Bel ağrısına hangi bölüm bakar ?

Bel ağrısı nedir ?

Tıp dilinde bel ağrısı; lumbalji olarak ifade edilir. Yeryüzündeki en yaygın rahatsızlıklardan biridir ve görülme sıklığı bakımından baş ağrısından sonra ikinci sıradadır. İstatistiklere göre her 100 insandan 80’i, ömründe en az bir defa bel ağrısından şikayet etmektedir. Yaşam konforunu son derece olumsuz etkilediği gibi iş hayatından da kayıplara neden olan bu rahatsızlık, akut (ani) şekilde meydana gelebilir veya uzun süreli deformasyona bağlı olarak yavaş yavaş da kendini hissettirebilir.

Bel ağrısı neden oluşur ?

Bel ağrısı nedenleri arasında en sık görülen unsur fıtıktır. Fıtık, genetik bozukluklar veya çevresel koşullar neticesinde oluşabilir.
İnsanda omurgayı meydana getiren kemiklere omur adı verilir. Bel kısmında toplamda 5 adet omur vardır. Bağlar ve kaslarla birbirine bağlanan bu yapının iç kısmında ise, geneline omurilik adı verilen sinirler vardır. Her omurun birbirine bağlandığı kısımlara disk adı verilir ve bu diskler omurganın fiziki gücünün kaynağıdır. Disklerin içindeki yumuşak dokunun dışarıya doğru taşması sonucu fıtık meydana gelir; fıtığın sinirlere uyguladığı baskı sonucu da bel ağrısı görülür.
Omuriliğin bütün vücuda yayıldığı kısım bel bölgesidir. Eğer omurilik sinirlerinde bir yırtılma, bozulma veya zayıf gelişim durumu söz konusuysa ya da kas ve kemik dokularında bir iltihaplanma meydana gelmişse, bel ağrısı kendini gösterir.
Anatomik bozuklukların haricinde bel ağrısına neden olan başka faktörler de vardır. Eklemlerdeki rahatsızlıklar, kireçlenme problemleri, omurgadaki kanalın normalden dar olması, omur sayısındaki anormallikler, siyatik sinirlerinin sıkışık olması, kırıklar, kemik erimesi, tümörler ve kistler de bel ağrısına sebebiyet verebilir.
Şişman insanlarda bel ağrısı daha fazla görülür. Günlük yaşamında az hareket edenler ya da şoförlük ve masa başı işler gibi sürekli oturmak zorunda kalanlar da bel ağrısından daha çok yakınan kesime dahildir. Ayrıca egzersiz ve ağır kaldırma gibi nedenlerle bel kaslarını aşırı derecede zorlayanlar da bel ağrısından mustarip olabilir.
Akut bel ağrılarının önemli bir kısmı ağır yük kaldırırken yapılan yanlış hareketlerden kaynaklanır. Bu durumda uyulması gereken en önemli kural; ağırlığı sırta değil bacaklara vermektir. Kaldıracağınız nesneyle aranızdaki mesafe mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Eğer yük yerden alınacaksa, yere doğru eğilmek doğru olmaz. Hafifi çömelir vaziyette durup bacaklarınızı dizlerden kırarak yükü kaldırmaya başlamak daha sağlıklıdır. Yavaş hareket etmek, belinizi incitme riskini azaltır. Ayrıca dönerken, bel eklemlerinizi değil ayaklardan başlayarak bütün vücudunuzu döndürmeniz gerekir.
Ağırlık kaldırmak zorunda kalan kişilerin omurganın doğal pozisyonu olan “S” şeklini muhafaza etmeye özen göstermeleri önemlidir. Ağırlığı yere koyarken de bacaklar bükülerek zemine yaklaşılmalıdır. Yükü havada tutmak zorundaysanız, kollarınızı kendinize mümkün olduğunca yakın tutmanız gerekir. Bu sayede sırta çok daha az yük biner. Ayrıca ağır bir eşya sürüklenerek hareket ettirilecekse; itilmeye çalışılmalı, çekilmemelidir.
Stres bir ağrı tetikleyicidir. Mide ülseri veya böbrek yetmezliği görülen hastalarda da bel ağrısı normalden biraz daha fazla gözlemlenir.

Bel ağrısı belirtisi

Zorlanmaya ve uzun süre ayakta kalmaya bağlı olarak oluşan bel ağrılarında hastalar, genellikle günü takip eden 24-48 saat boyunca akut ağrılar hisseder. Ağrı, çoğunlukla belin kuyruk sokumuna yakın olan bölgesinde yoğunlaşır. Hasta, hareket ederken ya da yürürken ağrının arttığını söyleyebilir. Bu tip ağrılar bir hafta içinde kaslarda biriken laktik asidin azalması ve dokunun kendini onarması sonucu geçer.
Bazı vakalarda hastanın ani ve ters bir harekette bulunması sonucu bel ağrısı meydana gelir. İlk etapta yüksek şiddetle kendini gösteren bu ağrının kaynağı ise omurlarda kayma veya kas dokusunun yırtılması olabilir.
Bel ağrısının başka bir hastalığın semptomu (belirtisi) olarak değerlendirildiği rahatsızlıklarda ise ağrının tipine göre hareket edilir. Burada uzman hekimin muayenesi ve hastanın şikayetini dinlemesi sonucu bir yol haritası çizilmesi elzemdir. Örneğin romatizma kaynaklı bel ağrılarında hasta, ağrının hareket edince hafiflediğini ve gece saatlerinde en üst noktaya çıktığını söyleyebilir. Ayrıca bu hastaların büyük bir kısmı, uykudan bel ağrısıyla uyandıklarını ve gün içinde ağrının azaldığını ifade ederler.

Bel ağrısı nerelere vurur ?

Bel ağrısı; bacaklara, ayaklara ve esneye vurabilir. Özellikle omurilik veya fıtık kaynaklı ağrılarda bu yayılma daha sık görülür. Bazı hastalarda ağrı ile birlikte karıncalanma, uyuşukluk veya geçici his kaybı da oluşabilir.

Bel ağrısı neden bacağa vurur ?

Bel ağrısının bacağa vurmasının kaynağı çok yüksek ihtimalle fıtıktır. Hastalar, bel ağrısı ile birlikte kalçadan başlayıp dizin arka kısmında doğru inen hatta topuğa ve parmaklara kadar uzanabilen ağrılardan şikayet edebilirler.
Bel ağrısının bacağa vurmasının nedeni ise omur aralarında oluşan fıtığın bu bölgedeki sinir köklerine baskı yapmasıdır. Bu sinirler bacaklara doğru devam ettiği için bazen sadece bir tanesinde bazen de her iki bacakta birden ağrı meydana gelir.

Bel ağrısı doğum belirtisi midir ?

Hayır, bel ağrısı tek başına doğumu ya da erken doğumu müjdelemez. Hamilelikte, anne ve bebeğin kilo alımına bağlı olarak bel ağrıları görülmesi son derece doğaldır. Bu kilo artışı son haftalarda üst noktaya ulaştığı için kaslara binen yük de ağırlaşır ve anne adayının ağrıları da artar.
Hamilelik döneminde görülen bel ağrısı nedenleri içinde, geçici kemik erimesi de sayılabilir. Ayrıca annenin omurga sorunları varsa; hormon değişimlerine ve kilo artışına bağlı olarak ayyuka çıktığı da gözlenebilir. Sonuç olarak, hamilelikte bel ağrısı normal sürece dahildir ancak 2-3 haftadan uzun süren ve günlük yaşamı etkileyecek şekilde şiddetli olan ağrılarda mutlaka uzman bir doktora muayene olunmalıdır.

Bel ağrısı kaç gün sürer ?

Bel ağrısı eğer zorlanmaya, ani harekete veya yatak kaynaklı sorunlara bağlı olarak meydana gelmişse; genellikle 2-3 gün sürer. Ancak fıtık, iltihap veya farklı bir anatomik bozukluk nedeniyle oluşmuşsa çok daha uzun sürebilir. Bu noktada hastanın yaşam koşullarını değiştirmesi ve uzman doktor nezaretinde bir tedaviden geçmesi şarttır.

Bel ağrısına hangi bölüm bakar ?

Bel ağrısının tanısı için ilk olarak fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümü tercih edilmelidir. Çünkü burada hastanın ilk muayenesi ve gerekli testleri yapıldıktan sonra ağrının nedeni tespit edilerek yönlendirme yapılır.
İlk aşamadan sonra doğru soru, bel ağrısına hangi doktor bakar olur. Zira ağrılar eğer fıtık kaynaklıysa beyin ve sinir cerrahisi (nöroşirurji) uzmanına;  omurgasal bozukluk kaynaklıysa da ortopedi uzmanına görünmeniz gerekir.
Hekim, bel ağrısının teşhisini koyabilmek için hastanın fiziki muayenesinin yanında bir takım yardımcı tetkiklere de ihtiyaç duyar. Bunun için hastanın röntgeni ve MR’ı istenebilir. Ayrıca eğer fıtık tanısı konmuşsa, EMG (elektromiyelografi) isimli bir ölçüm yapılır. Amacı ise fıtığın yayılma alanını ve etkilerini gözlemlemektir.

Bel ağrısı tedavisi

Bel ağrısı için uygulanacak tedavi, hastalığın teşhisinden sonra kesinleşir. Hastalara genelde üç günlük istirahat tavsiye edilir. Uzman doktor tarafından verilen tavsiyeler ve reçete doğrultusunda devam edilmesi gereken bu tedavinin genel hatlarını çizmeye çalışalım.
  • İlaç Tedavisi: Hastanın şikayetlerini azaltmak ve günlük hataya adapte olmasını kolaylaştırmak adına oral veya harici olarak kullanılan ilaçlardan destek alınır. Flurbiprofen, deksketprofen ve naproksen sodyum gibi kimyasallar içeren ağrı kesiciler, tedavinin en önemli bileşenleridir. Ayrıca kas gevşetici özelliği olan fenprobamat ve klorzoksazon gibi maddelerden müteşekkil ilaçlar da kullanılır.
  • Fizik Tedavi: Bel ağrısının ana sorumlusu fıtıksa, hasta bir rehabilitasyon merkezinde tedavi edilir. Burada elektrik, ısı ve egzersizler yardımıyla uygulanan bir prosedür söz konusudur. Çoğu hasta haftanın belli günlerinde 1-2 saat süren ve toplamda 15-21 seansta tamamlanan bir işlemler bütününe tabii tutulur ancak bazı hastaların yatılı olarak tedavi edilmesi de gerekebilir.
  • Cerrahi Tedavi: Bel ağrısı için uygulanan tedavinin deyim yerindeyse son çaresidir. Fıtık veya anatomik bozukluk eğer ilaçla ya da fizik tedavi ile onarılamayacak seviyedeyse uzman cerrah tarafından operasyon yapılır.
Fıtık için yaygın olarak uygulanan üç çeşit cerrahi müdahale tipi vardır. Bunları endoskopik, mikrodiskoktomi ve açık diskektomi olarak sıralayabiliriz. Ameliyatın tipi, müdahale edilecek omurun yeri ve hastanın durumu göz önünde bulundurularak saptanır. Amaç, fıtık meydana gelen diskin temizlenmesi ve sinirlere yapılan baskının ortadan kaldırılmasıdır. Bu sayede bel ağrısı da kaybolur.

Bel ağrısı için krem isimleri

Öncelikle bel ağrısına hangi ilaç iyi gelir diye soranlar için en doğru cevabı uzman bir hekimin vereceğini belirtelim. Ancak birçok hasta tarafından denenmiş, etkisi konusunda hemfikir olunmuş ve reçetesiz de alınabilen bazı ilaçları paylaşmakta yarar var.
Bengay krem: Toplumumuzda kullanılan en yaygın bel ağrısı kremlerinden biridir. Sürüldüğünde ağrılı bölgede bir serinlik hissi uyandırır. Bunun nedeni ise içindeki mentoldür. Etken maddesi ise metil salisat olarak adlandırılan bir kimyasaldır ve bölgedeki damarların genişlemesini sağlayarak kan dolaşımını hızlandırır.
Muscoril merhem: Omurilik ve beyin kanallarına nüfuz ederek kaslardaki aşırı gerilmeyi azaltır. Tiyokolşikosid içeren ilaç, kas gevşetici grubundadır ve özellikle akut ağrılar için tercih edilir.
Flexo jel: Bir kas gevşetici türü olan etofenamat içerir. İltihap kaynaklı ağrılar için de kullanılabilen bu krem, zorlanmaya bağlı bel ağrıları için etkin bir çözüm sunar.  

Bel ağrısında nasıl yatılmalı ?

İlk olarak eskiden beri söylenen, “sert zeminde yatmak bel ağrısına iyi gelir” önermesinin bir şehir efsanesi olduğunu ifade edelim. Modern tıp, insan vücudunun fiziki yapısının mümkün olduğunca aynı kaldığı bir yatış pozisyonu tavsiye ediyor. Bunun için ne çok sert ne de çok yumuşak olan ortopedik özellikli yataklar tercih edilmelidir.
Bel ağrısı olan kişiler, kesinlikle yastıksız yatmamalıdır. Yastığın çok yüksek olması da önerilmez. Uyku pozisyonunuz ise kendinizi en rahat hissettiğiniz şekilde olabilir. Fakat dolaşım sisteminin rahat çalışması açısından en uygun olanı, sağ tarafa doğru dönüp bacakları karnınıza doğru hafifçe çekerek yatmaktır. Omurganın rahat etmesi için de önerilen yatış pozisyonu, sırtüstü olandır.
Yüzüstü yatmak, omurga açısından en kötü pozisyon tercihidir. Çünkü karın boşluğu zemine denk geldiği için omurganın destek alacak bir yeri kalmaz. Bu şekilde uyuyan hastalar genellikle sabahları bel ağrısıyla uyanırlar.
Bel ağrısından mustarip olan kişilerin uykudan önce açma-germe hareketleri yapması da tavsiye edilir. Vücudu çok zorlamayacak şekilde 5-10 dakika kadar egzersiz yapılabilir. Bununla birlikte kaliteli bir uyku için ortamın sessiz ve karanlık olması da önemlidir.

Bel ağrısına ne iyi gelir ?

Ağrıları nedeniyle günlük yaşamında problem yaşayan birçok kişi, bel ağrısına ne iyi gelir evde kendi yöntemlerimle ağrımı nasıl hafifletebilirim gibi sorular sormakta. Bel ağrısının tamamen ortadan kalkması için uzman hekim kontrolünde bir tedavi uygulanması şarttır. Ancak bazı noktalara özen göstererek ıstırabı minimuma indirmek mümkün.
Duruş Pozisyonunu Düzeltme: Toplumumuzda ekseriyetle otururken kambur bir hal alınır. Bu da orta ve uzun vadede omurların ve kasların yapısında bozulmalara neden olur. Vücudun dik bir konumda olması ve otururken arkada bir destek bulundurulması gibi basit önlemlerle omurga sağlığı korunur ve dolayısıyla bel ağrıları da azaltılmış olur. Sabit bir şekilde 45 dakikadan fazla kalınmamalı, mutlaka arada mola verip vücudun hareket etmesi sağlanmalıdır. Bu noktada 1-2 dakikalık kısa yürüyüşler idealdir.
Bel ağrısı konusunda pek fazla dikkate alınmayan unsurlardan bir tanesi de yürüyüş esnasında vücudun aldığı pozisyondur. Özellikle kadınlarda yüksek topuklu ayakkabıların yaygın ve uzun süreli kullanımı nedeniyle bel ağrıları gözlenebilir. Bunun nedeni vücudun ağırlık merkezinin bozulması ve omurgaya normalden daha dengesiz bir yük binmesidir.
Birçok insan bel ağrısını hafiflettiği için otururken bacak bacak üstüne atmayı tercih eder. Ancak bu duruş, kan dolaşımını olumsuz etkiler ve his kaybı, karıncalanma, uyuşma gibi sonuçlar doğurur. Otururken vücudun tüm uzuvlarının mümkün olduğunda doğal pozisyonunu koruması hedeflenmelidir.
Düzenli Egzersiz Yapma: Kas ve eklem sağlığı açısından her gün düzenli egzersiz yapmanın önemi çok büyüktür. Dolaşımı hızlandırır, kemiklerin daha dirençli olmasını sağlar. Yaşı veya fiziksel durumu nedeniyle hareket etmekte güçlük çeken hastalar bile oturdukları yerden veya yatarak çeşitli germe hareketleri yapabilirler.
Bel ağrısı için egzersiz önerileri içinde en kolay olanı yatarak yapılan ve alt kasları geliştiren hareketlerdir. Sırt üstü uzanarak dizlerinizi hafif bükük konuma getirip uygun pozisyon aldıktan sonra kollarınızı iki yanınıza açıp yere sabitleyerek kendinizi yerden yukarı doğru kaldırabilirsiniz. Bu egzersizi günde 2 kez 10’ar defa uygulamanız tavsiye edilir.
Düz zemine uzanıp sırtınızın altına bir tenis topu koyarak da egzersiz yapılabilir. Topun sırtınızda kalmasını sağlayacak şekilde yukarı-aşağı yönde hareket etmeniz, rahatlamanıza yardımcı olacak ve dolaşıma pozitif katkı yapacaktır.
Bel ağrısı için önerilen egzersiz yöntemlerinden biri de bacaklarınızı havaya kaldırmaktır. Düz zemine uzanarak bacaklarınızı bükmeden kaldırıp bir süre o şekilde kalmak, sırt kaslarının zamanla daha kuvvetli olmasına vesile olur.
Fazla Kilolardan Kurtulma: Vücudunuzdaki her fazlalık bel ve sırt kaslarınıza aşırı yük binmesi ve omurların zarar görmesi anlamına gelir. Bu yüzden ideal kilonuza ulaşarak bel ağrılarının azalmasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca protein ağırlıklı beslenme, kasların daha güçlü olmasına yardımcı olur.
Kaliteli Uyuma: Araştırmalara göre günde 7 saatten daha az uyuyan insanların omurga sağlığını kaybetme olasılığı daha yüksektir. Çünkü uyku; dolaşımı düzenler ve kasları rahatlatır. Gece saatlerini kapsayan 8 saatlik bir uyku, ağrılarınızı hafifletebilir.
Sıcak-Soğuk Kompres Uygulama: Bel ağrısından mustaripseniz dolaşımı hızlandırmak için kompreslerden yararlanabilirsiniz. Bir sıcak bir soğuk kompres uygulayarak bölgedeki ağrının daha kısa sürede iyileşmesi sağlanır.
Sigarayı Bırakma: Sigara tiryakilerinin kan dolaşımı konusunda problem yaşama olasılığı, içmeyenlere göre daha fazladır. Bu yüzden sigarayı bırakmak da ağrılarınız için olumlu bir adım olur.
Stresten Uzak Durma: Bel ağrısını azaltmak için psikolojik olarak rahat bir yaşam sürmek de önemlidir. Üzüntü, endişe ve korku gibi olumsuz duygular vücudun daha gergin bir hale gelmesine neden olduğu için ağrıları artırır. Uzman bir hekimden destek alınarak ve yoga gibi meditasyon yöntemlerinden yararlanılarak bu durumun önüne geçilebilir.

Bel ağrısı için beslenme önerileri

Dengeli beslenme, bel ağrısından korunmanın anahtar çözümüdür. Kas ve kemik dokusunun güçlenmesine ve dolaşımın düzene girmesine doğrudan etki eder.
  • Kalsiyum, kemiklerin dostu bir mineraldir. Yeşil fasulye, bamya, brokoli, lahana, tere, somon balığı, süt ve süt ürünlerinde yoğun bir şekilde bulunur.
  • D vitamini, kalsiyumun emilimini en iyi seviyeye çeker. Karaciğer, yumurta sarısı ve somon balığı yiyerek vücudunuza alabileceğiniz bu vitaminin en güçlü doğal kaynağı ise güneştir. Günde 20-30 dakika güneşlenmeniz tavsiye edilir.
  • Manganez içeren besinler de kemik oluşumuna ve sağlığına yardımcı olur. Özelikle gençlerin bol tüketmesi gereken bu mineral; tahıl ürünleri, baklagiller, ahududu ve istiridye gibi gıdalarda bolca mevcuttur.
Bel ağrısında taze meyve ve sebze tüketimi üst seviyeye çekilmelidir. Ayrıca kepekli ekmekler, tam tahıllı kraker ve gevrek türleri ile makarna da yenebilir. Fakat özellikle makarnada sos ve aşırı yağ kullanımından uzak durulmalıdır.
Vücuda aşırı kalori girmesi, zamanla bel ve karın bölgesinde yağlanmaya sebebiyet verecektir. Bu da bel ağrısına yapılan bir çağrı niteliğindedir.  Düz bir karın ve yağdan arınmış yan bölgeler, kilo nedeniyle meydana gelen bel ağrılarının önemli ölçüde azalmasını sağlar.
Bel ağrısı için önerilen bazı besin takviyeleri de vardır. Bunlardan ilki; ince bağırsakta sindirimi sırasına emilimi sağlanan çeşitli enzimlerdir. Papain, tripsin, bromelain ve kimotripsin gibi örnekleri olan bu enzimler, vücutta şişkinliği ve ağrıyı azalttığı araştırmalarca sabitlenmiş ürünlerdir ve tablet yoluyla hastalara verilir.
DL – Fenilalnin adı verilen bir tür doğal aminoasit türevi de bel ağrısının iyileşmesi için dışarıdan takviye edilebilir. Günde 1500 – 2500 mg alınması tavsiye edilen bu ürün, bir tür hormon olan endorfini parçalayarak ağrının azaltılmasına yardımcı olur.
Ağrıyı azaltmak için; B1, B6 ve B12 vitaminlerin de destek alınabilir. B1 ve B6’nın dozu, günde 3 kez 50-100 miligram iken B12 için önerilen günlük doz 250-500 mikrogramdır.

Bel ağrısı bitkisel çözüm

Söğüt Kabuğu: Kök kabuğundan yapılan ekstresinin içinde salisin adı verilen bir madde bulunan ve ağrıyı azaltmaya yardımcı olan bu drogtan (ilaç yapımında kullanılan bitki) toz halinde alınacaksa günde 1-3 gram, çayı içilecekse de gün de 250 ml’lik 2-3 bardak alınması tavsiye edilir. Çayını hazırlarken 5 gram kök kabuğu toz haline getirilir ve 250 ml suyun içinde yarım saat kadar kaynatılır ve süzülerek tüketilir.
Şeytanpençesi: Ağrı, iltihaptan kaynaklıysa şişliğin indirilmesine yardımcı olur. Kuru köklerinden elde edilen kapsüllerinden günde üç defa 500-1500 mg kadar alınabilir. Bel ağrısı akut şekilde gelişmişse standart ekstresinden tüketilmelidir.  Burada eğer ağrı çok şiddetliyse günde üç defa 800 mg alınabilir. Ağrı devam ettiği müddetçe dozu 200-400 mg aralığına düşürülerek günde üç kez almaya devam edilebilir.
Dulavratotu: Siyatik, romatizma ve bel ağrılarında kullanıldığı gibi şişkinliklerin inmesine de yardımcı olur. Kökleri ince ince kıyıldıktan sonra suya atılıp oda sıcaklığında 2-3 saat bekletilmelidir.  Ardından üstünü kapatarak 1 saat boyunca hafifi ateşte kaynatılmalı ve süzülerek içilmelidir. Çay halinde tüketilecekse günde üç fincan içilebilir. Ağrıyan bölgeye sürülmesi de uygundur. Bunun için de bir bardak suyun içine sıvı halindeki ekstresinden 10-25 damla ilave edilip karıştırılmalı ve ağrıyan yere masaj yapılarak sürülmelidir.
Kolşisin: Mutlak surette hekim kontrolünde kullanılmalıdır. Çünkü çok ciddi yan etkileri vardır. Acıçiğdem yumrularından elde edilen bir maddedir ve ağrılara karşı etkili bir çözüm sunar.
Kapsaisin: Kırmızıbiber ekstresinin içinde olan maddedir. İçeriğine katıldığı kremler, ağrının hafiflemesine yardımcı olur. Ancak kullanımı esnasında göze temas etmemesine özen gösterilmeli ve daha sonra eller bol suyla yıkanmalıdır. Kremlerin içindeki oranı ise % 0.025 ila 0.075 arasında olmalıdır.
Zerdeçal: Ağrı kesici bir özelliği olan korkumin ihtiva eder. 400-600 mg arası olacak şekilde, standart ekstresinden günde üç kez alınabilir. Karabiber ekstresi ile birlikte de kullanılabilir. Çünkü vücutta emilimi yetersiz kalabilmektedir.
Bel ağrısına iyi gelen yardımcı unsurlar içinde aromaterapiler de önemli bir yer tutar. Hardal, kekik, biberiye çam veya ardıçtan elde edilen uçucu yağlardan altı damlar küvet suyuna damlatılır ve bu suda bir süre beklenir.
Ağrıyan bölgeye kompres yapılırken de bazı aromatiklerden destek alınabilir. Sıcak suya batırılıp iyice sıkılan bir havluya birkaç damla papatya yağı damlatılarak bölgeye uygulanabilir. Ya da 3 tatlı kaşığı kadar keten tohumunu lapa haline getirdikten sonra içinde 5 damla uçucu yağ karıştırılabilir. Elde edilen karışım ağrıyan bölgeye on dakika kadar kompres şeklinde uygulanabilir. Ağrı geçene kadar her gün 2-3 kez tekrar edilmesinde bir mahsur yoktur.
Masaj yaparak ağrının azaltılması sağlanacaksa yine keten tohumu lapası kullanılabilir. İçine 2 damla buğday rüşeymi 6 damla uçucu yağ ve 10 ml kadar badem yağı ilave edilerek iyice karıştırılır. Daha sonra ağrıyan bölgeye masaj yaparak uygulanır.

Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 5 ( 3 votes)
Etiketler

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.