Prostat
17 Kasım 2009 Yazan Operatör Doktor
Bir çok erkeğin muzdarip olduğu prostat kanseri hakkındaki bu yazıyı sitemize eklemeyi uygun gördük bütün hastalar şifa diliyoruz . Prostat kanserinde en önemli parametrenin PSA testi olduğunu, PSA testinin kansere özgün bir test olmadığını, tüm erkeklerde bulunan bir değer olduğunu belirten Opr. Dr. Gürkan Özkan, “Bu değer genellikle laboratuvar parametreleri olarak bakıldığında 0 ila 4 arasındaki değer normal olarak kabul edilir. Ancak yaşa göre bir skala da söz konusudur.
Örneğin 40 yaşında bir insanın PSA’sı en fazla 2,5 olarak kabul edilir. 0- 4 arası değer normal yazsa bile 40 yaşına kadar 2.5, 50 yaşına kadar 3,5 değerleri kabul edilir. Örneğin PSA’sı 5 üzerinde çıkan bir erkek kanserdir denemez. 4 ile 10 arasında çıkan değerlere şüpheli aralık denmektedir. Bu şüpheli aralıkta teşhisimizi kolaylaştırmak için PSA’nın özel başka bir formuna daha bakılmaktadır. Bu form serbest PSA denilen bir formdur. Şüpheli durumlarda biyopsi gerekebilir. 70 yaşın üstündeki bir erkekte çok ciddi büyük ameliyatlar yapılması bugün tavsiye edilmiyor. Keza kişinin erkeklik gücüde tedavi planlamasında çok önemli, çünkü prostat kanseri sebeplerinde de vurguladığımız gibi erkeklik hormonuyla direk alakalıdır.
Tedavide birçok aşamalar vardır. Hastalık erken tanındığında birey gençse, yaşam beklentisi 10 senenin üstündeyse, bu kişinin mutlaka ve mutlaka radikal prostat cerrahisi denilen açık ameliyat veya bazı kapalı ameliyatlarla prostatının olduğu gibi çıkartılması söz konusudur. Bunu kabul etmeyen ve evresi daha ileri olan hastalarda ise radyoterapi dediğimiz ışın tedavileri, bugün yüksek teknolojili, yüksek enerjili ultrason dalgaları kullanarak kanser tedavileri yapılabiliyor. Etraf dokulara atlamış olan prostat kanserinde en ileri evre dediğimiz D evresindeyse mutlaka hormon tedavisi uygulanması gerekmektedir.
Hormon tedavisinin amacı kişinin erkeklik gücünün bitirilmesidir. Nasıl ki, bir kadının menopoza girmesi gibi erkeğinde andropoza sokulmasıdır. Bu da iki yolla yapılabilir. Birincisi ilaçla, ikincisi kişinin testislerinin cerrahi yolla çıkartılmasıyla mümkündür. Yeni teknolojili tedavilerde başarı oranları çok yüksektir. Sadece doğru endikasyonla, doğru kişiye bu tedavileri uygulamak gerekmektedir.
Mesela erken tanınmış bir prostat kanserinde alternatif tedavi olarak HIFU denilen yüksek enerjili ultrason enerjisi ve braki tedavi denilen kalçanın içinden verilen radyoaktif çekirdeklerin başarı şansı yüzde 90′lara kadar çıkmaktadır. Ama buna mukabil etraf dokulara yayılmış bir prostat kanserine bu tedavilerin uygulanması hiçbir başarı sağlamayacaktır. Dolayısıyla doğru kişiye doğru tedaviyi yapmak en çok başarıyı getiren konudur” DEDİ.

Yorumlar