Astım nedir ?

Astım nedir ?

astım nedir - trakea
astım nedir – trakea
Bir solunum sistemi rahatsızlığı olan astım, akciğerde meydana gelen bazı olumsuzlukların neticesinde görülür. Hava yollarında şişme, daralma ve normalden daha fazla salgı üretimi gibi sebepler, astım hastalığını tetikleyen unsurlardır.
İnsan vücudunda nefes borusu trakea olarak adlandırılır. Bu organ ikiye ayrılır ve bir kısmı akciğere kadar ilerler. Bu yapıya bronş adı verilir. İki ana bronş vardır ve bunlar sağ ve sol bronş şeklinde ifade edilir. Bronşlar, alveol adı verilen hava keseciklerine hava iletilmesi görevini üstlenmiştir ve yapılarında düz kaslar vardır. Çeşitli nedenlerden dolayı bu düz kaslarda kasılma olursa bronşun çapı da buna bağlı olarak küçülür. Dolayısıyla daha az hava geçirmeye başlar. Sonucunda ise astımın en büyük işareti olan nefes darlığı meydana gelir.
Kaslarda meydana gelen kasılmalar, hastanın hırıltı bir şekilde soluk alıp vermesine ve istem dışı olarak öksürmesine sebep olur. Bazı durumlarda hemen müdahale yapılmazsa bilinç kaybı yaşanabilir. Tüm bu dışavurumlar genel olarak astım atakları veya astım krizi şeklinde ifade edilir.

Astım nedenleri

astım nedenleri
astım nedenleri
Astım hastalığı insanda nöbetler halinde görülür. Kısa süreli ve etkili bir şekilde meydana gelen bu nöbetlerin sebepleri aynı zamanda yaşanan problemin de kaynağının bulunmasına vesile olur. Tıbbi kayıtlardaki astım vakalarında en çok rastlanan astım türleri ve detayları şunlardır.
Alerjik Astım : Hastalığın en yoğun karşılaşılan örneklerini oluşturur. Havanın kirli olması, küf mantarları içermesi, sigara dumanının yoğunluğu gibi faktörlerden kaynaklanabilir. Ev hayvanlarının tüylerinin de astım krizlerine neden olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte çiçek tozları veya hamamböceği gibi bazı canlılara alerjisi olan hastalar da mevcuttur.
Egzersiz Kökenli Astım : Bazı hastalarda normalden biraz fazla efor sarf edildiğinde astım nöbeti meydana gelebilir. Kış aylarında hava daha kuru ve soğuk olduğu için çokça gözlenir.
Mesleki Astım : Çalıştığı ortamda solunum yolları için risk oluşturabilecek kimyasal madde, toz ve boya artıkları olan kişiler bu astım çeşidine yakalanabilirler. Çiftçiler ise pamuk ve küf mantarlarına maruz kaldıklarında problem yaşayabilir.
Astım neden oluyor sorusuna genetik bilimi çerçevesinde yaklaşıldığında, ailesel bir yatkınlık olduğu söylenebilir. Hastalık doğrudan alt soya geçmez ancak genlerinde olanların bu hastalığa sahip olma ihtimali daha fazladır. Kilosu fazla olan kişilerde de hastalık daha yüksek bir yüzdede görülür.
Bir sindirim sistemi rahatsızlığı olan reflü de astım hastalığının tetikleyicileri arasında sıralanabilir. Mideden ağza doğru gelen asitli sıvı, bronş kaslarında daralmaya neden olarak kişinin nefes almasını zorlaştırır.   

Astım belirtileri

astım belirtileri
astım belirtileri
  • Astım hastalığı belirtileri içinde en sık gözleneni nefes darlığıdır. Hasta, nöbet anında yeterli oksijeni alamadığı için ağzını açarak daha fazla hava almaya uğraşır.
  • Nefes darlığıyla birlikte seyreden öksürük de hastalığın karakteristik özelliklerindendir. Solunumun yetersiz olması öksürük başlatır. Bu durum vücudun savunma alarmıdır.
  • Astım hastalığında solunum hırıltılı ve ıslığa benzer bir sesle gerçekleşebilir. Ayrıca solunum normalden daha sık şekilde cereyan eder.
  • Hastanın yeterli derecede nefes alamaması boyun ve kaburga çevresindeki kasların çekilmesine neden olur. Göğüs bölgesinde ağrı oluşur ve bazı durumlarda hastanın oksijen seviyesi düştüğü için morarma meydana gelebilir.
Astım hastalarının yakınmaları gece saatlerinde daha da şiddetlenir. Nefes darlığı ve ağrılardan uyuyamayan kişilerde gündüz saatlerinde uykusuzluğa bağlı yorgun hissetme, dikkat dağınıklığı ve stres gözlemlenebilir.   
Kişiye astım başlangıcı tanısı konması için yukarıda belirtilen faktörlerin en az birini yaşıyor olması ve bununla birlikte çeşitli testlerin sonucunun da hastalıkla örtüşmesi gerekir. Muayene esnasında doktor akciğeri steteskopla dinlediğinde müziğe benzer bir ses duyarsa ve ardından yapılan deri ve kan testlerindeki değerler normal çıkmazsa astım hastalığından söz edilebilir.

Astım tedavi edilebilir mi ?

Astım hastalığının tam olarak ortadan kaldırılması mümkün değildir. Ancak hastanın şikayetleri ortadan kaldırılarak veya en aza indirgenerek hayatını normal seyrinde idame ettirmesi sağlanabilir.

Astım ilaçları

astım ilaçları
astım ilaçları
Doktor tarafından reçete edilen ilaçlar, hastada gözlenen belirtilerin önlenmesine yardımcı olacak şekilde düzenlenir. Buna göre tedavi kapsamında başvurulan ilaçlar şu şekilde özetlenebilir.
  • Kortizon İçerenler : Hastalığın tedavisinde en etkili yöntem olarak gösterilir. Hasta bu ilaçları sprey şeklinde kullanabileceği gibi inhaler ( burnundan içeri çekecek şekilde) olarak da kullanabilir. Örnek olarak, Mometazon, Budesonid, Beklometason ve Flunisolid gibi ilaçlar gösterilebilir. Kullanım amacı bronşlardaki şişkinlik ve kızarıklığı azaltarak hastayı rahatlatmaktır. Bu tip ilaçları kullanarak tedavi olan hastaların muhakkak ağızlarını çalkalamaları gerekir. Çünkü etken maddesi birikerek mantar enfeksiyonlarının oluşmasına neden olabilir.
  • Lökotriyen İçerenler : Bu tür ilaçlardaki etken maddeler, astıma neden olan alerjikleri baskılama özelliğine sahiptir. Yani kimyasal içeriği vesilesiyle vücudu normale döndürmeye yardımcı olan bir tedavi için kullanılırlar. Hastalığın belirtilerini 24 saat süreyle minimuma indirirler. Çok ender de olsa kullananlarda intihar düşüncesi, depresyon ve halisünasyonlar görülebilmektedir.
  • Beta Agonistler : Laboratuar ortamında üretilen bir tür kimyasal içeren bu tür ilaçlarda sıvı veya buhar haline getirilen madde solunum yoluna alınır. İnhalasyon adı verilen bu yöntemle alınan ilaçlar, bazı çalışmalara göre astım krizlerini tetikler niteliktedir. Genellikle etkisi uzun sürdüğü için tercih edilirler ancak kortizonlarla birlikte alınmaları gerekir. Budenosid ve Formoterol ya da Flutikazon ve Salmeterol ikilileri bu amaç için uygundur.
  • Atak Anında Kullanılanlar : Astım nöbeti geçiren hastaların kullanımına uygun olan bu tip ilaçlar, belirtileri azaltıp hastayı rahatlatır. Damar yoluna enjekte edilebilecekleri gibi bir buhar maskesinin içinde de hastaya verilebilirler. Albuterol, Pirbuterol ve Prednizolon gibi ilaçlar bu sınıfa örnek verilebilir.

Alerjik astıma neler iyi gelir ?

Hastanın geçirdiği astım nöbetleri eğer belirli bir alerjen maddeden ileri geliyorsa öncelikle bunun tespit edilmesi gerekir. Alerji testleri ile bunun saptaması yapıldıktan sonra hekim kontrolünde aşı tedavisi uygulanabilir. Bununla birlikte Omalizumab adı verilen bir ilaçla astım nöbetleri kontrol altına alınabilir. İlaç, bağışıklık sisteminin düzenlenmesini sağlar. Hastanın durumuna göre 2 ya da 4 haftada bir vücuda enjekte edilir.

Astımı tetikleyen faktörler

astımı tetikleyen faktörler
astımı tetikleyen faktörler
Astım hastalarının çevreye ve yaşam biçimlerine daha çok dikkat etmesi gerekir. Örneğin hava kirliliği, hayvan tüyleri, polenler, küfler, hamamböceği ve toz zerreleri gibi günlük hayatta çok sık karşılaştığımız faktörler nöbet geçirme ihtimalini yükselten öğelerdir.
Astım ataklarının daha sık tekrarlanmasına neden olan etmenlerden biri de hastanın ruh halidir. Stres ve yoğun duygu halindeki kişilerde nöbetlerin ortaya çıkması kaçınılmazdır. Ayrıca alerjik özelliği olan bir takım yiyecekler de astım hastaları için kötü sonuçlar doğurabilir. Karides, kuru meyve, şarap, bira, hazır gıdalardaki koruyucular ve işlem görmüş patates tüketiminde dikkatli olmak gerekir.
Reflü hastalarında mideden gelen asitli sıvının boğaza temas etmesi sonucu da nöbet oluşabilir. Kadınlarda ise adet döneminde astım atağı oluşma ihtimali artar.

Astıma iyi gelen yiyecekler

astıma iyi gelen yiyecekler
astıma iyi gelen yiyecekler
Sebze-Meyve : Astımın kaynağı alerjikse bazı yiyeceklerin düzenli tüketilmesi bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olduğu için nöbetlerin azalmasında etkilidir. Örneğin bol miktarda sebze-meyve yiyen kişilerde akciğer fonksiyonlarında iyileşme gözlenir. Bu iyileşme, astıma bağlı yakınmaların oluşumunu engeller.
Omega 3 : Hastaların tercih edebilecekleri gıdalardan biri de Omega 3 yağ asitleridir. En çok balıkta ve keten tohumunda bulunur. Balık alırken mümkün olduğunca soğuk sularda yaşayan türler tercih edilmelidir. Hamsi, sardalye, somon ve uskumru gibi balıklar bunlara örnektir. Büyük balıklar daha uzun süre yaşadıkları için vücutlarında ağır metal birikimi daha fazla olur. Bu yüzden hamsi ve sardalye gibi küçük balıklar daha sağlıklıdır. Ayrıca çiftlik balıkları farklı yöntemlerle beslendikleri için Omega 3 bakımından daha zayıftırlar.
Ek Bilgi : 100 gram uskumruda 2.3 gram Omega 3 bulunurken somonda 1.3 ve ringa balığında da 1.6 gram bulunur.
Keten tohumu da Omega 3 takviyesi olarak değerlendirilebilir. Yağından her gün 2-3 tatlı kaşığı alınması tavsiye edilir. Buzdolabında saklanması ve güneş ışığından uzak tutulması gerekir. Ayrıca kesinlikle pişirilmemelidir.
Astım şikayeti olan hastalar, Omega 3 ihtiyaçlarını karşılarken zeytinyağı tüketmeyi de ihmal etmemelidir. Çünkü zeytinyağının içindeki oleik asit adı verilen madde, Omega 3 yağ asitlerinin bozulmasına engel olur. Omega 3 kullanırken maksimum verim almak için günde 1-2 çorba kaşığı kadar zeytinyağı tüketilmelidir.
Askorbik Asit (C Vitamini) : Dışarıdan günde 1000 mg kadar alınabilir. Bronşlardaki iltihaplanmayı, ağrıları ve nöbetleri azalttığı gibi alerjik reaksiyonların oluşumunu da minimize eder.
Magnezyum : Günlük 300-400 mg kadar alındığında mineral seviyesinin normal düzeye çıkmasını sağlar. Çünkü astım hastalarındaki mineral değerleri normalin çok daha altında seyredebilmektedir. Magnezyum, bronşları rahatlatıp akciğerin daha iyi çalışmasına yardımcıdır. Eğer doktor uygun görürse ani gelişen astım krizlerini engellemek amacıyla damar yoluyla da alınabilir.
B6 Vitamini : Günde iki defa 50 mg olarak alınması, astım krizlerinin önüne geçilmesini sağlar. Çoğu astım vakasında vücudun B6 seviyesi normalin altındadır. B Kompleks olarak hazırlanan takviyeler kullanılmalıdır.

Astıma iyi gelen bitkiler

Efedra : 8 mg’lık üç doz halinde ve günde en fazla 24 mg tüketilmesi gereken bu bitki, mutlaka hekimin bilgisi dahilinde tedavi kapsamına alınmalıdır. Kalp ve beyin için ciddi yan etkileri olabilir.
Japon Eriği : Ülkemizde mabet ağacı yaprağı olarak da anılan bu bitkinin literatürdeki adı Ginkgo Biloba’dır. İçinde ginkgolid adı verilen bir madde vardır. Bu madde akciğerdeki bronşların enfeksiyonlar karşısında gösterdiği reaksiyonları azaltır. Günlük önerilen dozu maksimum 120 mg’dır ve üç eşit parça halinde alınmalıdır. Temin edilen türüne göre ağız yoluyla ya da nefesle çekerek kullanılabilir. Diğer ilaçlarla etkileşime geçme riski vardır. Ayrıca bağırsak problemleri, sersemlik ve baş ağrısı gibi yan etkileri gözlemlenebilir. Muhakkak doktorun bilgisi dahilinde kullanılması gerekir.
Piknogenol : En çok üzüm çekirdeğinde bulunan prosiyanidin adlı bir madde ile çam kabuğunun karıştırılmış hali olan bu takviye, astım hastalarının kullandıkları kortizon ilaçlarının etkisini artırmak için tercih edilebilir. İki parça halinde günde en fazla 200 mg alınması önerilen bu karışım çocuklarda günde 1 mg olarak derecelendirilmelidir.
Akgünlük : Latince adı Boswellia olan bu bitkiden günde üç kez 300 mg olarak alınabilir. Hastanın nefes alışverişini kolaylaştırır ve bronşlarda iltihap oluşumunun önüne geçer.
Lobelya Otu : Sigarayı bırakmak isteyenlere önerilen bu bitkinin içinde lobelin isimli bir madde vardır ve bu sayede balgam söktürücü etkisinden faydalanılır. Günlük 2 kez alınabilir ve dozu 975 mg olacak şekilde ayarlanmalıdır.
Palamut : Hazır olarak temin edilen ekstratından günde en fazla 500 mg kadar alınması önerilir. Bronş iltihabının giderilmesi ve akciğeri tıkayan mukusun azaltılmasında fayda sağlar. 12- 16 hafta süreyle kullanımı idealdir. Aşırı dozu ve tavsiye edilenden uzun süre kullanım karaciğere olumsuz yönde etki edebilir. Ayrıca hamile ve bebekli kadınlarla çocuklarda kullanımı uygun değildir.
Aslankuyruğu : Hamileler ve emziren kadınların uzak durması gereken bir diğer bitkidir. Midede gaz birikmesi sonucu oluşan spazmlarda, adetten kesilmelerde, menopoza bağlı şikayetlerde ve sinirsel çarpıntılar oluştuğunda kullanılabilir. Dozu konusunda net bir fikir birliği yoktur ancak bir tatlı kaşığı kadar kurusundan alınıp bir su bardağı kaynamış suya atılarak 10 dakika demlendikten sonra günde üç kez içilmesi önerilir.
Gurmar : Hindistan’da yaygın olarak kullanılan bu bitki astımla birlikte şeker hastalığı ve eklem iltihabının tedavisinde de tercih edilir. Bu nedenle fazla kilolu şeker hastalarının astım şikayetleri için önerilebilir. Hazır ekstresi alınacaksa günlük 200-400 mg arası tüketilebilir. Yapraklarından bir tatlı kaşığı kadar alınıp sıcak suda 10 dakika kadar demlenebilir. Günde 3-4 kez içilmesinde bir sakında yoktur. Aç karna olursa daha etkili olur ve tadı çok acı olduğu için limon ya da tarçından yardım alınabilir. Emziren ve hamile kadınlarda yan etkisine dair bir bulgu olmadığı için uzak durulmasında fayda vardır.
Meyan Kökü : İltihabın neden olduğu şişkinlik ve ağrı gibi sorunların giderilmesine yardımcı olduğu gibi iyi bir balgam söktürücüdür. İçinde glisirizin adında bir madde vardır. Bu maddeden günlük alınması gereken maksimum doz 125 mg olduğu için kullanımında buna göre bir ölçü belirlenmelidir. 5-10 gram kapsül veya ekstresinden 3 mg kadar alınabilir. Çayı yapılacaksa 250 ml su içine 1.5 gra kadar atılarak yavaş yavaş kaynatılır. 10-15 dakika kaynadıktan sonra 15 dakika bekletir ve süzülüp içilebilir. Meyan kökünün uzun süre kullanılması tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Çünkü vücuttaki inorganik madde dengesini bozar ve buna bağlı olarak tansiyon düşüklüğü ve ödem görülebilir. Ayrıca karaciğer ve böbrek rahatsızlığı olanların, hamilelerin, yüksek tansiyon hastalarının ve potasyum eksikliği olanların kullanımına uygun değildir.
Astım İçin Çay : Alıç Çiçeği, Oğulotu yaprağı ve Çuhaçiçeği kökünden 20’şer gram ve Ebegümeci kökünden 40 gram alınarak bir kabın içine konulur. Burada ince parçalar haline gelinceye kadar kıyılır ve karıştırılarak homojen bir dağılım elde edilir. Daha sonra bu karışımdan iki tatlı kaşığı kadar alınıp 150 ml kaynar suya atılır. Ağzı kapatılır ve demlenmeye bırakılır. 10 dakika sonra süzülür. Her sabah aç karna bir bardak içilebilir. Balgam inceltici ve iltihap giderici özelliği vardır. Yaşlı hastalar için çok faydalıdır. Mutlaka taze olarak tüketilmelidir. Ayrıca Çuhaçiçeği içerdiği için alerji ve bulantı gibi yan etkileri de görülebilir.

Astım hastaları için aromaterapi uygulamaları

Uçucu nitelikteki bitkisel yağlar kullanılarak astıma bağlı oluşan nefes problemlerinin giderilmesi sağlanabilir. Susam ve badem yağı gibi bir yağın içinde inceltilerek kullanılması gereken yağlar arasında kekik, bergamot, melisa, okaliptüs, lavanta, fesleğen ve selvi gibi bitkiler elde edilen örnekler sıralanabilir.
Hastalar, kuru öksürükten mustariplerse selvi, günlük ve lavanta yağlarından ikişer damla alıp kaynar su dolu bir kaba boşaltabilirler. Daha sonra kabın üstü havluyla örtülür. Kaynar suyun buharına karışan yağların aroması nefesle çekilir. (inhalasyon) 5-10 dakika yapılan bu işlem sonrası daha rahat nefes alınır.

Astım hastaları için öneriler

astım hastaları için öneriler
astım hastaları için öneriler
  • Alerjik astımı olan kişilerin bulunduğu ortamlarda hava temizleyicilerden yararlanılabilir. Bu sayede polenler, toz akarları ve nem oranı azalacağı için nöbetlerin de önüne geçilmiş olur. Eğer hava temizleyici kullanma imkanı yoksa polen mevsimi (ilkbahar başı) süresince evin pencereleri açılmamalıdır.
  • Halılar çok toz tuttuğu için ortamdan uzaklaştırılabilir. Onun yerine yıkanabilir zemin malzemeleri tercih edilebilir. Ayrıca çarşaf, yastık ve yorgan kılıflarının toz tutmayan malzemeden imal edilenleri kullanılabilir.
  • Mutfak ve banyonun düzenli olarak temizlenmesi küf mantarlarının oluşumunu en aza indirgeyeceği için astım hastaları için daha elverişli bir yaşam alanı oluşturulmuş olur. Bununla birlikte evin tamamı da haftada en az bir kez temizlenmelidir.
  • Kuru ve soğuk havalarda dışarı çıkılacaksa maske kullanılarak ağız ve burun kısmı örtülebilir. Bedeni zinde tutmak için küçük egzersizler yapılabilir ancak aşırı efor gerektiren hareketlerden kaçınılmalıdır.
  • Vücudun kilosunu korumak alınabilecek en iyi önlemlerden biridir. Fazla kilolar astıma davetiye çıkarır.
  • Astım hastalarının nefes egzersizleri yapması tavsiye edilir. vücudu rahatlatmak adına hipnoz, meditasyon ve duadan da destek alınabilir. Ayrıca akupunktur da astım tedavisinde kullanılan güvenilir bir araçtır.
  • Astım hastalarında reflü de tetikleyici olduğu için yastıklarının biraz yükseltilmesinde fayda vardır. Ense kısmına 15 cm kadar bir yükseklik kazandırıldığında mideden gelen sıvıların boğaza taşınması engellenebilir.

Astım göğüs ağrısı yapar mı ?

Astım hastalarının göğsünde ağrı olabilir. Bu durum hastalığın akciğer kaynaklı olmasının yanı sıra kaburga etrafındaki kasların normalden daha fazla kasılmasıyla alakalıdır. Hacmi düşen bronşlarda yeteri kadar oksijen muhafaza edilemediği için hasta ihtiyacı olan havayı alabilmek amacıyla daha derin nefes almaya çalışır. Ancak kaslara çok yüklenildiği için nefes alıp verirken acı duyulabilir.
Astım nedeniyle göğüste oluşan ağrının bir diğer nedeni de iltihaptır. Bronşlarda oluşan enfeksiyonla mücadele eden bağışıklık sistemi bu esnada hastanın ağrı duymasına neden olabilir.

Astım krizi öldürür mü ?

Astım krizlerine eğer tedaviye önem verilmemişse ya da yanlış bir metot izlenmiş ise öldürücü olabilir. Fakat burada aynı anda birkaç farklı husus devreye girer. Geçirilen astım krizi anında kortizon içeren spreylerden alınamamışsa, vücudun alerjik reaksiyon gösterdiği etmenlere uzun süre maruz kalınmış ve müdahaleye geç kalınmışsa ölüm riski artar.
Astım hastalığı günümüz koşullarında kontrol altında tutulabilen bir hastalıktır. Ölüm nedeni astıma bağlanana hastalar ise genellikle bu rahatsızlıkla birlikte başka sorunlarla da mücadele eden vakalardır. Örneğin kalp yetmezliği, yüksek tansiyon, böbrek rahatsızlıkları ve şeker hastalığı gibi astım dışı etmenler bu konuda ölüm nedeni oluşturabilir. Astım krizinin ölümle sonuçlandığı vakaların büyük bir kısmı yaşlı ve aşırı kilolu hastalardan oluşur.

Astım spreyi orucu bozar mı ?

Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde bulunan Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 22 Eylül 2005 tarihinde yayınladığı fetvaya göre, astım hastalarının kullandığı ağız yoluyla sıkılan spreyler orucu bozmaz. Hatta aynı tarihli fetvada bu hastaların oruç tutmayabileceklerine de yer verilmiştir.

Astım genetik midir ?

Astım genetik değildir. Ancak ailesinde bu hastalığın görüldüğü kişilerin yakalanma olasılığı daha yüksektir. Tıpta bu duruma ailesel yatkınlık denir. Özellikle alerjik astımı olan kişilerle birinci derecede akraba olanların ani bir sorunla karşılaşmaması için alerji testi yaptırmasına fayda vardır.

Astım bulaşıcı mı ?

Astım bulaşıcı bir hastalık değildir. Bulaşıcı hastalıkların kaynağı bakteriler ya da virüslerdir. Astım ise içsel bir solunum yolu rahatsızlığıdır ve akciğer üzerindeki bazı yapıların çeşitli nedenlerle normal görevlerini yapamamalarından kaynaklanır.. Fiziksel ya da cinsel temasla başka bir vücuda aktarılması söz konusu değildir.

Astıma hangi bölüm bakar ?

Astıma hangi bölüm bakar diye soran kişiler, alerji ve göğüs hastalıkları uzmanından randevu almalıdır. Hastanın dile getirdiği şikayetler baz alınıp gerekli görülen prosedürler uygulandıktan sonra hekim tarafından uygun tedaviye başlanır.

Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 5 ( 9 votes)
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.