Kardeşler arası Sevgiyi pekiştirmek için bunları yapın

Kardeşler arasında kıskançlık olur mu ?

Kardeşler Arası Sevgiyi Pekiştirmek İçin Bunları Yapın

Kardeşler arası Sevgiyi pekiştirmek için bunları yapın
Kardeşler arası sevgiyi pekiştirmek için bunları yapın
Anne ve babanın çocuklarıyla olan ilişkisi kardeş ilişkisinin de temellerini atmaktadır. Ebeveynler çocuklarıyla iletişimi doğru kurduğunda ve sevgiyi eşit gösterdiğinde aile dışındaki olumsuz etmenlerin çocuklar üzerinde pek bir etkisi kalmayacaktır. Ebeveynler çocuklarını her zaman eşit sever; ancak çocuklar dolaylı yoldan anlayacak algıya sahip değildir.
İlkokul 2. Sınıfa giden bir çocuğa denklemlerle işlem yaptırabilmeniz mümkün değildir; çünkü ne kadar zorlarsa zorlasın x bilinmeyenine değer verme mevzusunun ne anlama geldiğini kavrayamayacaktır. Ancak zamanla o algıya ulaştığı zaman denklemleri öğrenmeye hazır hale gelecektir. Çocuklara sevgi gösterme mevzusu da buna benzerdir.
Fedakârlık ve emeklerinizin bir sevgi göstergesi olduğunu anlamasını beklemek, çocuktan algısının üzerinde bir beklentiye sahip olmak demektir.

Kardeşler Arasında Anlaşmazlık Çıkmasının Nedenleri Nelerdir?

Kardeşler arası Sevgiyi pekiştirmek için bunları yapın
Kardeşler arasında anlaşmazlık çıkmasının nedenleri nelerdir
Kardeşlik bağı ne kadar özel bir bağ olsa da içten gelen bazı duygular kardeşlerin arasında bile sorunlar çıkartabilmektedir. Özellikle de insanlığın vebası olan “kıskançlık duygusu” bunda en büyük etkendir. Aslında çocuklar oldukça saf ve temizdir. Kıskançlık, ötekileştirme, kendini daha üstün görme gibi kavramlar çocuklardan çok uzak olması gereken kavramlardır; ancak maalesef ebeveynlerin ya da çevredeki diğer insanların bu hassas dönemlerde farkında olmadan yapmış oldukları bazı davranışlar ya da sarf etmiş oldukları bazı sözler çocuklarda bencil anlayışların, kibrin ya da kıskançlığın gelişmesine sebep olabilmektedir. Bu yanlış davranışlardan bazıları şunlardır:
Karşılaştırma: Ebeveynler ya da çevredeki diğer kişiler karşılaştırma konusunu iyi bir niyetle yaptıklarını iddia ederler. “Onun iyiliği için böyle söyledim.” sözü de bunu yapmak için geçerli bir bahane sayılabilir. En az kardeşi kadar yetenekli olsun, kardeşi kadar başarılı olsun isterler ve hırslandırma gayesiyle bunu yaparlar. Bazı durumlarda ceza olsun diye surat asılır ve sevgi göstermekten vazgeçilir. Bu tamamen çocuklarının geleceğini kurtarmak adına yapılır; ancak çocukların algısında işler öyle yürümemektedir. Çocuklarda düşünce basittir “Ben kardeşim kadar iyi değilim, bu yüzden beni sevmekten vazgeçtiler.”
Ebeveynler küçük yaştaki çocuklarının iş ve gelecek kaygısı taşımasını beklememelidir. Onların tek bir kaygısı vardır “Anne ve babalarının sevgisini kazanma kaygısı.” Anne ve babalar çocuklarını hemen yetişkinliğe hazırlamaya çalışırlar. Her şeyi hemen öğrensin, yetenekler artsın, iyi okullarda okusun, para biriktirsin, yükümü alsın diye düşünürler. Bunu hemen başaramadıklarında ise çocuklara karşı öfke duyarlar. Bunlar tamamen bencilce yaklaşımlardır. Altta yatan asıl düşünceler de çoğunlukla bencillik içermektedir:
  • Ya Ayşe’nin kızı benim kızımdan başarılı olursa? Ayşe’nin havasını hiç çekemem.
  • Çocuğum iyi notlar almazsa veli toplantısında öğretmenlerin yüzüne nasıl bakarım?
  • Diğer çocuklar doktor, mühendis çıkarken benim çocuğum ayak işleri mi yapacak?
Ayşe’nin havasının altında kalmayı istememek, öğretmenin yüzüne bakamamak, çocukları doktor çıkaramamak tamamen annenin kendi problemidir. Ebeveynlerin kendi kişisel takıntılarını çocuklarına yansıtmaya hakları yoktur. Ebeveynler çocuklarını koşulsuzca sevdiğini hissettirmedikçe hiçbir şey elde edemeyecektir. Övülen kardeş o övgüyü kaybetmemek için kendisini ağır bir sorumluluk altında hissedecek ve belki bir gün bunalıma girecek ya da kardeşine karşı kibirlenmeye başlayacak; yerilen kardeş de anne ve babasının sevgisine erişebilmenin kolay olmadığını düşünerek üzüntü, yılgınlık ve eksiklik hissedecektir. Bu acı durum ise kardeşlerin arasında kıskançlık ve nefret duygusunu pekiştirecektir.
Tüm İlgiyi Tek Bir Yöne Kaydırma: Ebeveynler bazen kendi zaaflarına yenik düşerler. Örneğin bazı ailelerde erkek çocuğu daha makbuldür. Buna rağmen ilk çocuk kız olabilir. Aile yine de çok sevinir ve tüm ilgilerini kız çocuğuna gösterirler; ancak günün birinde erkek çocuk doğduğunda işler fazlasıyla değişebilmektedir. Ebeveynlerin kalbinde saklı olan erkek çocuk özlemi abartılı bir şekilde yankı bulur ve bütün bunlar kız çocuğunun gözünden kaçmaz. Kız çocuğuna verilen bütün ilgiler olduğu gibi geri alınır. Çocuğun bu konudaki şikâyetleri, gözyaşları “çocukluk ve şımarıklık ” olarak görülür ve göz ardı edilir. Değersizlik hissi ve yeni kardeşe duyulan öfke her geçen gün artarak devam eder.
Cinsiyet ayrımı yapmayan ailelerde de bu durum gözlenebilmektedir. Bunun altında yatan en büyük sebep ise çocukların kardeş mevzusundan yeterince haberlerinin olmaması, ilginin damdan düşercesine bir anda bebeğe kayması ve çocuğun bu ilginin sebebini kavrayamamasıdır.

Kardeşler Arası Sevgiyi Pekiştirmek İçin Neler Yapılmalı?

Kardeşler arası Sevgiyi pekiştirmek için bunları yapın
Kardeşler arası sevgiyi pekiştirmek için neler yapılmalı
  • İlk çocuğa kardeş geleceği öğrenildiğinde anne ve babalar son âna bırakmadan işin aslını çocuklarıyla paylaşmalı; kardeşinin özel ilgiye muhtaçlığı konusunda psikolojisini hazır hale getirmelidir. Ayrıca kardeşliğin ne anlama geldiğini, ilerde kardeşiyle neleri paylaşabileceğini anlatmak da çocukların kardeşlerine bağlanmasına ve sevgi duymasına yardımcı olacaktır. Çocukların tutumu ebeveynlerin tutumunun yansımasıdır.
  • Bebeğin bakımı konusunda anne ve çocuk birlikte hareket etmelidir. Çocuğun kardeşi için emek vermesi sağlanmalıdır. Emek vermek ve çokça vakit geçirmek sevgiyi pekiştiren önemli unsurlardır.
  • Bebeğin bakımı konusunda çocuğun fikri de sorulmalıdır. (Örneğin; bebek yıkandıktan sonra hangi tulumun giydirilebileceği, uyuturken hangi ninninin söylenebileceği gibi…) Bu davranış hem sorumluluk duygusunun pekişmesine, hem de çocuğun kendisini değerli hissetmesine neden olacaktır.
  • Kardeşler birbirinden uzak tutulmamalıdır. Çocuğa kardeşine iyi bakacağı konusunda güven duyduğunu hissettirmek çok önemlidir.
  • Ağızdan çıkacak sözcüklere ve ses tonuna dikkat edilmelidir. Şakalar da dikkatli seçilmelidir. Çocuklarda mizah anlayışı yoktur ya da çok zayıftır. Şakacıktan bağırıldığını ya da şakacıktan kötü konuşulduğunu idrak edemezler. Özellikle 6-7 yaşına kadar bu konuda çok dikkat edilmelidir. Kullanılan sözcükler çocukların beyin kıvrımlarından geçerken nasıl bir şekil alır, ne tür inanışlara sebep olur bunu tahmin etmek güçtür. Gerek kardeşiyle ilgili konuşurken gerekse kendisine hitap ederken dikkatli olunmalı; ayrıştırıcı, karşılaştırıcı konuşmalardan uzak durulmalıdır. Çocuk yanlış bir düşünceye kapıldığında onu kınamak, suçlamak kesinlikle yanlıştır. Onun duygularını dikkate almak, sakin olmak, sevgiyle yaklaşmak ve onun doğru şekilde düşünmesi için çok net ifadeler kullanmak gerekir.
  • Kardeşlerin birlikte vakit geçirebileceği aktiviteler arttırılmalı ve fiziksel şiddet unsuru olmadıkça anne ve baba onların ilişkisine müdahil olmamalıdır. Birlikte pek çok anıyı paylaşan kardeşler zamanla birbirine sevgi bağıyla bağlanacaktır.

Yazıyı Puanla

SağlıklıHayat.Net
User Rating: 5 ( 4 votes)
Etiketler
Daha fazla göster

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close