Bipolar Bozukluk Nedir ?

Bipolar Bozukluk Nedir ?

Bipolar bozukluk nedir ?
Bipolar bozukluk nedir ?

“Manik Depresif Hastalık” ya da “İki Uçlu Bozukluk” isimleriyle de anılabilen bipolar bozukluk; birbirine zıt iki farklı ruh halinin dönemsel olarak yaşanması durumunu tanımlamaktadır. Fazla taşkınlık (manik dönem) ve fazla çökkünlük (depresyon) birbirini izlemektedir. Bu iki ruh hali bir yılda 6 ay manik 6 ay depresif olarak yaşanabileceği gibi, aynı gün içerisinde de yaşanabilmektedir. (Karma tip)

Tüm dünyada bipolar bozukluğun görülme ihtimali %2-3’dür. Genellikle 20’li yaşlarda başlayan bir süreçtir. Araştırmalar 3 bipolar hastadan 2’sinin bu durumu genetik yatkınlıktan dolayı yaşadığını kanıtlamıştır. Genetik faktörler dışında bipolar bozukluğun oluşma sebepleri şunlardır:
  • Beyinde hücreler arası sinirsel iletiyi sağlayan kimyasal maddelerin taşınmasında ya da seviyelerinde ortaya çıkan anormal değişikliklerdir. Bu değişiklik beyinde iletiyi bozar; kişinin duygusal durumunu, öğrenme kapasitesini ve belleğini altüst eder.
  • Psikolojinin kaldırmakta zorlandığı travmatik olaylar ve aşırı stres faktörleri de beynin kimyasını bozabilmektedir. ( Çok sevdiğin bir yakınının dehşet verici şekilde ölümüne şahit olma, rehin alınma, fiziksel ya da psikolojik şiddet görme, kimsenin fark edemediği bir yerde uzun süre hapis kalma, borçlar içindeyken işini kaybetme, çocuğunu kaybetme gibi durumlar travmatiktir ve ciddi stres unsurlarıdır.)

Bipolar Bozukluğun Yaşanma Riski Nedir?

Bipolar bozukluğun yaşanma riski nedir?
Bipolar bozukluğun yaşanma riski nedir?
Aileden ya da akrabadan bipolar bozukluğu olan kimse yoksa bu hastalığın yaşanma ihtimali %1-2’dir. Eğer 1,2 ve 3. Dereceden akrabalarda bipolar yaşanmışsa bu halde yaşanma ihtimali %7-8’e çıkmaktadır. Genetik açıdan birbirine tıpatıp benzeyen tek yumurta ikizlerinden birisinde bipolar yaşanmışsa, diğerinde yaşanma ihtimali %45-60 oranındadır. Bu istatistiklerden de anlaşıldığı üzere genetik yatkınlık bipolar bozuklukta önemli ölçüde belirleyicidir. Yaşanan ağır stres durumları ya da travmatik olaylar genetik yatkınlıkla birleştiği zaman, yaşanma ihtimali çok daha artacaktır.


Bipolar Bozukluk Nasıl Bir Hastalıktır ?

Bipolar bozukluk nasıl bir hastalıktır
Bipolar bozukluk nasıl bir hastalıktır?
Bir ânı bir ânını tutmayan; bir anda mantığa sığmayan ve olmayacak kararlar alabilen en az bir kişi ile karşılaşmışızdır. Genellikle bu durumdaki kişilerden uzaklaşırız; çünkü hayatımıza kattığımız insana güvenmek, onun hangi durumlarda nasıl bir tepki vereceğini kolaylıkla tahmin edebilmek isteriz. Ayakları yere basan, mantıklı düşünen, aklı başında kararlar alan ve sonucunu düşünerek hareket eden insanlar her zaman kazançtır. Tam tersi durumlarda sadece zarar görürüz. İşte tam bu mevzuda bipolar bozukluk yaşayan kişiler sosyal hayatında büyük bir hüsrana düşmektedir, çevrede kabul görmemektedir. Yaşanılan bu sosyal travmalar ister istemez psikolojide de yankı bulur ve tüm bu yankılar zaten psikolojisi bozuk olan kişileri madde bağımlılığına ya da intihara kadar sürükleyebilir. Bu yüzden bipolar bozukluk ciddi psikiyatrik hastalıklardan birisi olarak değerlendirilir ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
Bipolar bozukluk mevsimsellik gösterebilmektedir. Genellikle bu kişiler ilkbahar başlangıcından yaz mevsiminin sonuna kadar manik dönemi; sonbaharın başlangıcından kış mevsiminin sonuna kadar da depreson dönemini yaşamaktadır. Mevsim geçişlerinin en olumsuz yankıları bipolar bozukluk yaşayan hastalarda gözlenmektedir.
Bipolar bozukluğun tanısı çok zordur. Bunun sebebi manik dönemin sinsi seyrediyor oluşudur. İlk zamanlarda depresyon dönemi yaşanır, manik dönemi çok sonra ortaya çıkar. Bu dönemde hastaneye gidildiğinde direk depresyon tedavisi uygulanırsa işler manik dönem için daha karmaşık hale gelebilir. Tek başına depresyon ilacı manik ataklarının şiddetini besler ve kişi depresyon döneminden manik dönemine geçtiğinde taşkınlıklarını kontrol altına alma konusunda daha da zorlanır. Bundan dolayı teşhis konulmadan önce doktor hem kişinin kendisiyle hem de ailesiyle etraflıca durum değerlendirmesi yapar. Özellikle ailenin anlattıkları daha önemlidir; çünkü hastanın kendi durumuyla ilgili farkındalığı zayıftır ve doğru değerlendirme yetisini kaybetmiştir.

Bipolar Bozukluğun Belirtileri Nelerdir ?

Bipolar bozukluk genellikle depresyon (çökkünlük dönemi) ile başlar ve uzun süre de böyle devam eder. Hem ruhsal hem sosyal hem de ekonomik anlamda büyük çöküntüler yaşanan bir dönemdir. Belirtileri şunlardır:
  • Mutsuzluk
  • Hiçbir şeyden zevk alamama
  • Hayatın anlamını yitirmesi
  • Özgüven düşüklüğü
  • Karamsarlık, pişmanlık, suçluluk ve umutsuzluk
  • İştahta azalma ya da çok artma
  • Değersizlik hissi
  • Organik sebebe bağlı olmayan kas ağrıları ve gerginlik hissi
  • Ölmeyi isteme (İntihar girişimleri mevcuttur. Depresyonun klinik boyuta gelmiş halidir.)
Bipolar Bozukluğun Belirtileri Nelerdir
Bipolar bozukluğun belirtileri nelerdir?

Genellikle sonbahar ve kış aylarında yaşanan depresyon dönemi baharın gelmesiyle son bulur ve kişi hiç olmadığı kadar iyi hissetmeye başlar. Depresyondan “maniye” geçiş döneminde coşkulu ve üretken bir dönem yaşanmaktadır. İyi hissettiren ve olumlu görünen bir dönemdir. Hem aile hem de kişinin kendisi bu durumdan oldukça memnundur. Kişinin sosyal durumunda sıkıntı çıkarmaz, hatta düzeltebilir. Kişi bu haline güvenerek depresyon ilaçlarını bırakabilir ve üretkenliğine güvenerek pek çok sorumluluğu üstüne alınabilir. Bu döneme “hipomani dönemi” denir. Yani mani döneminin hafif yaşanan halidir. Kısa hipomani sürecinden sonra mani (taşkınlık) sürecine geçilir. En az depresyon kadar sıkıntılı ve tehlikeli bir süreçtir. Mani belirtileri şunlardır:

  • Birbiri ardını kovalayan kopuk düşünceler ve konuşmalar
  • Az uyuma ve uyuma ihtiyacını inkâr etme
  • Çok enerjik ve neşeli olma
  • Kendini diğerlerinden daha zeki, yetenekli ve üstün görme
  • Heyecana ve eğlenceye düşkünlük
  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Sonunu düşünmeden hareket etme (Aşırı ve bilinçsiz harcamalar yapma, araba kullanırken aşırı hız yapma, yapamayacağı işleri üzerine alma, çok fazla cinsel ilişkiye girme ve cinsel ilişkide riskli pozisyonlar deneme gibi…)
  • Hiçbir şeye tam anlamıyla odaklanamama
  • İşine gelmeyen bir durum olduğunda saldırganlaşma
  • Kavgalara kolaylıkla karışabilme ve ölümcül oyunlar oynama
Bazı ciddi durumlarda mani döneminde psikotik ataklar da görülebilmektedir:
  • Takip edildiğini sanma
  • Her şeyden şüphelenme
  • Hayali nesneler görme
  • Üstün özelliklere sahip olduğunu düşünme
  • Olmayan sesleri duyma
Bipolar Bozukluk NedirTaşkınlıklarla dolu bu mani dönemi, kişiye çok şey kaybettirmektedir. Yapılan bilinçsiz harcamalar kişiyi ve ailesini ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya bırakır. Aşırı tehlikeli davranışlar (hızlı araba kullanımı gibi) hem kendisinin hem de başkalarının hayatını tehdit eder. Kişiler dürtülerine göre hareket ettiklerinden pek çok kişiyle çok aktif şekilde cinsel ilişkiye girebilir. Bu da cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma riskini arttırmaktadır. Ayrıca bu taşkın dönemde muhatap olunan kişiler ileriki dönemlerde başa bela olabilmektedir. Bipolar bozukluğu olan ve mani döneminde olan hastalar yaşadığı şeyleri normal karşıladığından dolayı bu mevzuda ailelere çok iş düşmektedir. Daha büyük sorunların yaşanmaması adına aileler hastalarını gerekirse kliniğe yatırarak tedaviye hemen başlamalıdır.

Bipolar Bozukluk Teşhisi İçin Hangi Alan Doktoruna Gitmeli?

Bipolar bozukluk belirtilerini gösteren kişinin ruh halindeki dalgalanmalar endişe verici olabilmektedir. Bu nedenle zaman kaybetmeden doktor muayenesine gidilmesi önemlidir. Kişinin gitmesi gereken ilk doktor psikiyatri olmalıdır. Hem kimyasal yapınız üzerince inceleme yapacak hem de psikolojik sorununuzu teşhis edecek kişi psikiyatridir. Bunun yanında düzenli olarak kullanılması gereken ilaçlar olacağı için de psikiyatriye gidilmesi önemlidir.
Ayrıca yaşam kalitesini arttırmak, sosyal hayata devam edebilmek için psikolog desteği alınması gerekmektedir. Psikiyatrinin aksine ilaç yazma yetkisi olmayan psikologlar daha çok iletişim üzerinden tedavi yöntemlerini uygulayacaktır. Sosyal hayatınızı devam ettirmeniz, çevrenizle bağınızı devam ettirebilmeniz açısından psikolog desteği de oldukça önemlidir.
Psikologlar, bipolar bozukluğu olan kişilere haftalık, aylık ödevler vermektedirler. Günlük tutma, seyahat etme, kendini izleme ve takip etme süreci bunlardan yalnızca birkaçıdır. Bu ödevlerin yerine getirilmesi kişinin hastalığı psikolojik açıdan yenebilmesini mümkün kılmaktadır.


Bipolar Bozukluğun Tanısı Nasıl Konur?

Bipolar bozukluğun tanısı nasıl konur?
Bipolar bozukluğun tanısı nasıl konur?

Bipolar bozuklukta belirtileri takip etmek oldukça önemlidir. Kişi, iki ayrı zıt evrede iki ayrı uç belirtiler gösterecektir. Bu belirtilerden birkaçı arka arkaya geldiğinde muhakkak doktor muayenesi yapılmalıdır. Doktor kontrolünden sonra tanı konması çok daha kolay olacaktır. Muayenenin yanında bipolar bozukluk için özel bir tarama yapılmaktadır. Bunun yanında doktorunuz kişisel tıbbi geçmişinizi gözden geçirip ipucu arayacaktır.

Bipolar bozukluk üzerinde genetiğin oldukça önemli bir yeri vardır. Bu sebeple doktor ailenizin tüm üyeleriyle görüşecek, onların da tıbbi geçmişlerine göz gezdirecektir. Ruh halini etkileyebilecek başka bir hastalık olabilmesi ihtimaline karşı bir takım testler yapılacaktır. Fizyolojik testlerle beraber psikolojik testler de sonuçlandıktan sonra net bir teşhis konulabilmesi muhtemeldir.

Bipolar Bozukluk Tedavisi Nasıl Olur?

Bipolar bozukluk tedavisi nasıl olur?
Bipolar bozukluk tedavisi nasıl olur?

Ruh Sağlığı Uzmanı bipolar bozukluk tanısı koyduğunda hastanın durumuna ve sosyal konumuna göre uygun bir tedavi süreci belirler. Doktor her şeyden önce hastanın tehlikeli ataklarının önüne geçebilmek için “duygu durum dengeleyici ilaçlar” yazar. Hipomani, mani, depresyon ve karma süreçlerde bu dengeleyici ilaçlar hayat kurtarıcıdır. Böylelikle taşkınlık ve çökkünlük girdaplarında yaşanan maddi ya da manevi zararların önüne geçilmiş olur, durum kontrol altına alınır.

Hasta depresyon dönemine geçtiği zaman, doktor duygu durum dengeleyici ilaçlarla birlikte “antidepresif ilaçları” da tedaviye ekler. Bipolar bozuklukta antidepresif ilaçların depresyon döneminde tek başına kullanılması doğru değildir. Duygu durum dengeleyici ilaçlar kesinlikle bırakılmamalıdır. Bırakıldığı takdirde manik dönem daha şiddetli yaşanır. Hastalar o anki psikolojilerine güvenerek kendi kendilerine ilaç bırakmaya karar verme gafletine düşmemelidir. Bu, ömürlük bir tedavi sürecidir.
Hayal görmek, olmayan sesleri duymak gibi psikotik belirtilerin de görülebildiği ağır manik ataklarında doktor “antipsikotik” ilaçlar da yazabilmektedir. Nadir de olsa depresyon döneminde de psikotik belirtiler görülebilmektedir. Bu durumda antipsikotik ilaçlar koruyucu tedaviye eklenebilir.
“Psikoterapi” de bipolar bozukluğun tedavi sürecine dâhil edilir. Kişiler hem manik hem de depresif dönemlerde sosyal ve ekonomik açıdan oldukça can sıkıcı durumlara imza attığından; bu ek sorunların da en uygun şekilde çözülmesinde psikoterapistler yol gösterici olacaktır. Ayrıca stres ve atak kontrolü konusunda terapistler hastaları eğitmektedir. Bireysel terapiler uygulanabildiği gibi; gerekli görüldüğü durumlarda “grup terapisi” ya da “aile terapisi” de yapılabilmektedir.
Duygu durum dengeleyici ilaçlar, antidepresif ve antipsikotik ilaçlar etkilerini 1-2 hafta içerisinde göstermeye başlar. Bu etkiler görünmeye başlayana kadar doktor hastanın ataklarını yatıştırmak maksadıyla sakinleştirici ilaçlar yazabilmektedir. İlaçlar ağır yan etkiler gösterdiğinde ya da başka durumlar olduğunda hasta bunu doktoruyla paylaşmalıdır. Böylelikle ilacın dozu ya da çeşidi yeniden değerlendirmeye alınacaktır.
İlaç tedavisi ve terapinin yeterli gelmediği durumlarda Elektrokonvülsif Tedavi (EKT) yani şok tedavisi yapılabilmektedir. Şiddetli geçen ve baş edilemeyen depresyon ve manik dönemleri için hayat kurtarıcı olacaktır.

Bipolar Bozukluk Hastaneye Kaldırılmayı Gerektirir mi?

Bipolar bozukluk hastaneye kaldırılmayı gerektirir mi?
Bipolar bozukluk hastaneye kaldırılmayı gerektirir mi?

Bipolar bozukluk, kişinin hayatı boyunca destek almasını gerektiren bir hastalıktır. Bu nedenle önemli olan hastalığa karşı nasıl direniş gösterildiğidir. Tedavinin reddedilmesi, hastalığın inkâr edilmesi kişinin daha kötü hissetmesine, hastalığının ilerlemesine neden olmaktadır. Hastalığın ilk evrelerinde hastaneye yatırılma gibi bir durum söz konusu olmasa da sonraki evrelerinde durum ciddileşebilmektedir. Dolayısıyla kişinin kendine ve çevresine zarar vermeye başlaması hastaneye yatırılması için yeterli olmaktadır.

Bipolar bozukluğu olan hastalarda en sık görülen durum intihar eğilimidir. Kişinin kendini öldürmek istemesi zaman zaman yaralanmalara teşebbüs etmesi son evrelere gelindiğinin işaretidir. Dolayısıyla evde yalnız başına kalması veyahut 1-2 kişi tarafından bakılması kolay olmayacaktır. Bu gibi durumlarda doktorlarının da önerisi üzerine hastaneye yatırılması gerekmektedir. Hastaneye yatırılan kişi tedavi sürecine yeniden başlayacaktır. Sonucunda iyileşen hastalar olduğu gibi zamana ihtiyacı olan hastalar da olabilmektedir.


Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 5 ( 2 votes)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.