Adet düzenleyici 5 doğal besin

Adet düzensizliği

Adet kanamaları beyinde “hipofiz bezi” tarafından salgılan hormonlar (FSH ve LH) ile kontrol edilmektedir. Hipofiz bezi ise beyin tabanında bulunan “hipotalamus” tarafından kontrol edilir. Adet düzensizliğinin büyük çoğunluğu duygusal kaynaklı olmaktadır. Hipotalamus, duygusal dalgalanmalardan fazlasıyla etkilenen bir bölgedir. Güven duygusundan uzak, kaygılı, baskı ve stres altında hisseden kadınların pek çoğu adet düzensizliğinden yakınmaktadır. Özellikle adet gününü takıntı haline getiren kadınlarda bu durum çok yaşanır. Örneğin; adetin tam gününde olup olmayacağı endişesi ya da korunmasız cinsel ilişkiden sonra hamile kalınacağından korkma gibi durumlar da adeti geciktiren sebeplerdendir. Ruhsal gerginlik içinde olan kadınların kanamaları genelde ağrılı geçer. (Dismenore) Bu ağrılı adet dönemleri ilk hamilelikten sonra genellikle son bulmaktadır.
Hipotalamus: Vücudumuzdaki tepkisel durumları, hormonları ve dolayısıyla hisleri kontrol eden bölgedir. Yeterince besin alındıktan sonra tokluk hissinin gelmesi, vücutta besin yetersizliği tespit edildiğinde açlık hissinin doğması, doğum yaparken dölyatağı kaslarının kasılması ve sancı oluşması, doğum yaptıktan sonra süt bezlerinin çalışmaya başlaması, üreme ile ilgili fonksiyonların doğru şekilde faaliyete geçmesi gibi durumlar hipotalamusun vücut içi faaliyetlerine örnek olarak verilebilir. Hem beynin diğer bölgeleri ile hem de vücudun tüm organlarıyla sinirsel bağlantı kurmuş bir bölgedir.

Adet düzensizliği hangi şekillerde görülür?

En ideal âdet periyodu 28 güne bir olan periyoddur; ancak düzenli olması koşuluyla iki periyod arasının 35 güne kadar çıkması normal kabul edilmektedir. Periyodların normalliği kişiye göre değişebilmektedir. Bundan dolayı kişiler kendi bedenini gözlemleyip kendi normal periyodunu keşfetmeli, bu periyodda bir aksama olduğunda doktoruna danışmalıdır.
Farklı birkaç durum adet düzensizliğini tanımlamaktadır:
  • Aylarca süren adet görememe durumu
  • Adet kanamasını beklenenden birkaç gün geç ya da birkaç gün erken görmek
  • İki adet periyodunun ortasında kanama ile karşılaşmak (Ara kanama)
  • Aşırı kanama olması ya da çok az kanama olması
  • Ağrılı geçen kanamalar
  • İki periyod arasının 21 günden az olması
  • İki periyod arasının 35 günden fazla olması


Adet düzensizliği ciddi bir problem midir?

Adet düzensizliği % 75 oranında duygusal kaynaklı hormonal dalgalanma sonucu oluşsa da; %25 gibi azımsanmayacak bir ihtimalle de organik kökenli olabilmektedir. Organik kökenli adet düzensizliği sebeplerinden bazıları şunlardır:

  • Rahimde ya da rahim ağzında iltihaplanmalar
  • Rahmin içinde oluşan miyomlar. (Miyomlar iyi huylu tümörlerdir. Rahim duvarının dokusundan gelişir. Kadınların neredeyse %50’sinde miyom oluşumu gözlenmektedir. Miyomun ilerde kansere dönüşme ihtimali %0,5 kadar küçük bir ihtimaldir.)
  • Cinsel organa alınan darbeler
  • Üreme sistemi kanserleri (Rahim ağzı kanseri, yumurtalık kanseri gibi..)
  • Başa alınan darbe sonucu hipotalamusun zarar görmesi

Adet düzensizliği yaşayanlar ne yapmalıdır?

Adet düzensizliği çoğunlukla duygusal kaynaklı olsa da çok ciddi hastalıkların da habercisi olabileceğinden bu sıkıntıyı yaşayan kadınların öncelikle bir Jinekoloji Uzmanı ile görüşmesi gerekir. Jinekoloji Uzmanları adet düzensizliğine sebep olabilecek tüm ihtimalleri düşünerek gerekli tetkikler (incelemeler) gerçekleştirir.
  • Jinekolojik ultrason ile tüm üreme kanalları kontrol edilir ve buralarda bir iltihaplanma ya da tümör oluşumunun var olup olmadığı tespit edilir.
  • Rahmin iç zarındaki kalınlığa bakılır. Gerekli görülen durumlarda rahim iç zarından biyopsi alınarak (parça alınması) patoloji laboratuvarına gönderilir. (Patoloji: Hastalıkları inceleyen bilim dalı)
  • Hormon kaynaklı olma ihtimaline karşılık Endokrinoloji (içsalgı bilim) Bölümüne yönlendirilerek hormon testi yaptırılır.
  • Kişi yakın zamanlarda başından darbe almışsa hipotalamusun zarar görmüş olma ihtimali vardır. Hormonları uyararak adet kanamalarının periyotlarını düzenleyen hipotalamus zarar gördüğünde ya da bu bölgede tümör oluştuğunda adet düzensizliği görülmekte, hatta adet tamamen kesilebilmektedir. Bu önemli ihtimal de göz önüne alınarak kişi Nöroloji Bölümüne de yönlendirilebilir.
  • Testlerin sonucunda ciddi bir bulguya rastlanmadığı takdirde olayın psikolojik kaynaklı olduğu düşünülür. Bu durumda gerekli görülürse hasta psikiyatri servisine yönlendirilebilir.

Adet düzensizliği nasıl tedavi edilir ?

Adet düzensizliğinin tedavi şekli bu düzensizliğe sebep olan faktöre göre değişiklik gösterecektir. Gerginlik kaynaklı adet düzensizliğinde yatıştırıcı ilaç uygulamaları yapılabilmektedir. Hormonal kaynaklı düzensizliklerde doktorun belirlediği ölçüde hormon ilaçları kullanılabilir. Rahim ağzı kanseri, rahim kalınlaşması, miyom oluşumu, üreme sistemi iltihaplanmaları gibi sebeplere dayanan adet düzensizliklerinde de ona göre tedavi uygulanır. Ameliyat ya da ilaç tedavisi olup olmayacağını doktor belirler. Sorun ortadan kaldırıldığında adet düzensizliği de ortadan kalkacaktır.
Özellikle ergenliğin ilk aylarında ve 30 yaşından sonra adet düzensizliği şikâyetleri yoğun şekilde görülmektedir. Ergenlik dönemindeki şikâyetler normal sayılmaktadır.


Adet düzenleyici 5 doğal besin

Kadınların adet düzensizliği yaşadıklarında her şeyden önce ilk yapacakları şey bir Jinekoloğa görünmektir; çünkü altta yatan sebepler bitkisel yöntemlerle üstesinden gelinemeyecek sebepler olabilir. Doktor gerekli tetkikleri yaptıktan sonra sonuçlar beklenirken bir yandan süreci rahatlatmak adına da bu adet düzenleyici bitkilerden faydalanmaktan da zarar gelmez. Ayrıca kişiler doktorları ile konuşarak adet düzensizliğine iyi gelecek hayat tarzı ya da beslenme biçimini istişare edebilirler ve hayatlarında olumlu anlamda değişiklikler yapabilirler.
Rezene Bitkisi: Adet düzenlemede “rezene bitkisi” pek çok yerde adı geçen bir bitkidir. Doğal östrojen (kadınlık hormonu) kaynağı olmasıyla bilinir. Ayrıca sakinleştirici etkisiyle sinirsel gerginliği atmayı sağlar. Spazm giderici etkisiyle adet sancılarının azalmasında yardımcı olur. Emenagog açısından da güçlüdür. Yani adet söktürücü etkiye sahiptir. Düzenli kullanımında adet döngüsünü her yönden dengeye ulaştıracaktır. Bir bardak ılık suya 3 tatlı kaşığı kadar rezene tohumu atarak akşamdan sabaha demlenmesi beklenir. Sabah ilk iş olarak bu karışım süzülerek içilir. Adet döngüsünün dengeye ulaştığından emin olunana kadar bu uygulama her gün yapılmalıdır. (15 güne bir 5 gün ara verilerek yapılmalıdır. Böylelikle vücut rezeneye karşı direnç göstermeye başlamaz ve uzun vadede maksimum etki sağlanmaya devam eder.)
Dereotu: Dereotu rezene ile yapısal olarak benzerdir. Neredeyse aynı özelliklere sahiptir. Dereotu da doğal östrojen kaynağıdır. Adet düzensizliğinin bir sebebi de tiroit hormonlarının düzensizliğidir. Dereotu tiroit hormonlarına da pozitif etkide bulunur. Ayrıca adet düzensizliğinde kullanılan bir yağ olan apiol; dereotunun içerisinde bolca mevcuttur.  Dereotu salatalarla ya da yoğurtla çiğ tüketilebileceği gibi; 2 tatlı kaşığı dereotu tohumu dövülerek bitki çayı şeklinde de tüketilebilmektedir.
Zencefil: Kan dengesini düzenleyici etkisiyle ve adet söktürücü özelliğiyle zencefil adet düzensizliğine iyi gelen bitkilerin başında gelmektedir.  Krampları yatıştırıcı özelliği de vardır. Ayrıca vücudu serbest radikallerden kurtararak hücrelerin normal işleyişini devam ettirebilmesini sağlar. (Antioksidan özelliği) Böylelikle her fonksiyon düzene girecektir. En iyi sonuç için taze zencefilin tüketilmesi önerilmektedir. Taze zencefil ezilerek bitki çayı şeklinde içilirse en hızlı etkiyi gösterecektir.
Maydanoz: Maydanoz da dereotu gibi apiol yağ barındırır. (Adet düzensizliği tedavisinde kullanılan yağ) Geçmişten bu güne adet düzensizliğinde maydanozun büyük bir yeri vardır. Maydanoz sapının kaynatılıp soğutularak suyunun içilmesi ile bir süre sonra rahim uyarılır ve kasılmaya başlar. Adet kanının gelmesi bu şekilde sağlanmış olur. Bu kasılmalar, maydanozun içinde bulunan apiol ve myristicin isimlerindeki uçucu yağlardan kaynaklanır. Ayrıca maydanoz doğal östrojen kaynağıdır. Maydanoz suyu tüketimi, düşük yapmaya sebep olabileceğinden hamilelere önerilmez.
Çörekotu: “Bir tek ölüm gerçeğine mani olamaz.” denilen çörekotunun sayısız faydaları vardır. Vitamin ve mineral açısından oldukça güçlü ve zengindir. Önemli bileşikleri barındırır. Sağlık alanında binlerce yıllık geçmişi mevcuttur. Bal (30-35 gr), propolis (20 mg) ve öğütülmüş çörekotu karışımlı macun hazırlanıp bir ay boyunca günde birer kaşık tüketildiğinde zamanla tüm vücudun hormon dengesi sağlanacak; adet düzensizliği sorunu büyük ölçüde giderilmiş olacaktır.

Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 5 ( 2 votes)
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.