Akdeniz ateşi nedir ?

Akdeniz ateşi nedir ?

Akdeniz ateşi, genetik geçişli bir hastalıktır. Aileden geldiği için ailevi akdeniz ateşi olarak da isimlendirilir. İngilizce olarak Familial Mediterranean Fever olarak geçer. Bunun için hastalığın kısa yazılımlarında AAA ya da FMF ifadeleri kullanılır. İsminden de anlaşılacağı gibi daha çok Akdeniz bölgesinde yaşayan kişilerde görülür. En sık Türk, Arap, Ermeni ve Yahudi kökenli insanlarda bu hastalığa rastlanır. Akraba evliliklerinde daha fazla görülür. Çünkü taşıyıcı olan kişilerde hastalık kendini belli etmez. Ancak genlerinde olduğu için iki taşıyıcı gene sahip kişinin çocuğunda bu hastalık ortaya çıkabilir.
Genetik olarak taşıyıcı anne babası olan ve kendisinde akdeniz ateşi hastalığı bulunan çocukların kardeşlerinde bu hastalığın bulunma ihtimali yüzde 25’tir. Yeni doğacak olan kardeşin tamamen sağlıklı olması da yüzde 25 oranında, akdeniz ateşi taşıyıcılığı olma ihtimali ise yüzde 50’dir.

Akdeniz ateşi kaç yaşında ortaya çıkar ?

Akdeniz ateşi nedir sorusundan sonra en çok merak edilen bir diğer soru, hastalığın kaç yaşında ortaya çıktığıdır. Akdeniz ateşi hastalığı, uzmanlar tarafından gençlik hastalığı olarak nitelendirilir. Nedeni, çocukluk ya da gençlik dönemlerinde daha fazla görülmesidir. Akdeniz ateşi hastalığı vakalarının yüzde 90’ı 5 ila 15 yaş arasında görülür. Geri kalan yüzde10’luk kısım ise yetişkinlik çağındadır.
Çocukluk ve gençlik döneminde ortaya çıkan akdeniz ateşinin etkileri, yetişkinlikte çıkana göre daha yüksektir. Ancak her şekilde dikkat edilmesi gereken bir hastalıktır. Kaç yaşında ortaya çıkarsa çıksın, kroniktir, ömür boyu sürer. Bu nedenle akdeniz ateşi tedavisi belirli sürelerde gerçekleşen ataklar için hastaların şikayetlerini azaltmaya yöneliktir. Hastalık atakları kişiden kişiye değişiklik gösterir.


Akdeniz ateşi belirtileri

Akdeniz ateşi hastalığının belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Genel olarak karın ağrısı ve ateş şeklinde belirti verir. Süresi 12 saat ile 72 saat arasında değişen ataklar şeklindedir. Bu ataklarda ilk olarak ateş görülür ve ardından karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, eklemlerde ağrı şikayetleri görülmeye başlar. Atağın ilk günü hastanın ateşi 40 dereceye kadar çıkabilir. Sonraki günlerde ateş daha düşüktür ancak ağrılar devam eder. Ailevi akdeniz ateşinde karın ağrısı karın zarının iltihaplanmasından kaynaklanır. Karnın belli bir bölgesinden yayılan bu ağrı çoğu zaman apandisit ile karıştırılır. Hastaların yarısında kalp zarı iltihaplanması da görülebilir. İltihaplanma akciğer zarında olduğunda göğüs kafesinde batma şeklinde ağrılar ortaya çıkabilir.
Akdeniz ateşi hastalığında eklem ağrılarına, şişlikler eşlik eder. Daha çok ayak bileği ve dizde eklem ağrıları ile birlikte şişlikler görülür. Zaman zaman spondilit ismi verilen iltihaplı romatizma türü de görülebilir. Nadir görülen bir hastalıktır. Akdeniz ateşi nasıl teşhis edilir sorusuna cevap olarak MEFV geninde mutasyona rastlanması verilebilir. Bunun dışında özel her hangi bir tetkik yoktur.

Akdeniz ateşi hangi bölüm bakar

Akdeniz ateşi hastalığı muayenesi için hastanın şikayetlerine göre doktor seçimi yapılabilir. Eğer hasta küçük yaşlarda ise çocuk hastalıkları uzmanları muayene ve tedavi ile ilgilenir. Yetişkinlerde ise romatoloji uzmanlarına başvurmak gerekir. Tedavi için en fazla kullanılan akdeniz ateşi ilaçları arasında kolşisin ilk sırada geliyor. İlaç, her hastada şikayetlerine göre farklı dozlarda uygulanabilir. Buna tedaviyi yapan kontrol eden doktor karar verir.
Ayrıca anakinra ve rilonasept ilaçları da akdeniz ateşi hastalığı için kullanılan diğer ilaçlardır. Bu ilaçlar ile akdeniz ateşi tedavisi mümkün mü sorusuna tam olarak evet cevabı verilemese de atakların şiddetinin hafiflemesi ve etkilerinin azalması için etkili oldukları belirtilebilir. İlaçların dışında hastalık ataklarını tetikleyici etkenlerin belirlenmesi ve bunlardan uzak durmak da önemlidir.

Akdeniz ateşi ne iyi gelir

Akdeniz ateşi ataklarını tetikleyici davranışlardan uzak durmak atakların süresi ve seyri için çok önemlidir. Her hastada farklı şekilde ortaya çıkan bu etkenlerden uzak durmak için de yine farklı yöntemler uygulanabilir. Akdeniz ateşi ataklarını tetiklemede ilk sırada stres yer alır. Stresten uzak durmak için düzenli spor yapmak, stres azaltıcı aktivitelerde bulunmak etkili olabilir. Aşırı strese bağlı atakların sıklaşması, hastaların tıbbi tedavilerinde stres azaltıcı ilaç kullanmalarını gerektirebilir. Bu tür ilaçların kullanımında da mutlaka doktorların verdiği ilaçlar ve dozları kullanılmalıdır.
Kesinliği her hangi bir bilimsel çalışma ile kanıtlanmamakla birlikte, bazı gıdaların da FMF ataklarını tetikleme özellikleri vardır. Kafeinli gıdalar, fındık, ceviz, fıstık gibi kuruyemişler bu besinlerden bir kaçıdır. Atak tetikleyici besinleri hasta, kendisi dikkat ederek belirleyebilir. Belirlenen bu yiyecek ve içeceklerden uzak durarak ataklara karşı önlem alınabilir. FMF hastalığı iltihabi bir hastalıktır. Bunun için vücutta iltihabi süreci tetikleyici özelliği bulunan besinlere karşı da dikkatli olunması gerekir. Hazır, işlenmiş gıdalar, şeker, kırmızı et, beyaz un gibi besinler ile gazoz, kola ve enerji içeceklerinden uzak durulması gerekir.


Akdeniz ateşi bitkisel tedavi

Nadir görünen bir hastalık olan Akdeniz ateşi hakkında çok fazla bilimsel çalışma yoktur. Ancak bazı takviyeler ve bitkisel önerileri akdeniz ateşi ataklarında ne yapılmalı sorusuna yanıt olarak verebiliriz.
İltihabi sürecin baskılanmasında etkisi olduğu için FMF ataklarında günde 2-3 gram balık yağı içeren kapsül alınabilir. Ayrıca 24 hastadan oluşan bir araştırmada hastaların her birine siberya ginsengi, meyan kökü, schizandra ve andrographis bitkisinin ekstraktralarını içeren standardize bir üründen günde 3 kere 4 tablet alınması ile hastaların atak süresinde, atak şiddetinde iyileşme olduğu görülmüştür.

Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 5 ( 10 votes)
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.