Aft neden olur ?

Aft nedir ?

Ağız içerisinde pamukçuk şeklinde oluşan derin ya da yüzeysel yaralardır. Halk arasında ağız içi yara diye olarak da bilinir. Ağız tabanı, dudak iç kısmı ve yanak iç kısımlarında oval şekilde ortaya çıkarlar. (Ağızın dil, yanak, damak, dişeti gibi her bölgesinde görülebilir.) Her yaşta, cinsiyet fark etmeksizin ortaya çıkabilen bu yaralar, bulaşıcı değildir. Yemek, içmek, konuşmak, yutkunmak gibi hayati olaylar konusunda büyük sıkıntılar çıkarır ve ağrılı semptomlar gözlenir.
Aftler, büyüklüklerine göre minör aft, majör aft ve herpetiform aft olarak üç gruba ayrılır. Minör aft grubu, büyüklüğü 1 cm’i geçmeyen yaralardır. Genelde 1 hafta içinde iyileşerek geçen bu yaralar, iz bırakmaz. Majör aft grubu, boyutu 1 cm’den büyük olan ağız yaralarıdır. Minör yaralara göre daha derin oldukları için iyileşirken iz bırakırlar. Bu yaraların iyileşmesi yaklaşık 1 ayı bulabilir. Minör ve majör aftlere göre daha az görülen herpetiform ağız yaralarında ise birden fazla yara ortaya çıkar. Bu yaraların sayısı bazen 100’ü bulabilir. Genel olarak büyüklükleri 2 mm’yi geçmeyen ağız yaraları birbirleri ile birleşerek daha büyük alanı etkileyebilir. İyileşme süresi majör aftler gibi 1 ayı bulabilir.

Aft neden olur ?

Ağızda çıkan yaraların verdiği rahatsızlık aynı olsa da nedenleri farklı olabilir. Bu yaraların bazıları hastanın yaptığı yanlış uygulamalar, bazıları ise hastalıklar ya da kullandığı ilaçlardan kaynaklanabilir. Kişinin dengesiz beslenmesi, aşırı yorgunluğuna bağlı vücut direncinin düşmesi ya da stres altında olması ağızda yara çıkması nedenlerinden bazılarıdır. (Dilde aft neden olur sorusunun cevabı genelde beslenme kaynaklıdır.)
Yanak ya da dil ısırmaları sebebiyle oluşan aft çok yaygındır. 5-10 güne kadar son bulduğu için genellikle doktora görünmeyi gerektirmez. Ağızda Aft neden olur ya da ağız yaraları neden olur sorusuna cevap bulabilmek için genelde şu sebepler incelenir.
  • Vücut fonksiyonlarının doğru şekilde çalışmasını sağlayan vitaminlerin eksik alınması ya da bir sebepten vücutta bu vitaminlerin eksilmesi (B12, B9, B3 vs)
  • Ağız içi mukozasının dengesini bozacak aşındırıcı gıdaların tüketimi (sirke, kola, gazoz gibi asitli içecekler, kimyasallarla dolu hazır gıdalar…)
  • Vücutta bazı elementlerin eksikliği ( Çinko, demir, kalsiyum gibi elementlerin eksikliği oluşan aftların daha ağrılı olmasına sebep olur.)
  • Ergenlik ya da hamilelik dönemlerinde yaşanan hormonal dalgalanmalar
  • Sigara veya alkol kullanımı
  • Anksiyete sorunları (Aşırı kaygı ve takıntı hastalıklarının genel adıdır.)
  • Yemekleri aşırı sıcak yemek, bir şeyler çiğnerken yanlışlıkla yanağı ya da dili ısırmak, balık kılçığı batması, sivri bir cismin ağız mukozasını tahrip etmesi gibi fiziksel travmalar
  • Alerjik reaksiyonlar
  • Bazı kullanılan ilaçlar da aft oluşumunu tetikleyebilir. Bu ilaçların kutuları içinde bulunan prospektüslerinde yan etkileri kısmında ağız yaralarına neden olabileceği açık şekilde belirtilir.
  • Ağız ve diş temizliği için kullanılan diş macunlarında SLS maddesinin olması da yaraların oluşması için zemin hazırlar. (Bunun için diş macunu seçerken SLS içerikli olmayan macunlar tercih edilmelidir.)
Nadir de görülse ağız yarası neden olur diye merak ettiğimiz ciddi hastalıklar da vardır. O ciddi hastalıklardan bazıları şunlardır:
AIDS (Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu) : Bağışıklığı bitiren ve vücudu her türlü hastalığa açık hale getiren AIDS hastalığının oluşmasındaki sebep HIV virüsüdür. Bu virüs sadece bilinçsiz ve korunmasız cinsel ilişki yoluyla bulaşmaz. Kan yoluyla ya da emzirme yoluyla da bulaşabilir. Ayrıca hamile bir anne de bu virüsü taşıyorsa çocuğuna da aktaracaktır. AIDS hastalığına sahip kişilerin yaklaşık %12’sinde aft oluşumu görülmektedir. (Bknz : Aids Belirtileri)
Ağız Kanseri : Pek çok sayıda ve yayılmış şekilde görülen aftlar ağız kanserinin erken dönem belirtilerinden olabilmektedir. Bu tip aft oluşumları ihmal edilmemeli ve bir diş hekimine başvurulmalıdır. Diş hekimleri yaraların yayılımına ve şekline göre bu yaraların kanserleşme olup olmadığı hakkında hastayı bilgilendirecek ve ona göre hastanelerin ilgili bölümlerine yönlendirmelerde bulunacaktır. Hemen önlem alındığı takdirde tedavinin başarıya ulaşma oranı yüksektir. (Bknz : Ağız kanseri nedir)
Helicobacter pylori : Ülsere hatta mide kanserine varacak kadar ciddi mide rahatsızlıklarına sebep olabilen bu güçlü ve inatçı bakteri türü, insanların yaklaşık %50’sinde bulunmaktadır. Bulaşıcı bir bakteridir. (Kusmuk, tükürük veya dışkıyla doğrudan temas halinde bulaşabilmektedir. İyi temizlenmemiş yiyecekler ve kirli havuzlar da bulaşma sebebidir.)  Bu bakteri vitamin (özellikle de B grubu vitaminlerinin) eksikliğine sebep olduğundan ağız içi yaralanmalarına zemin hazırlamaktadır. Vitaminler sinir sisteminin korunmasında, bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkilidir. Cilt sağlığına katkıda bulunur. Eksiklik durumunda bağışıklık zayıflayacağından aft oluşumu ihtimali önemli ölçüde artacaktır.
Behçet Hastalığı : 1937’de Türk Dermatolog “Hulusi Behçet” tarafından ilk kez tarif edildiğinden bu hastalığa “Behçet Hastalığı” ismi verilmiştir. Nedeni tam olarak açıklanamayan ancak büyük oranda genetik olduğu düşünülen iltihaplı bir romatizmal hastalıktır. Bu iltihaplar kemik dokusunda, damarlarda, sinirlerde, gözlerde ve deride oluşabilir. Ağızda ve cinsel organda sürekli tekrarlayan yaralara sebep olur. (Bknz : Behçet hastalığı nedir)


Bebeklerde aft neden olur ?

Bebeklerde aft neden olur sorusunun yanıtı tam olarak bilinmemekle birlikte genetik yatkınlık ve henüz tam gelişmemiş bağışıklık sisteminden kaynaklandığı tahmin edilir.

Ağız yaraları hangi vitamin eksikliğinden olur ?

Ağız yaraları hangi vitamin eksikliğinden olur ya da aftler için hangi vitamin takviyesi alınabilir sorusuna cevap olarak B vitaminini verebiliriz. Hastada bulunan eksikliğe göre günlük alınması gereken doz, doktor tarafından belirlenip verilebilir. (Alınması gereken vitamin dozunun dışında kullanılması, farklı sağlık sorunlarına neden olabilir.)

Ağız yaralarına ne iyi gelir ?

Ağız yaraları için şifalı bitkiler ve ilaç tedavisi uygulanabilir. Bu tedaviler sırasında aşırı soğuk, sıcak, acılı ve baharatlı besinlerden uzak durulması, yaraların daha çabuk iyileşmesini sağlayacaktır. Aşağıda Aft Tedavisi başlığı ile Ağız Yarası Bitkisel Çözüm başlıklarında detayları okuyabilirsiniz.


Aft tedavisi

Ağız içi yarasının sebebi tedavi sürecini belirleyecektir. Yaygın olarak yanak ya da dil ısırmak gibi fiziksel travmalardan sonra aft görülür ve en geç 10 güne kadar geçer; ancak vitamin ve element eksikliğine bağlı bir aft oluşumu söz konusuysa ya da alerji kaynaklıysa; bu halde vitamin eksikliğinin giderilmesi ya da alerji semptomlarını normale döndüren ilaçların kullanılması bu sorunu çözecektir.
Ağız kanseri ya da Behçet Hastalığı gibi ağır hastalık belirtileri olarak ortaya çıkan aft, genellikle ağzın içinde yayılmış olur, çok sık tekrarlar ve baş etmesi zordur. Asıl sebep çözüldüğünde yaralar iyileşmeye başlayacaktır. Ancak bu süreçte ilerlemesini durdurmak adına; tüketilen gıdalar ve ağız bakımı konularında çok hassas davranılmalıdır.
Aft oluşumuna sebep olacak herhangi bir fiziksel travma (yanma, ısırma gibi…) yoksa, yapılan tetkiklerin sonucunda herhangi bir bulguya rastlanmadıysa bu durumda hastanın stres altında olduğu düşünülür. Bu tür aft oluşumları ağzın içinde yaygın değildir ve genelde 5-10 güne tamamen geçer. Bazı rahatlatıcı yöntemlerle aftın acısını dindirmek ve daha hızlı bir şekilde iyileşmesini sağlamak mümkündür.  Bu tavsiye ve yöntemlerden bazıları şunlardır:
  • Öncelikle ağız bakımı konusuna çok dikkat edilmelidir. Aftın içinde ve etrafında kümelenmiş bakterileri bertaraf etmek iyileşme sürecini hızlandıracaktır. Dişleri fırçalamak, diş ipi ile dişlerin arasını temizlemek ve gargara yapmak (Chlorhexadine gargara) ağız bakımı konusunda yeterlidir.
  • Şekerli ve asitli gıdalar bu süreçte tüketilmemelidir. Asitler dokuyu daha çok tahrip eder, şekerler ise ağız içindeki bakterilerin beslenmesine sebep olur. Aft geçene kadar bu tür gıdalara ara verilmelidir.
  • Anestezik (uyuşturucu etkili) ya da kortizon içerikli kremler ya da spreyler ağrının rahatlamasını sağlayacaktır. Ayrıca tahrip olan dokuyu besleyen, doktorun önerebileceği jeller de mevcuttur. Anestezik ilaçlar yemekten bir süre önce sürülür. Böylelikle yemek yerken acı hissetme durumu hafifletilmiş olur. (kortizon; böbreküstü bezler tarafından üretilen bir hormondur. Stres anında salgılanmaktadır. Stresin yıkıcı etkisini önlemede ve bağışıklığı canlı tutmada görevlidir. Stresin uzun süre devam etmesi durumunda ise zararlı etkileri ortaya çıkmaya başlamaktadır.)
  • Asitliği azalttığından dolayı su ve karbonat karışımlı kremler aft olan bölgeler için önerilmektedir. Yine tuz ve su karışımlı gargara da asitliği azaltacaktır.
  • Aşırı baharatlı ya da acılı yemekler aftın daha da büyümesine sebep olabilmektedir. Yara geçene kadar acıdan uzak durmak en uygunudur. Yoğurt ya da süt gibi yatıştırıcı gıdalar tercih sebebi olmalıdır.
  • Yemekler yeterince ılıklaşmadan yenmemelidir. Biraz bile sıcak olduğunda bu sıcaklık aft olan bölgede ciddi acılara sebep olur ve yarayı daha da kötüleştirir.
  • Ağır durumlarda doktor antibiyotik ile tedavi yoluna gidebilir. Herhangi bir yöntem denerken doktora danışmakta fayda vardır.

Ağız yaraları ilaçları

Ağızda çıkan yaralara ilaç olarak ağrı ve acı hafifletici ağız yara kremi ve losyonları kullanılabilir. Ayrıca antiseptik solüsyonlar kullanılarak açık haldeki yaranın mikrop kapması engellenebilir. Karbamid peroksid ve klorheksidin içeren solüsyonların günde 2 kere gargara şeklinde uygulanması yaraların daha az acı vermesini ve daha çabuk iyileşmelerini sağlayacaktır. İlaçların üzerinde yazdığı şekilde ölçek ile ağıza alınması ve en az 1 dakika kadar ağız içinde gargara yapılması yeterlidir.
Ağız yaralarının tedavisinde kullanılan bir başka ilaç ise Carafate isimli sıvı losyondur. Bu sıvı losyon yara üzerine sürülüp yapışarak koruyucu bir tabaka oluşturur. Bir şeyler yerken ya da içerken yaranın minimum şekilde etkilenmesini sağlar. Çok şiddetli ağız yaralarında ise tablet şeklinde kortikosteroid olan prednizon içeren ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçların her biri doktor kontrolünde alınmalı ve mutlaka doktorun belirttiği dozajda kullanılmalıdır.

Ağız yarası bitkisel çözüm

İlaç kullanmadan ağız yarası nasıl geçer sorusuna bitkisel içerikli takviyeler ve besinler şeklinde cevap verilebilir. Tıbbi tedaviye alternatif olarak ağız yaralarına ne iyi gelir evde neler yapılabilir sorularının cevapları olarak bu takviyeler verilebilir. Her ne kadar doğal olsa da bu takviyeleri uygulamadan önce mutlaka bir doktora başvurulması ve onay alınması gereklidir.
  • Çay ağacı yağı: Bitkisel yağlar ile ağızda çıkan yaralar nasıl geçer sorusuna en iyi yanıtlardan birisi çay ağacı yağı kullanımıdır. Bu yağı ucu temiz pamuklu bir çubuk yardımı ile direkt yara üzerine günde 1-2 kere uygulayabilirsiniz. Ayrıca 600 ml ılık su içine 2 damla çay ağacı yağı ve 1 tatlı kaşığı deniz tuzu ekleyip karıştırarak gargara şeklinde de kullanabilirsiniz.
  • Dağ kekiği: Ağız yaraları için son derece etkilidir. Kullanımı için bir bardak kaynamış içme suyunun içine 1 tatlı kaşığı kuru dağ kekiği ekleyin. Üzeri kapalı olarak 10 dakika demlendirin. Daha sonra karşımı süzüp günde 3 kere bu karışım ile ağız içini gargara edebilirsiniz.
  • Nar çiçeği: Nar çiçeği ekstatından elde edilen jel, ağız yaralarının üzerine direkt sürülür. Günde 3 kere yapılan bu uygulama ağız yaralarının iyileşmesi için etkili olacaktır.
  • Aloe vera: Ağız yarası tedavisinde ağız yıkama suyunun içine 1-3 tatlı kaşığı aloe vera jeli eklenip karıştırılır. Bu su ile günde 3 kere gargara yapabilirsiniz.
  • Havuç yaprağı: 1 avuç kadar havuç yaprağını 300 ml su içinde kaynatın. Yaklaşık 5 dakika kaynattıktan sonra suyunu süzüp gargara olarak kullanabilirsiniz.
  • Adaçayı ve gül uçucu yağı: Bir bardak su içine her iki yağdan sadece bir damla damlatıp ağız çalkalama suyu olarak kullanabilirsiniz.
  • Papatya ve adaçayı: Yine adaçayı ile hazırlanabilecek bir karışımı aft tedavisinde kullanabilirsiniz. Bunun için bir bardak kaynamış suyun içine eşit miktarda papatya ve adaçayı koyup 15 dakika demleyin, süzün. Hazırlanan bu çaydan 1 tatlı kaşığı alıp 1 bardak süt ile karıştırın. Bu şekilde hazırladığınız karışım ile günde 3-10 kere gargara yapabilirsiniz.
  • Alman papatyası: Ağız yaraları için etkili bitkilerden bir tanesidir. Alman papatyası çiçeğinin kurutulması ile elde edilen kuru karışımdan 1 tatlı kaşığı kadar bir bardak kaynamış suyun içine koyun. 10 dakika demlendirip süzün. Bu karışım ile günde 3-4 kere gargara yapılabilir.
  • Yabanmersini: 1-3 tatlı kaşığı ezilmiş yabanmersini meyvesini 1 litre kaynamış suyun içine koyun. 15 dakika demlendirdikten sonra süzdüğünüz bu karışım ile gün içinde 3-4 kere gargara yapmanız aftların iyileşmesine olumlu katkı sağlayacaktır.
  • Mersin: Mersin yapraklarının ezilmesi ile elde edilen macunumsu doğal ilaç aftların üzerine sürülüp tedavi sağlanabilir. Günde 4 kere uygulayan hastalarda ağız yaralarının 6 gün içinde iyileştiği görülmüştür.Hatmi yaprağı: Hatmi yaprağı ya da kökü ve adaçayı ile hazırlanan bitkisel çay ile gün içinde yapılan gargaralar ağız yaraları için olumlu etkiye sahiptir.
  • Fesleğen Ekstraktı: Fesleğenin tadı diğer bitkisel uygulamalara göre daha iyidir. Bu nedenle çocuklar için de kullanılabilir. Gün içinde fesleğen ekstraktı ile ağız çalkalamak aftların iyileşmesini hızlandırmaktadır.
  • Deglisinirize meyan tozu (DGL): 200 ml ılık su içine 200 mg DGL ekleyip çözdürün. Bu karışım ile gargara yaparak ağız yaralarının şikayetlerini azaltabilirsiniz.


Ağızda çıkan yaralara ne iyi gelir Besin takviyeleri

  • Vitamin ve mineral kompleksi: Sürekli tekrar eden ağız yaralarının büyük çoğunluğu çinko, folat ve B vitaminlerinin eksik alınmasından kaynaklanır. Vitamin ve mineral eksikliğinden kaynaklanan aft yaralarını ne geçirir sorusuna, eksik olan vitamin ya da minerallerin takviyesi cevabı verilebilir. Bu takviyeleri almadan önce mutlaka gerekli tetkiklerin yapılması, eksiklerin belirlenmesi ve dozajının ayarlanması gerekir. Genel olarak çinko eksikliğinden kaynaklanan aftlar için 1 ay boyunca 220 mg çinko sülfat içeren takviye verilmiş ve sonuç olarak bu kişilerde tekrar eden aft oluşumu sıklığı azalmıştır. Benzer şekilde B vitamini eksikliğinden kaynaklanan ağız yaraları için günde 1.000 mg B12 takviyesi alındığında yaralar azalmıştır. Ayrıca günde 2.000 mg askorbat takviyesi de aftların azalmasını sağlamıştır.
  • Kuarsetin: İltihabi süreci başlatan maddelerin oluşmasını engelleyen bir bitkisel bileşiktir. Bu nedenle aft tedavisinde kuarsetin içeren aft kremlerinden yara üzerine uygulanması daha çabuk iyileşmesini sağlayacaktır.
  • Laktobasilus asidofilus: Günde 3 kere tablet ya da şase şeklinde bu probiyotik bakteriyi içeren takviyelerin alınması aft yaralarının iyileşmesini hızlandıracaktır.

Ağız yaralarına hangi bölüm bakar ?

Ağız yaraları için hastanelerin dermatoloji bölümlerine başvurulması gerekir. Deri ve zührevi hastalıklar ya da cildiye olarak da geçer.


Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 5( 2 votes)
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.