Çocuklarda Altını Islatma

- Alt ıslatmadaki en büyük faktör aile desteğidir.
- Çocuklar utanma duygusu yaşar.
- Motive etmek yardımcı olmak gerekir.
Eğer alt ıslatma fonksiyonel ise, çocuğa ve ebeveynlere bu durumun çocuklarda sık görüldüğü ve utanılmaması gerektiği şeklinde bir açıklama yapılmalıdır. Cezalandırmanın ve kabullenmemenin uygunsuz ve etkisiz olduğu anne-babaya, probleme dikkatlerini yoğunlaştırmamaları ve başarısızlığı dikkate almadan başarıyı ödüllendirmeleri bildirilmelidir. Birçok çocuktaki enürezis bu açıklamalardan sonra kendiliğinden düzelmektedir.
Görüşme sırasında çocuğun sıkıntılarını ve şikayetlerini utanmadan ve şuçlanmadan söyleyebilmesi için fırsat oluşturulmalıdır.
İdrar kaçırmanın istemsiz bir davranış olarak değerlendirileceği, kendisinin bu konuda kusurunun olmadığı çocuğa aktarmalıdır.
Böylece, çocuğun problemini sahiplenmesi ve tedavide etkin rol alması sağlanmalıdır. Aileler tarafından hastalık olarak kabul edilmediği için çocuk devamlı suçlanır ve zaman zaman cezalandırma yoluna gidilir.
Halbuki, bu durumdan en fazla çocuk rahatsız olup kurtulmak ister.
Özellikle misafirlikte yatması gerektiği ya da kamp, tatil gibi sebeplerle evden uzak kaldığı durumlarda çocuk çok yoğun utanma duygusu yaşar. Bu sebeple bu tür birçok faaliyete katılmak istemez.
> Z. G
7 yaşında bir oğlum var. Her gece altını ıslatıyor. Geceleri 2, 3, 4 defa tuvalete kaldırıyorum fakat sabah yine altını ıslatmış oluyor. Doktora götürdük, güzel sonuç almaya başlamıştık ki, çevrem ilaçla tedavinin kısırlığa yol açacağını söyledi. Ne tavsiye edersiniz?
> S.S. Afyonkarahisar
Kardeşim 12 yaşına girdi, buna rağmen hâlâ uyurken yatağı ıslatıyor. Bazen gündüz uyurken bile yatağa çiş yaptığı oluyor. Nasıl bir çözüm bulabiliriz?
CEVAP: Toplumumuzda gece altını ıslatmanın zamanla geçen normal bir durum olduğuna dair yanlış bir kanaat vardır. Hatta sünnet olunca, ergenlikte ya da askere gidince geçeceğine inanılır. Oysa yaş ilerledikçe bazı vakalarda kendiliğinden düzelmeler görülebilir. Ancak ne zaman olacağını kimsenin bilmediği bu düzelmeyi beklemek, çocuğun ruhsal yapısında derin yaralar bırakacağından hatalı bir tutum olur. Tedavide kademeli olarak bazı programlar uygulanmakta ve ilaçlardan da faydalanılmaktadır. Halk arasında tedavide kullanılan bazı ilaçların kısırlığa sebep olabileceği gibi yanlış bir kanaat vardır. Gece alt ıslatma problemi olan çocuklarda kullanılan ilaçların kısırlık yapması söz konusu değildir. Enürezis Nokturna (altını ıslatma); 5 yaşından büyük çocukların, uyku sırasında irade dışı idrar kaçırmasıdır. 5 yaşın üzerindeki çocukların yüzde 75-80’i bebeklikten beri sürekli yatak ıslatan grup olup, yüzde 20-25’i ise arada en az 6 aylık kuru bir dönem geçirdikten sonra tekrar yatak ıslatan çocuklardır.
BİR NUMARA GENETİK FAKTÖRLER
Alt ıslatmanın çeşitli sebepleri vardır… Genetik faktörler; uykuda idrar kesesi kasılmalarının baskılanamaması; uykuda dolu mesanenin algılanıp uyanılmasında güçlük; psikolojik faktörler bazı sebepleri oluşturur. Vakaların yüzde 80-90’ını primer grubu oluşturur. Burada daha çok irsi eğilim, biyolojik ve gelişime bağlı sebepler rol oynar. Sekonder alt ıslatma ise en az 1 yıl süren kuru bir zamandan sonra tekrarlamanın olmasıdır. En sık 5-8 yaşlar arasında görülür ve aile düzenindeki önemli değişiklikler ve kayıplar gibi güç ve sıkıntılı hayat şartları bu durumun ortaya çıkmasına yol açar. Eğer anne-babanın her ikisinde de geçmişte ya da devam etmekte olan alt ıslatma varsa çocukta da bu durumun ortaya çıkma ihtimali yüzde 70-75, sadece birinde var ise bu risk yüzde 40-45’e düşer. Ailevi bir bağ yoksa yüzde 15’e kadar azalır. Tuvalet eğitimine erken başlama, katı tuvalet eğitimi ve anne-babanın uygunsuz veya kayıtsız tutumları alt ıslatmaya zemin hazırlayabilir. Tuvalet eğitimine, çocuğun kilit gerginliği üzerindeki denetimini kazanmaya başladığı 1.5 yaş civarında başlanması daha uygun olur.
Motive edin hedefe ulaşın
Tedavide ilk ve en önemli adım, çocuğun tedaviye motive edilmesidir. İlgi, sabır, anlayış ve tedavi eden hekimle aile ve çocuk arasındaki yakın ve sıcak yakınlık başarının püf noktasıdır.
MOTİVASYON TEKNİĞİ
Alt ıslatma tedavisinde takvim tutma ve ödüllendirme teknikleri hem çocuğun motivasyonunu artırıcı hem de sorumluluk verici olup çocuk ıslak veya kuru geceleri bir takvim üzerinde işaretler. Bu işaretler kesinlikle çocuğun kendisi tarafından yapılmalıdır. Haftalık kontrollerde kuru günler çoksa çocuk ödüllendirilir. Duygusal içerikli ödüller (aferin denmesi, kucaklama, başını okşama, başarısını abartma vb.), somut ödüllere (oyuncak, yiyecek vb.) göre daha etkilidir.
MESANE JİMNASTİĞİ
Her gün belli zamanda, genellikle sabahları veya okuldan sonra, çocuğun fazla miktarda sıvı içmesi (500 cc kadar ) ve idrar yapmayı mümkün olduğu kadar ertelemesi istenir. Atılan miktar haftada birkaç defa ölçülür. Hedef, yeteri kadar idrarı tutabilen bir mesane kapasitesine ulaşmaktır. Bu metot tek başına veya sfinkter eğitim eksersizleri ile birlikte yüzde 30 ile yüzde 35 çocukta başarılıdır.
SIVI KISITLANMASI
Akşam yemeğinden sonra sıvı alınmasının (çay, karpuz vs.) kısıtlanması uykudaki idrar miktarını azaltabilir. Sıvı kısıtlaması konusunda sorumluluk çocuğa verilmeli, konu bir inatlaşma odağı haline getirilmemelidir. Çocuk yatarken mutlaka tuvalete gitmeli ve yattığında tuvalet için kalkma konusunda kendini şartlandırmalıdır. Çocuklar uyuduktan 1-1.5 saat sonra uyandırılıp tuvalete gitmesi sağlanırsa sıvı kısıtlamasının başarısı artar. Çocuğun gece tam olarak uyandırılması gerekir. Yarı uyur tarzda idrarının yaptırılması, uykuda idrar yapma yerine geçer.
KONTROLLÜ İDRAR YAPMA
Çocuktan gündüz idrarını yaparken birçok defa aniden kesmesi ve tekrar yapması istenir. Bu teknik, sfinkter kaslarının tonusunu (gerginliğini) artırabileceği gibi çocuğun idrar yapma kontrolünün farkında olmasını da sağlar. Bu metodu daha çok 9 yaşından büyük çocukların uygulayabildikleri bilinmelidir.
ALARM CİHAZI
Çocuğun az miktarda idrar yapmasıyla bile etkin duruma geçen alarmlar yer alır. Bir ay içinde yüzde 75-86 oranında etkili olduğu bildirilen bu metodun sakıncası aileleri uzun süre meşgul etmesidir. Alarm cihazı, tedavi sonlandıktan sonra da yüzde 56 ile en yüksek oranda kalıcılığı olan tedavi seçeneği olarak değerlendirilmiştir.Tedavinin tamamlanması için en az 2 ay gereklidir.
İLAÇLA TEDAVİ
Genellikle ilaç tedavisine; davranış terapilerini bir ay süreyle uygun şekilde uygulamış fakat sonuç alınmamış çocuklarda başlanır. İlaçların en çok altı ay süreyle kullanılması tavsiye edilmektedir. Bir çok çocuk, ilaçlarla başlangıçta hızla düzelir ve üçte birinde tam iyilik olur. Tek başına ilaç enürezisi tedavi etmez. İlaç bırakıldığında genellikle bozukluk tekrarlar ve kullanım sırasında ilaca tolerans da ortaya çıkabilir. Tedavi kesildikten sonra yüzde 90’a varan oranda tekrarlama riski vardır.
- Peki ne yapalım?
Son yıllarda alarm ve ilaç tedavisinin birlikte kullanılması tavsiye edilmektedir. Öncelikle çocuğa mesane kapasitesini artırıcı olarak, gündüz sıvı alımını artırarak idrarı geldiğinde tuvalete gitme süresi uzatılır. Alarm ile tedavide çocuklarda yüzde 75-100 oranında iyileşme sağlanmaktadır. Çocuk uyurken ilk birkaç damla idrarla birlikte alarm çalışmaya başlar ve çocuğu uyandırır. Uyanan çocuğun mesanesi kasılarak idrarın tamamının salınışını engeller. 2-4 hafta içinde çocuk uykusunda çişi geldiğinde alarm çalmadan uyanmaya başlar ve böylece kuru kalır.
Kaynak : Dr. Hilmi Özkırış
Türkiye gazetesi
Bütün çocuklara acil şifalar diliyoruz anne babalarının bu tür problem yaşayan çocuklara baskı yapmak yerine onlara sevgi göstermelerini ve destek olmalarını diliyoruz.
Benzer Yazılar
| Önceki Yazı: İslamiyette 54 Farz | Sonraki Yazı: Tohumundan Lale Bakımı |

Yorumlar