Sifiliz Frengi

10 Ağustos 2009 Kategoriler: Cinsellik, ,
Sifiliz Frengi
Sponsor Bağlantılar:


Sifiliz (Frengi)
Sifiliz, Treponema pallidum (Okunuşu: yazıldığı gibi) adlı bakterinin neden olduğu bir hastalıktır. Diğer ismi frengidir. Bakteri, giriş bölgesinin yakınındaki lenf düğümlerine ulaşır ve ardından kan yoluyla vücuda yayılır. Hastalığın belirtileri genellikle etkenle karşılaştıktan 1-13 hafta sonra başlar; ortalama süre 3-4 haftadır. Sifiliz, başlıca üç evreden oluşur.
 


Birinci Evre

İlk belirti, enfeksiyon bölgesinde (sıklıkla penis, kadın dış cinsel organları, hazne, makat çevresi) ortaya çıkan ağrısız bir yaradır (şankır). Bulaşma yoluna bağlı olarak, dudaklar, dil, boğaz, rahim ağzı, parmaklar ya da nadiren vücudun başka bölgelerinde de şankır görülebilir.

Yara sayısı genellikle tek, nadiren birden çoktur.

Şankır başlangıçta küçük, kırmızı bir kabartı şeklindedir; kısa zamanda açık yaraya (ülser) dönüşür. Yara kanamaz, üstü silinince bulaşıcı olan berrak bir sıvı dışarı sızar.

Şankır ağrısız olduğundan sıklıkla göz ardı edilir. Enfekte kadınların yaklaşık yarısı ile enfekte erkeklerin üçte biri bu lezyonun farkında değildir.

Yakındaki lenf düğümleri genellikle şiş ama ağrısızdır.

Şankır genellikle 3-12 haftada kendiliğinden iyileşir. Ancak hasta iyileşmemiştir; bu dönemde mikrop tüm vücuda yayılır

 

İkinci Evre

Genellikle enfeksiyondan 6-12 hafta sonra bir deri döküntüsüyle başlar. Döküntü, tüm vücudu, hatta avuç içleri ve ayak tabanlarını da kaplar; pembe renklidir ve deriden kabarık değildir. Bu döküntü kısa süreli olabilir ya da aylarca sürebilir. Kişi tedavi edilmese bile döküntü genellikle kaybolur. Ancak, haftalar ya da aylar sonra yeni döküntüler oluşabilir.

Hastaların çoğunda ağız içinde yaralar oluşur.

Hastaların yarısında bütün lenf düğümleri şişmiştir

Olguların yaklaşık %10′unda gözlerde iltihap vardır. Gözlerdeki iltihap genellikle hiç belirtiye yol açmasa da bazen görme sinirindeki şişme, görüntünün bulanmasına neden olabilir.

Olguların yaklaşık %10′unda kemik ve eklemlerde ağrı vardır.

Böbrek iltihabı idrarda protein çıkmasına neden olur.

Karaciğer iltihabı sonucunda sarılık meydana gelebilir.

Az sayıda hastada görülen beyin zarı iltihabı (menenjit), baş ağrıları, ense sertliği ve bazen sağırlığa yol açar.

Derinin mukozalarla birleştiği yerlerde (örneğin dudaklar ve kadında dış cinsel organların iç kenarlarında) ve nemli deri bölgelerinde kabartılar (kondiloma lata) gelişebilir. Çok bulaşıcı olan bu alanlar yassılaşıp, pembe ya da gri renk alabilir.

Genellikle saç yamalar halinde dökülür; bu durum, güve yeniği görüntüsüne neden olur.

Diğer belirtilerden bazıları halsizlik, iştahsızlık, bulantı, ateş ve kansızlıktır.

 

Latent (Gizil) Evre

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>İkinci evrenin belirtileri bir süre devam ettikten sonra, tedavi edilmese de kendiliğinden kaybolabilir ve hastalık, hiçbir belirtinin görülmediği latent (gizil) evreye girer.

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Bu evre yıllar boyu ya da onlarca yıl (kişinin yaşamı boyunca) sürebilir.

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Latent evrenin erken dönemlerinde bulaşıcı deri belirtileri yeniden ortaya çıkabilir.

 

Üçüncü Evre

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Bu evrede kişi artık bulaştırıcı değildir.

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Bu dönemde başlıca sinir sistemi ve kalp-damar sistemi tutulur.

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Çeşitli organlarda gom adı verilen yumrular ortaya çıkar.

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Nadiren kalp ve beyinde hasar sonucunda ölüm gerçekleşir.

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Üçüncü evre sifiliz günümüzde seyrek görülmektedir.

 

Bulaşma yolları

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Cinsel ilişki (vajinal, anal, oral)

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Deriden doğrudan temasla

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Kan aktarımı

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Gebelik sırasında bebeğe  

 

Tanı

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Hastalığın tanısı, kan örneğinin incelenmesi ile konulur.

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Bu testler, ülkemizdeki birçok sağlık kuruluşunda yapılmaktadır.

 

Tedavi

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Genellikle sifilizin tüm evreleri için en iyi antibiyotik olan penisilin, enjeksiyon yoluyla verilir.

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Penisiline alerjisi olan kişilere 2-4 hafta boyunca ağızdan alınan bazı antibiyotiklerle tedavi yapılabilir.

 

İzlem ve korunma

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Tedavi verilen hastalar, daha sonra 3-6 ay aralarla kontrole çağırılır ve kan testleri tekrarlanır.

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>İyileşen hastalarda testler negatifleşmelidir. Ancak bu negatifleşme uzun bir zaman dilimi içinde gerçekleşir; bazen birkaç yılı bulabilir.

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Birinci ya da ikinci evre sifiliz olan kişilerin, bulaştırıcı olmaları nedeniyle, kendilerinin ve cinsel eşlerinin tedavisi tamamlanana dek cinsel temastan kaçınmaları gerekir.

<!–[if !supportLists]–>·         <!–[endif]–>Birinci evredeki hastaların son 3 ayda içinde ilişkiye girdikleri eşleri, ikinci evredeki hastaların ise son bir yıl içinde ilişkiye girdikleri eşleri tehlike altındadır. Bu kişiler de kan örneği alınarak incelenmeli ve sonuç pozitif ise tedavi edilmelidir.

Tedaviden sonra birinci, ikinci ve latent evre sifiliz tam anlamıyla şifaya kavuşur. Üçüncü evre beyin ya da kalp sifilizindeki hasar genellikle geri dönüşlü değildir. Uygun ilaçlar ile tam tedavi edilen bir kişi, koruyucu bağışıklığın gelişmemesi nedeniyle yeniden sifiliz geçirebilir.

cinsel yollabulaşan hastalıklarla savaşım derneğinden alıntı

sagliklihayat.net  sağlıklı hayatlar diler.

Benzer Yazılar

Önceki Yazı: Sonraki Yazı:

Yorumlar