavi kapaklı tüpler: Kandaki pıhtılaşma durumu bu tüpte araştırılır. (Koagulasyon)
  • Lacivert kapaklı tüpler: Vücut içerisinde fonksiyonu olan belli başlı elementler bu tüpte araştırılır. (Örneğin; bakır)
  • Siyah kapaklı tüpler: Pıhtılaşması önlenmiş olan kanın içerisindeki alyuvarların (kırmızı kan hücrelerinin), tüpün dibine çökme hızı bu tüpte belirlenir. Bu işleme sedimantasyon denilmektedir. Bağışıklığın ne durumda olduğu ya da enfeksiyon olup olmadığı bu test ile anlaşılabilir.

Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 4.89 ( 7 votes)
Etiketler

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Kapalı