 İdil : Kır hayatını anlatan şiir, ya da yazı – İçten, saf aşk |
İlayda : Su perisi |
İlbey : Egemen olan |
İlcan : Ülkede en sevilen |
İlcan : Ülkenin canı, sevdiği |
İlgi : İlişki – Yakınlık duyma |
İlgin : Yabancı, gurbette yaşayan |
İlham : İçe doğma, esin |
İlhan : Bir ülkenin egemen hanı |
İlkan : İran’da devlet kuran Türk hükümdarı |
İlkay : Ayın ilk günlerindeki hali |
İlkay : Ayın ilk hali |
İlkben : Ben ilk’im anlamında |
İlkcan : İlk doğan erkek çocuklara verilen ad |
İlke : Temel düşünce, prensip – Temel bilgi – Davranış kuralı |
İlke : Temel düşünce, ana görüş ve inanış |
İlker : İlkle ilgili, ilk erkek çocuk |
İlkin : Öncelikle, ilkle ilgili, ilk olan |
İlkin : Önce, öncelikle |
İlknur : Ayın ilk hali |
İlksen : Önce sen anlamında |
İlkyaz : Bahar sonu, Yaz başlangıcı |
İlsu : lkenin suyu, bereketi |
İltekin : Tek eşsiz ülke |
İlter : Yurdunu seven, koruyan
|
İlter : Yurdunu seven, koruyan |
İmge : Zihinde tasarlanan /düş hayal gibi gerçekleşmesi özlenen şey |
İmren : Görünen bir şeyi ya da bir isteği elde etme isteği |
İnal : Kendisine inanılan |
İnan : Dizgin – Yönetme – İman |
İnci : İstiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi |
İpek : İpek böceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel |
İrem : Cennet / Şam ya da Yemende bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe |
İsmail : İbrahim peygamberin Tanrı’ya kurban adadığı oğlunun adı |
İşcan : Çalışkan |
İyem : Güzellik |
İzel : İz + El /El izi anlamında |
İzgi : İyi, güzel, adaletli |
Jale : Kırağı, çiğ, şebnem |
Jerfi : Derinlik |
Jiyan : Kızgın, hışımlı |
Jülide : Karışık, dağınık saç |
Kaan : Hükümdar, hanların hanı |
Kahraman : Savaşta yiğitlik gösteren, cesur |
Karacan : Esmer – Küçük ağaçcık |
Karahan : Esmer hükümdar |
Karan : Kahraman, yürekli – Karanlık |
Karanfil : Kokulu bir çiçek |
Karatay : Selçuklu devlet adamı |
Kardelen : Baharda çok erken açan bir çiçek – Çiğdem |
Karmen : Parlak kırmızı |
Kartal : Yırtıcı bir tür kuş |
Kartay : Yaşlı, pir |
Kaya : Büyük ve sert taş kütlesi |
Kayra : Büyük birinden gelen iyilik – İhsan |
Kerem : Cömertlik, soyluluk büyüklük |
Keyhan : Dünya |
Kılıç : Sivri uçlu,keskin, çelikten silah |
Kırca : Dolu – Ufak taneli kar – Borayla gelen yağmur |
Kırdar : Ölçülü davranış
|
Kırhan : Kırçıl han |
Kıvanç : Sevinç, hoşlanma |
Kıvılcım : Yanan mddeden sıçrayan küçük ateş parçası -Harekete geçiren |
Kıvılcım : Yanan bir maddeden sıçrayan ateş parçası |
Kiraz : Gülgillerden bir meyva ağacının sulu |
Kolçak : Yiğit, mert, koçak |
Konur : Bozla sarı arası bir renk – Yanık kırmızı – Gururlu, kibirli – Kahraman, |
Koral : Sınır muhafızı |
Koralp : Yiğit sınır muhafızı |
Koray : Kamış, kargı gibi, içi boş şeyler |
Korcan : Kanı sıcak, kanı kaynayan |
Korçak : Heykel |
Korhan : Ateş gibi hakan |
Korkut : Büyük dolu tanesi – Hayali yaratık |
Kortan : Kor renkli tanyeri – Yalçın kaya – Pelikan |
Köker : Köklü soydan gelen |
Köksal : Kökünü derinliklere sal anlamında |
Kubat : Kaba, şişman |
Kumru : Güvercinden küçük boz renkli kuş |
Kuntay : Ay gibi sağlam, güçlü |
Kunter : Sağlam, kuvvetli |
Kurtuluş : Kötü, tehlikeli durumdan kurtulma |
Kutan : Dua, yalvarma – Saka kuşu |
Kutbay : Uğurlu kişi |
Kuter : Kutlu, uğurlu kişi |
Kuthan : Kutlu hükümdar |
Kutlay : Kutlu, uğurlu ay |
Laçin : Bir cins şahin – Sarp, yalçın |
Lale : Yaprakları uzun, çiçekleri kadeh biçiminde çeşitli renkleri olan soğanlı bir süs bitkisi |
Levent : Eski deniz erlerine verilen ad |
| |
Yorumlar