Anemi nedir ?

Anemi (Kansızlık) nedir?

Anemi Nedir
Anemi (Kansızlık) nedir?

Anemi (kansızlık) ; kandaki hemoglobin miktarının düşmesi anlamına gelmektedir. Hemoglobin kaybı ile birlikte alyuvarın sayısında da azalma görülür. Bu da kanda eksiklik meydana getirir. Hemoglobin ; “demir” elementi başta olmak üzere azot, kükürt, oksijen, hidrojen ve kömür bileşiminden oluşan; kanın en kıymetli maddesidir.

Akciğerler ile organlar arasındaki oksijen ve karbondioksit alışverişini sağlayan hemoglobindir. Kırmızı kan hücresi olan “alyuvarlara” kırmızı rengini veren de bu maddedir. Bu kırmızılık demir elementi ile sağlanmaktadır. Demir elementi eksildiğinde hemoglobinin işlevi bozulacağından “demir eksikliği anemisi” oluşmaktadır.
Alyuvarlar ( bilimsel adıyla eritrositler ) kemik iliğinde üretilirler. Bu üretimi uyaran hormon ise “eritropoetin” adıyla anılır ve böbreklerden üretilir. Bu hormonla birlikte; kan hücresi üretiminde önemli yeri olan maddeler ve bulunduğu besinler şunlardır:
  • B12 vitamini (Deniz ürünleri, siyah et, yumurta, peynir)
  • Folik Asit ( Baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, narenciye, tahıllar)
  • Demir ( Yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı et, kabuklu deniz canlıları, sakatatlar, baklagiller, kuruyemişler)
Kan hücrelerinin ömürleri en fazla 3 aydır. 3 aydan sonra parçalanarak dalakta depo edilirler. Dalak; ölen kan hücrelerini zamanı geldiğinde kullanılabilecek hale getirmektedir. Aşırı fiziksel aktiviteler sonucu vücudun oksijen ihtiyacı arttığında dalak devreye girerek ortama daha fazla alyuvar gönderir. Böylelikle alyuvarlar aracılığı ile daha fazla oksijen vücuda taşınmış olur. Bundan dolayı dalakta herhangi bir sorun oluştuğunda kişiler yine anemi ile karşı karşıya kalabilmektedir.

Anemi neden olur ?

Anemi Neden Olur
Anemi neden olur

Böbreklerde herhangi bir sorun çıktığında “eritropoetin hormonun” üretilmesi aksayacağı için kemik iliği kırmızı kan üretimini gerçekleştiremeyecek ve kansızlık baş gösterecektir. Böbreklerde bir sorun olmadığı durumlarda ise kemik iliğinden şüphelenmek gerekmektedir. Anemi (kansızlık) sebeplerinin yelpazesi oldukça geniştir.

  • Enfeksiyonlar
  • Vitamin ya da mineral eksiklikleri
  • Kullanılan ilaçlar (Kanser ilacı, antibiyotik)
  • Hormon seviyelerinde dalgalanmalara sebep olacak durumlar (örneğin; hamilelik…)
  • Kanser ve kanser tedavileri
  • Herhangi bir organda çıkan fonksiyon bozukluğu
  • Bağışıklık sistemi hasarları
  • Kanamalar (adet kanamaları ya da yaralanma gibi…)
  • Kemik ve kemik iliği ile ilgili tüm sorunlar
  • Ağır kimyasalların solunması (böcek ilacı, çamaşır suyu…)
  • Hemoglobinde yapısal bozukluk (Genellikle kalıtsaldır.)
  • Dalakta şişme gibi pek çok durum anemi sebebi olabilmektedir.
Anemi NedirAneminin sebep olduğu kaynağa göre farklı isimlendirmeleri bulunmaktadır. Karşımıza çıkabilecek her hastalık anemi sebebi olabilir. Bundan dolayı, sayılamayacak kadar fazla anemi çeşidi vardır. Bu anemi çeşitlerinden en yaygın görüneni “demir eksikliğine bağlı anemi” olmaktadır. Enfeksiyonlara bağlı gelişen “kronik enfeksiyon anemisi” de yaygınlık açısından ikinci sıradadır. “Orak hücreli anemi” ise anemi çeşitleri arasında en ölümcül olanıdır. Kalıtsal bir kan hastalığıdır. Bu hastalığa sahip olanlar kendilerine iyi bakmazlarsa genellikle fazla uzun yaşayamazlar.
Burada kırmızı kan hücreleri yuvarlak ve esnek değil, orak şeklinde görünür. Bunun sebebi ise hemoglobindeki yapısal bozukluktur. Orak şeklindeki kan hücrelerinin ömürleri normal kan hücrelerine göre oldukça kısadır. Bundan dolayı vücutta kansızlık ve fazlasıyla oksijen açığı meydana gelir. Hayati fonksiyonların zarar görmesi için bu durum bile tek başına yeterli olabilmektedir. Ayrıca normal kan hücresi gibi esnek değildir. Kan damarlarına takılıp kalabilme ve önemli organlara kan akışına engel olabilme durumları da vardır.


Anemi belirtileri nelerdir ?

Anemi Belirtileri Nelerdir
Anemi belirtileri nelerdir

Kansızlığın sebepleri oldukça geniş olduğu gibi yaşanan belirtileri de kendine has değildir. Semptomlar hem kansızlığa sebep olan hastalıkla hem de kansızlığın kendisiyle alakalı görülebilmektedir. Kansızlıkta belli başlı bazı belirtiler şunlardır:

  • Halsizlik ve yorgunluk
  • Ciltte solgunlaşma
  • Önceden yapabildiği işleri yapamama
  • Merdiven çıkamama, çıkarken nefes darlığı geçirme
  • Ağır eforlarda çarpıntı oluşması,
  • Enfeksiyonlara eğilim
  • Konsantrasyon bozuklukları
  • Anlama bozuklukları
  • Uykuya eğilim
  • Aşırı üşüme ve titreme
  • Ellerde ve ayaklarda etkin şekilde soğuma
  • Büyüme ve gelişmede gerileme (Çocukluk çağındaki kansızlıkta görülür.)
  • Kil yeme isteği (Demir ve çinko eksikliğinde kil ya da toprağa karşı büyük bir yeme isteği duyulabilir.)
  • Tırnaklarda ve saçlarda kırılma
Kan testi tanıyı netleştirebilecek tek yoldur. Kanın tüm kimyasını ölçmek adına “komple kan sayımı” anlamına da gelen CBC testi uygulanmaktadır. Doktorlar kan değerlerinin yüksekliğine ya da düşüklüğüne göre bu durumun kaynağına inmek adına ek testler de isteyebilir. Anemide ferritin adı verilen demir depolayıcı proteinler düşük çıkmaktadır. MCV değeri ise yüksek ya da düşük çıkabilmektedir. Her iki durum da farklı anemi (kansızlık) türlerini tanımlamaktadır. (MCV: Kırmızı kan hücrelerinin hacmini ve boyutunu ölçen testtir. Normal aralığı 80-100 fL’dir. )
Anemi NedirMCV değerinin 100fL üzerinde olmasına “makrositik anemi” ya da “makrositer anemi” denilmektedir. Alyuvar hacminin normalden daha geniş olduğunu ifade eder. MCV değerinin yüksekliğinin en önemli 2 sebebi B12 vitamini ve folik asit eksikliğidir. MCV değerinin 80fL den az olması da “mikrositik anemi” durumunu tanımlar. Buna demir eksikliği anemisi de denir. Genellikle kadınlarda adet döneminde görülebildiği gibi; Böbrek yetmezliği , mide ülseri, basur gibi hastalıklarda da görülebilmektedir.
Retikülosit sayısı da Kan Tahlilinde önemli bir testtir. Kemik iliğinin yeterli derecede kan üretip üretmediği, aneminin hangi sebepten olabileceği retikülosit sayısı ile büyük oranda değerlendirilebilmektedir.
Kadınlarda kansızlığın çok daha yaygın olması adet döngülerinden kaynaklanmaktadır. Ancak adet döneminden sonra; yani Menopoz döneminde kansızlık şikâyetlerinin baş göstermesi genellikle ciddi bir durumun habercisidir. Erkeklerde kansızlık görülmesi ise hayatlarının her döneminde anormal ve ciddi bir durumdur. Kişilerin en kötüsünü düşünerek kan testi yaptırmalarında fayda vardır. Kan testi “Hematoloji Laboratuvarında” yapılmaktadır ve Dâhiliye Bölümü bu laboratuvara yönlendirmektedir.

Anemi tedavisi

Anemi Nasıl Tedavi Edilir
Anemi nasıl tedavi edilir

Anemi yaygın olarak demir, B12 vitamini ve folik asit yetersizliğine bağlı olarak geliştiğinden doktor gerek görüldüğü ölçüde bu açıkları kapatacak takviye ilaçlar verebilmektedir. Yan etkilerinin görülmemesi açısından demir ilaçlarını doktor mümkün mertebe düşük dozlarda uygulamaktadır. Ancak ciddi bir demir kaybı söz konusuysa ve vücut alerjen değilse en etkilisi iğne şeklinde uygulanan demir takviyesidir. Demir elementi C vitamini ile birlikte güçlü bir emilim göstermektedir. Bundan dolayı doktor C vitamini de önermektedir.

Böbrek yetmezliğine ya da kemik iliği hastalığına bağlı olarak gelişen anemiler de çok yaygın olmaktadır. Böbrek yetmezliği durumunda böbrekten hormon üretimi mümkün olmayacağı için, kan üretimini uyaran  “eritropoetin hormonu” dışarıdan takviye edilir. Kan değerleri korunurken bir yandan da anemiye sebep olan bu hastalıkların tedavisine başlanır.

Anemi hastalarında beslenme nasıl olmalı ?

Anemi hastalarında beslenme nasıl olmalı
Anemi hastalarında beslenme nasıl olmalı

Anemi sorunu yaşayanlar et ürünleri ile arasını daha sıkı tutmalıdır. İlaç takviyeleri doktorların pek tercih edeceği bir durum değildir; çünkü insanın canını sıkabilecek yan etkileri mevcuttur. (Dişte siyahlaşma, kabızlık, bulantı, kusma, hazımsızlık) Maddelerin mümkün olduğunca istikrarlı ve yavaş bir şekilde vücuda alınması kişiye uzun vadede iyi ve kalıcı sonuçlar aldıracaktır. Bunu sağlamanın en güzel yolu da beslenme şeklini değiştirmektir. Kişinin kendisine doğru alışkanlıklar kazandırması hayatının her anında aradığı sağlığı bulmasına yardımcı olacaktır.

Deniz ya da kümes ürünlerinin, büyük baş hayvanların etleri “hem demir” kaynağıdır. Hem demir; bağırsaklarda hızlı bir şekilde emilim gösteren demirdir. Bitkilerde “hem demir” bulunmamaktadır.
Yeşil yapraklı sebzeler ve baklagiller de demir kaynağıdır. Demir C vitamini ile daha iyi emilim göstereceğinden, demirden zengin besinlerle beslenirken limon, portakal gibi C vitamini içeriği yüksek besinleri de beraberinde tüketmek en iyi etkiyi alma konusunda yardımcı olacaktır.
Demir emilimini arttıran besinlerin yanında; aynı anda tüketildiği takdirde demir emilimini bozan gıdalar da mevcuttur. Yaygın olarak tüketilen çay, kahve, yumurta sarısı ya da soya proteini; demir emilimini bozan gıdalardandır. Bu gıdalar da vücut için önemlidir; ancak demir zengini bir öğünden 2 ya da 3 saat sonra tüketilmelidir.
Kişiler beslenme düzenini değiştirdiği gibi yaşam tarzını da değiştirmelidir. Anemiye sebep olacak etkenlerden mümkün olduğunca kaçınmalı ve sporu hayatın bir parçası yapmalıdır.


Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 5 ( 1 votes)
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.